Ayhan ONGUN
30 Mart 2014 yerel seçimleri yaklaştıkça siyaset sahnesi hareketlenmeye, aktörler şovlara başladı. Barışa ve sevgi diline en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde ne yazık siyasete nefret dili hakim oldu.
Düşünebiliyor musunuz, Erdoğan’ın rızası ve onayı olmadan kimsenin milletvekili olamayacağı AK Parti de aynı Erdoğan, kendi seçtiği vekiller için “tuzluk” diyebiliyor.
Ana Muhalefet Partisi lideri Kılıçdaoğlu; Başbakan için, “başçalan” diye hitap ediyor.
Eğer bir ülkede siyasetin düzeyi ve dili bu denli düşmüş ve siyasetçiler böylesine bir kin ve nefret dilini benimsemişse, o ülkede siyasetin yeniden dizayn edilmesinin zamanı gelmiştir.
Daha şimdiden birbirlerine karşı böyle düşmanca bir tavır içine giren ve seçimler öncesi gerginlik politikası güden siyasi parti yöneticilerinin artık bu ülkeye verecekleri hiçbir şey kalmamıştır.
Halkın yargı ve adalet sistemine güveni kalmamış, bürokrasi devlet içinde paralel yapılar oluşturmuş, askeri vesayet fırsat kollar durumda beklerken neyi, neresinden düzelteceksiniz.
İnsanı, zihniyeti değiştirmeden, değiştireceğiniz HSYK ve diğer yargısal kurumlar ya da yapacağınız yasal-anayasal düzenlemeler, sistemi daha da kilitlemekten öte bir yarar sağlamayacaktır.
Böylesine sevgisiz, tahammülsüz ve kompleksli bir siyaset ikliminden; bir barış ortamının, bir arada yaşama iradesinin oluşması hiç mümkün değildir.
Toplumun var olan önyargılarından kurtulabilmesi için, siyasi hırs ve çıkarlarını, egolarını toplumsal faydanın önüne koyan siyasetçilerden kurtulmaları gerekir.
Aksi halde bu siyasetçiler ve bu klasik, lider egemen siyaset tarzı; barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin önünde hep engel olarak duracaktır.
Önümüzdeki günlerde yapılacak yerel seçimler için belirlenen adaylara ve aday belirleme yöntemlerine baktığımızda; içine düştüğümüz açmazı ve çelişkileri çok somut olarak görmek mümkünken, başkan ve adamlarına biat etmeyi siyaset sanan aymazlar, bu karmaşık tablodan yeni iktidar senaryoları üretmeye çalışıyorlar.
Oysa iktidara giden yol, projelerden geçer. Halka yönelik, onların talep ve beklentilerine uygun politikalar üretmekten, halkla bütünleşmekten, halka dokunmaktan geçer.
Halkı küçümseyen, çoğu zamanda yok sayan elitist tavırlar ve söylemlerle, “her şeye rağmen kazanmak” adına kendi partisinde ve toplumda karşılığı olmayan, kabul görmeyen ithal adaylarla seçim kazansanız ne olur, iktidara gelseniz ne olur!
Bir ülkede üç dönem iktidar sürdüren bir yönetimin ardından bir iktidar değişikliği elbette gerekli ve zorunludur.
Ancak, kendi içinde yenilenmeyen, değişemeyen siyasi yapıların; toplumu değiştirip, dönüştürmesi ne kadar mümkün olabilir?
Ülkenin maddi ve manevi değerlerini alt üst ederek, ekonomisine telafisi mümkün olmayan zararlar vererek, halkın içine kin ve nefret tohumları saçarak oluşacak yeni bir iktidarın, bu ülkeye hiçbir yararı olmayacağı gibi; devlet içinde kümelenmiş bürokratik vesayet yok edilmeden iktidarda kalmak da kolay değildir.
Bu ülkede yasama erkini belirleyecek seçimler yapılmadan, yargı ve bürokraside mutlak bir temizlik ve düzenleme şart olmuştur.
Yoksa, kim ya da kimler seçimi kazanırsa kazansın, belki yeni hükümet kurabilirler ama asla iktidar olamazlar.
Bu arada hiç kimse yeni vesayet denemelerine, halk iradesinin dışında başka güçleri devreye sokmaya çalışmasın.
Gerek içinde yaşadığımız küresel dünyada, gerekse ülkemizin geldiği noktada; ne iç dinamikler, ne de bu ülkenin insanları, bu tür senaryolara, anti-demokratik yol ve yöntemlere geçit vermeyecektir.
Siyaset kurumunu bu çirkin senaryolardan, kin ve nefret söylemlerinden kurtarmak için, bu ülkeyi seven, yaşadığı coğrafyaya karşı sorumluluk duyan herkesin daha duyarlı olması gerektiği bir süreçten geçiyoruz.
Bir kez daha söylemek ihtiyacı duyuyorum.
Seçim ve siyasi partiler yasası değişmeden, seçim barajı kaldırılmadan, yerel değil, yerinden yönetimi esas alacak anayasal düzenlemeler yapılmadan, temsilde adaleti sağlamadan yapılacak seçimler sonucunda oluşacak yeni yönetimler; yalnızca kimi kişi ve kurumları başkalarına göre daha avantajlı hale getirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
İki aydan az bir zaman kalan yerel seçimlerin Türkiye de bir şeyleri değiştirmesi mümkün görünmediği gibi, toplumu yeni kamplaşmalara, yeni düşmanlıklara sürükleme tehlikesi de vardır.
Ancak 30 Mart sonrası, bu ülke artık eski yöntem ve köhnemiş siyaset tarzlarıyla yönetilemeyecektir.
Gerek siyasette, gerekse toplumsal yaşam için, barış ve demokrasi, hak ve özgürlükler için verilecek mücadelede, yeni şeyler söylemek lazım.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020