Amberin ZAMAN
ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez bir başkan olacağı başından beri biliniyordu. Ama Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren IŞİD’e karşı mücadele dosyasında Suriyeli Kürtlerle ilgili ne gibi bir karar vereceğine dair az çok done var elimizde.
The Washington Post, Trump’ın atadığı Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn’in Obama yönetiminin miras bıraktığı YPG öncülüğündeki SDG’yi eğitip silahlandırarak Rakka’yı alma planına burun kıvırdığını yeni yönetimdeki kaynaklarına dayandırarak duyurdu. Ancak kimilerinin sandığı gibi bu, Flynn’in Rakka’yı IŞİD’in elinden Kürtlerle birlikte almaya itiraz ettiğinden değil. Hem nihai kararı Trump ve başta Steve Bannon olmak üzere, çekirdek ekibi verecek.
Koalisyon yetkililerinden edindiğimiz bilgiye göre Trump’ın Pentagon’dan talebi, eldeki Rakka planının daha hızlı devreye sokulabilmesi ve daha etkin netice verebilmesi üzere revize edilmesi. Pentagon’a 30 gün süre tanındı. Büyük ihtimalle Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen yine SDG ile birlikte hareket edilecek. Mevcut 500 civarındaki ABD özel kuvvetlerine bağlı askere ek olarak birkaç bin ABD askeri daha operasyonda yer alacak. Bunun adı da Obama yerine Trump planı olacak.
Kürtleri Rakka operasyonuna ikna edebilmek için SDG’nin Washington’da temsilcilik açmasına yeşil ışık yakıldı. Ayrıca Washington şu ana kadar BM’nin Cenevre’de yürüttüğü Suriye barış görüşmelerinde Ankara’nın muhalefeti yüzünden yer alamayan PYD’nin bir sonraki raunda katılması için bastırmaya başladı. Bunun dışında Kürtlere ne gibi vaatlerde bulunulduğunu bilmiyoruz.
Trump’ın yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini üç ay süreyle yasaklaması karşısında suskun kalan Türkiye, YPG ile yola devam edilirse ne yapar peki? Bu sorunun cevabını tam olarak kestiremediği için Obama SDG’nin Pentagon tarafından eğitilip donatılmasını öngören 1209 numaralı yetki belgesini imzalamamış, topu Trump’a atmıştı. Ne var ki Obama’nın plana sıcak baktığı anlaşılıyordu.
Obama döneminin dışişleri bakan yardımcısı Tony Blinken geçtiğimiz hafta The New York Times için kaleme aldığı ve Obama’nın Rojava politikasındaki çelişkileri ortaya saçan yazısında, “IŞİD’i yenmek için Kürtleri silahlandırın” çağrısında bulundu. Nedenlerini sıraladıktan sonra Türkiye’yi de ‘yatıştıracak’ formüller önerdi.
1- Kürtlere yardımın Rakka operasyonuyla sınırlı kalması,
2- SDG’ye verilen silahların Türkiye’ye yönelik kullanılmayacağının garanti edilmesi,
3- Kürtlerin kantonları birleştirmelerine yönelik girişimlerinin engellenmesi,
4- Türkiye’nin El Bab’ı alması ve Türkiye’nin Suriye’de oluşturduğu tampon bölgeyi güçlendirme ve genişletmesine yardım edilmesi,
5- Türkiye’nin PKK’ye karşı sürdürdüğü mücadeleye desteğin artırılması. Kandil’deki PKK liderlerinin yerlerinin tespit edilmesi.
Blinken’ın önerileri ABD’nin ‘YPG ve PKK aynı değil’ savına dayanıyor. Dolayısıyla bir yandan YPG’ye el uzatılırken PKK’ye karşı Türkiye’yle işbirliğinde bulunmayı ve Cemil Bayık’ı hedef alan bir operasyona yardım etmeyi makul bir strateji olarak sunuyor. Ancak PKK ile geçişkenliği göz önünde tutulduğunda YPG açısından pek de öyle olmadığı bariz. Aynı şekilde ABD’ye güveni yerlerde sürünen ve PKK ile YPG’nin farksız, yani ikisinin de terör örgütü olduğunu söyleyen Ankara açısından da Blinken’ın argümanları pek ikna edici sayılmaz.
Peki tüm bu çelişkilere rağmen Kürtler ABD ile işbirliğini sürdürecek mi? Öyle görünüyor. Çünkü Washington ile ilişkilerini siyasi boyuta taşımak istiyorlar. ABD’nin Rojava’daki askeri varlığını Esad rejimi ve Türkiye’ye ye karşı en güçlü garanti olarak görüyorlar. Ve fiili durumun bir şekilde Irak Kürdistanı’na benzer bir seyre evrilmesini umanların, hatta Rojava’nın bir gün Irak Kürdistanı’yla birleşmesini hayal edenlerin sayısı az değil. Esas mesele Afrin’in ne olacağı, çünkü Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi YPG’nin kantonları birleştirme planlarını alt üst etti. Afrin izole durumda.
Bir de Trump’ın Rakka sonrası ne yapacağı meçhul. IŞİD halledildikten sonra ABD sahayı tümüyle Rusya’ya terk edebilir. Tam tersine, Kürt bölgesindeki askeri ve sivil varlığını genişleterek sürdürebilir de. Yönetim içerisindeki kalma taraftarları işlerin Rakka’yı ele geçirmekle bitmediğini, orada bir de ABD’nin gözetiminde yeni bir idarenin oluşması gerektiğini savunuyor. Daha şimdiden Rakka için öngörülen model benzer şekilde nüfusunun çoğunluğu Araplardan oluşan Menbiç ve Tel Abyad’da uygulamaya sokuldu bile. Bu projede danışmanlık yapan ABD’li sivillerin Rojava’da bulunduğu dillendiriliyor.
Öte yandan ABD, askerlerini çekmeyerek Kürtler ile Türkiye arasında tampon görevi de üstlenmiş olur. Her iki taraf üzerindeki nüfuzunu kullanarak barış sürecine de el atabilir. Kaynaklarımız tüm bu ihtimallerin masada olduğunu söylüyor.
Türkiye’ye gelince… El Bab’da bu kadar zorlanan Türkiye Trump’ı da karşısına alacak ve Rakka operasyonunu sekteye uğratacak şekilde gerçekten Suriyeli Kürtlere yönelik topyekun savaş açmayı göze alır mı?
ABD’nin ‘PKK ve YPG farklı’ savı Ankara’yı çıldırtsa da Blinken’ın işaret ettiği üzere Washington’ın YPG’ye yardım etmesi kadar terör listesinde bulundurduğu PKK’ye karşı her türlü mücadele için imkan tanıyor. Üstelik Ankara, İran’a karşı şahince tutum sergileyen Trump’ı, PKK ile İran işbirliği iddiaları konusunda ikna edebilir. Dolayısıyla Ankara, PKK ve YPG ayrı formülüne yeniden fit olabilir. ‘Yeniden’ diyorum çünkü Süleyman Şah operasyonu YPG ve TSK işbirliğiyle gerçekleşti. Yüzlerce yaralı YPG’li Türk devlet hastanelerinde tedavi edildi. Yani Ankara, bugün terörist dediği yapıyla 2015 yılına kadar işbirliği içerisindeydi. Ama milliyetçi oylara asılan iktidarın nisanda yapmayı öngördüğü ‘başkanlık referandumu’ndan önce Kürtlerle ilişkileri yumuşatması hiç de olası görünmüyor.
Peki Rakka’nın bir an evvel hal edilmesini isteyen Trump nisanı bekler mi? Önümüzdeki en kritik sorulardan biri de bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018