Amberin ZAMAN
Öncellikle şunun altını çizelim: Son iki gündür ortaya saçılan dudak uçuklatıcı görüntülere, deste deste dolarlara baktığımızda ciddi bir yolsuzluk silsilesiyle karşı karşıya olduğumuz net. Tüm bu iddialar sonuna kadar araştırılmalıdır ve kanıtlandığı takdirde suçlular cezalarını çekmelidir.
Böyle bir ihtimal var mı peki? Başbakan’ın ilk reaksiyonlarına bakılırsa bu son derece zayıf bir ihtimal. Erdoğan Gezi’de olduğu gibi AK Parti iktidarını alaşağı etmek isteyen İsrail ve Amerika güdümlü bir “çete” ile karşı karşıya olduğumuzu savundu. Bismillah demeden soruşturmayı yürüten savcıları, polisleri görevlerinden aldı, Emniyet’te operasyonlar yaptı. Böylece kamuoyunun gözünde bir şeylerin üstünü örtme çabasında olduğu hissini uyandırdı. Daha düne kadar uzun yıllar başımızda kalacakmış gibi gözüken Erdoğan’ın siyasi geleceği ve dahası Türkiye’nin yakın geleceği artık kocaman bir soru işareti hâline geldi.
Bugünkü hazin tablonun en büyük sorumlusu siyasi iktidar. Ama tek sorumlusu değil. Gidişatta hepimizin payı var. Liberallerden başlayayım. Ergenekon davası sürerken, sanık avukatları davaya ilişkin çelişkileri, hukuksuzlukları önümüze koyarken hangimiz kulak astık? Asmadık. Çünkü dava “ufak detaylara” takılmamızı gerektirmeyecek kadar “kutsaldı”. Cemaat, AK Parti’yle el ele askerî vesayeti sonlandırıyorduk. Sonuç? Askerî vesayet bir daha asla yeniden hortlamayacak şekilde sonlanmadı, sadece eridi. Vicdanlarımızla birlikte. Çünkü biliyoruz ki hüküm giyen yüzlerce insanın arasında gerçek darbeci olduğu gibi masum insanlar da var. Ama çoğumuz sustuk. Tıpkı MHP milletvekili adaylarının seks kasetleri ortaya saçıldığında olduğu gibi. Sustuk, çünkü MHP’ye gıcıktık.
Ya davadaki aksaklıkları Adli Tıp uzmanlarına dahi dudak ısırtacak titizlikle çıkartıp gözlerimize sokanlar? Demokrasiye bağlılıklarını her fırsatta haykıran bu sevgili meslektaşlarım Kürtler faili meçhul cinayetlere kurban giderken, köyleri yakılırken, Filistin askısı, cop, elektrik, tecavüz, köy yakmalarına maruz kalırken gözlerini kapatıp kulaklarını tıkadılar. Nice hayat karartan operasyonel manşetler attılar. (Dindarlara yaptıklarına hiç girmiyorum ne de dindarların Gezi sırasında “çapulculara”.. Çünkü yerim yok.) Ama bakıyoruz bugünlerde Kürtlerin en hararetli savunucuları hâline geldiler. Hadi itiraf edin. Başbakan’dan o kadar nefret ediyorsunuz ki PKK savaşı yeniden başlatsa neredeyse zil takıp oynayacaksınız.
Cemaat’e gelince... Evet, Fethullah Gülen Cemaati’ne bağlılık duyan her bürokratı, polisi, yargıcı illa “devlete sızmış efendisinin sadık askeri” şeklinde görmek zorunda mıyız? Elbette hayır. İnsanların inançları kendilerini bağlar. Ancak Cemaat’e yakın kuruluşların, fertlerin kritik olaylarda verdikleri toplu refleks karşısında “bunlar da ne örgütlüymüş yahu” demeden edemiyoruz. Ahmet ve Nedim gibi Cemaat’e “dokunanların” yaşadıkları haksızlıklar bir yana, Ruşen Çakır’ın dünkü yazısında belirttiği gibi eğer mesele sadece yolsuzluk ise Cemaat’e yakın basın yeni mi uyandı? Deniz Feneri olayını neden görmezden geldi? Velev ki operasyonun arkasında Cemaat var. Öncellikleri adalet mi intikam mı, yoksa kendilerine yönelik bir saldırının önünü kesmek mi? Hiç emin değilim. Tek bildiğim şu: Erdoğan ile Cemaat arasında sıkışılmadığı, özel yaşamların şantaj malzemesi hâline gelmediği bir Türkiye’de yaşamak istiyorum.
Son tahlilde Türkiye bağımsız yargısıyla, medyasıyla, ve her şeyden öte demokratik anayasasıyla gerçek bir hukuk devleti olsaydı bu sorulara gerek kalmazdı. Kimin “Fethullahçı” kimin şucu veya bucu olduğunun herhangi bir kıymeti olmazdı. Erdoğan bizlere tam da böyle bir Türkiye vaat etmişti. Vaadinde durmadı. Ve varılan noktada bunun faturasını hepimizle birlikte kendisi de ödeyecekmiş gibi görünüyor.
[email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018