Ayhan ONGUN
Son zamanlarda baş döndürücü hızla değişen siyasi olaylar, her kesimde farklı beklentiler oluşturuyor.
Kimileri tavan yapmış milliyetçi duyguların etkisiyle neredeyse tüm bölgede operasyon yapan, savaşan bir ordu ve dünya lideri bir Türkiye özlemiyle yanıp tutuşuyor.
Kimileri iktidar karşıtlığı üzerinden giderek bu operasyonların sonucunda AK Partinin yıpranması, bölünmesi ve iktidardan uzaklaştırılması beklentileriyle toptancı bir muhalefet anlayışını sürdürüyor.
Ve hatta kimileri daha da ileri giderek, komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü hiçe sayarak sınır ötesi hayaller kuruyor.
Ama dikkat ederseniz tüm beklentiler savaş ve sonrasına yönelik.
Cumhurbaşkanı dahil, tüm devlet yetkilileri “bir gece ansızın nereye girebileceklerine” yönelik mesajlar veriyorlar.
Oysa biz biliyoruz ki; “ansızın” da olsa, planlanarak da olsa, yapılacak her operasyonun bir bedeli vardır.
Yitirdiğimiz şehitler, aileleri, sevenleri bir yana, operasyonların ülke ekonomisinde yarattığı olumsuz etkiler, istikrasızlık, yatırımlardaki belirsizlikler, toplumda oluşan karamsar hava; hep birlikte ödemek zorunda olduğumuz bir bedel.
Terör risk ve tehdidinin ortadan kaldırılması, sınır güvenliğinin sağlanması gibi gerekçelerle yapılıyor olsa da sonunda yapılan her şeyin mutlak bir bedeli var.
Ancak her şeye karşın, muhalefet yapma adına iktidarla orduyu karşı karşıya getirmek, kaos ve siyasi kavgalardan yarar umanlara fırsat verecek tavır ve açıklamalardan kaçınmak gerekir diye düşünüyorum.
Yıllardır umudunu yeşerttiğimiz, uğrunda mücadele verdiğimiz, baharı bekler gibi beklediğimiz barışın da bir gece ansızın geleceğini hayal etmek bile heyecanlandırıyor insanı.
Her gün hava durumunu verir gibi açıklanan “etkisiz hale getirilmiş terörist” sayısı kadar eve de ateş düşüyor kuşkusuz.
Kendince doğru bildiği bir dava uğruna bilerek, inanarak terör örgütüne katılan ya da değişik vaatlerle bu kavgaya dahil olan kişiler, doğal olarak sonucuna katlanmak durumunda.
Ancak terörist de olsa, sonuçta onu da bir ana doğurdu, onun da bir ailesi, sevenleri, sevdiği vardır. Dile kolay yalnızca Zeytin dalı operasyonu sırasında 4 bine yakın aile bu acıyı yaşamak zorunda kaldı.
Geçmişte denenen barış sürecini sabote eden karanlık güçler, bu günde uluslararası destekleriyle birlikte Türkiye de terörün devamı ve barışın ötelenmesi için her türlü tezgahı uygulamaktan geri durmuyorlar.
Demokrasiden, özgürlükten, adalet ve hukuktan yana olan bizler de” bir gece ansızınbarış gelir mi?” diye beklemeyi sürdürüyoruz.
Şunu da biliyoruz, barış; öyle siparişle, yalnızca hayalini kurmakla, istemekle elde edilemeyecek denli zor ve uzun soluklu mücadele gerektiren bir süreç.
Bu süreçte bir yanıyla akıl, bir yanıyla vicdan, bir yanıyla sevgiyi, en önemlisi de özgürlük ve demokrasi özlemini harmanlayıp, barışa odaklanmak zorundayız.
Yani, eğer savaş yapıyorsak da barışı hedeflemek, barış için savaşmak durumundayız.
Amacı daha çok insan öldürmek, daha çok insanı yerinden yurdundan etmek, aç ve açıkta bırakmak olmamalı savaşın.
Savaş, barışa yönelikse, insan hakları ve demokrasiyi, yani insanı, yani çocukları koruma amacıyla yapılıyorsa kabul edilebilir.
Aksi halde savaş, bir insanlık suçudur.
Hele de sivillere, çocuklara, savunmasız kadınlara zarar veriyorsa; toplu katliamlara yöneliyorsa, savaş; kabul edilemez.
Toplumun huzur ve güvenliği, insan hakları, demokrasi için, barış için yapılan savaş toplum vicdanında karşılık bulur. Ama misket bombalarıyla çocukları, kimyasal silahlarla masum halkı hedef alan savaş, ancak kin ve düşmanlığı körükler.
Bölgemizde sürdürülen askeri operasyonların, gerek ülkemizde, gerekse komşu ülkelerde ve tüm dünyada barışa giden yolları açmasını; ezilen, baskılanan, mağdur edilen halkların özgürce, kardeşçe, bir arada yaşayabilecekleri bir siyasal iklimin oluşmasını beklemek tüm barışseverlerin ortak dileğidir.
Umarız en kısa süre içerisinde; yaşadığımız coğrafyada yükselen kara bulutlar dağılır, güneşli, güzel günlerle birlikte barış “bir gece ansızın gelir!”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020