Amberin ZAMAN
Son bir kaç gündür Türkiye muhabirliğini yürüttüğüm The Economist dergisinin dış haberler editörüEdward Carr ve Avrupa editörü John Peet ile birlikte ülkeyi turluyoruz.
Yurt geneline yayılan Gezi Direnişi’nin Türkiye açısından tarihî bir dönüm noktası olduğu, görüştüğüm neredeyse herkes tarafından teslim ediliyor. Ankara’da hâkim söylem “Türkiye’nin yeni paradigması”. Türkiye 90’lı yıllarda doğan şahsına münhasır yeni bir kuşak ile tanıştı. Dün Bilgi Üniversitesi’nin sözkonusu gençlerle ilgili anket sonuçlarını birçoğunuz okumuşunuzdur. Burada tekrar etmeme gerek yok. Türkiye’de ilk kez bir kuşak kolektif değil bireysel taleplerle sokağa dökülüyor. Aynı zamanda antropolog olan CHP’nin genç ve parlak milletvekillerinden Aykan Erdemir’in ifade ettiği gibi çoğu anneleri babaları tarafından şımartılmış bu “prens” ve “prensesler” ilk defa sokak ve polis şiddetiyle tanışıyor. Orta sınıf ve şehirli bu göstericiler son günlerde alanları dolduran onbinlerce vatandaşı tarif etmeye yetmiyor. Ama herkeste en çok merak uyandıran bu profildeki göstericiler.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu partisinin bu gençler üzerinde ne kontrolü ne de etkisi olduğunu teslim ediyor. CHP lehine oy patlaması olacağına dair hayal kuran da yok CHP kurmayları arasında. Bu gençlerin tam olarak kim olduklarını anlayabilmek için CHP’liler harıl harıl “rapor”hazırlıyorlar. Oysa Erdemir’in ifade ettiği gibi cips üreten firmalara sorsalar profil ortaya kolayca çıkabilir.
İktidardan “saygı” talepleriyle harekete geçen bu kuşak, daha çok konuşulacak. Ama Ankara’da elbette bunun yanı sıra son olayların ışığında iktidarın ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da siyasi geleceği en fazla tartışılan konuların başını çekiyor.
Başta yabancı diplomatlar ve siyasetçiler olmak üzere görüştüğümüz kaynakların ortak kanısı Erdoğan’ın hâkimiyetinin tam gaz sürdüğüne dair. Buna karşın başkanlık hayalleri suya düştü diyenlerin sayısı da bir hayli fazla. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yaptığı teskin edici açıklamalar karşısında Erdoğan’ın “Nasıl bir mesaj aldı biz anlamadık” tarzındaki ifadeleriyle birlikte iki liderin arasındaki siyasi rekabetin artık ayyuka çıktığı yönündeki yorumlar da bolca telaffuz ediliyor. Bundan böyle Gül’ün ikinci dönem cumhurbaşkanlığı için adaylığının önünün açıldığı, ancak başbakanlığı tercih etmesi durumunda Erdoğan karşısında elinin güçlendiği düşünülüyor. BDP’nin de pazarlık gücünün arttığını savunanlar da var.
Gül’ün bundan sonra nasıl bir hamle yapacağı bilinmez. Ama kendisini yakından tanıyanlar asla Erdoğan ile bir sürtüşmeye girmek ve ülkeyi daha da germek istemeyeceğini dillendiriyorlar. Son günlerdeki sakinleştirici açıklamaları ve demokrasi vurgusuyla evrensel değerlere bağlı devlet adamı profili çizen Gül’ün siyasi tansiyonu düşürmek için elinden geleni yapacağını ben de tahmin ediyorum.
Tam olarak kestirilemeyen ise Başbakan’ın yurtdışından dönüşünde nasıl bir strateji belirleyeceğidir. Siyasi hayatı boyunca büyük badireler atlatan Erdoğan kolay kolay geri adım atacağa benzemiyor. Dün Tunus’ta yaptığı son açıklamalar da bu yöne işaret ediyor. Taksim projesinden vazgeçilmeyeceğini açıkladı. Ancak hepimiz biliyoruz ki iktidarın önündeki mesele ne ağaç ne de kışla. Polisin kullandığı orantısız gücün yarattığı toplumsal infial iktidarın rakiplerine gedik açtı. Protestolar dinse dahi bu gediği kapatmak hiç de kolay olmayacak. Aleviler olsun, laikler ve milliyetçi kesim olsun gençlerin yarattığı devasa dalgadan pozisyon edinmenin yollarını arayacaklardır. Arıyorlar. Ve evet, provokatörlere, Vandallara da gün doğduğu aşikâr. Ama olup bitenleri “yabancı ajanlara” ve“çapulculara” indirgemek hiç de gerçekçi değil. Gezi Direniş’in karşısında sadece siyasiler değil sermaye ve Medya’nın da kendisini yeniden ayarlaması gerekiyor. Yoksa hep birlikte kaybederler..
Başbakan’ın ne yapacağı sorusuna dönecek olursak, Edward Carr “Gösterileri gördük ama toplumun diğer yarısının tepkisini henüz görmedik,” diyor. Ve uyarıyor: “Dünyada bu tür kalkışmalar masum olarak başlar ama iyi yönetilmedikleri takdirde hızla olumsuz bir mecraya doğru akarlar. Türkiye’deki derin toplumsal yarılmalar bu riski barındırıyor. Türkiye’de yaşanan son olaylar siyasi sistem ve idare biçimi ile nüfus yapısının arasındaki uçurumu su yüzüne çıkarttı. Erdoğan yönetimi gitgide toplum üzerinde daha fazla baskı daha fazla kontrol kurmaya yöneldi. Toplumun talepleri ise hızla aksi yönde eviriliyor.” Başbakan’ın bu “mesajı” alıp almadığını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018