Celal BAŞLANGIÇ
Türkiye’de yargının son durumunu anlatırken “Ne hale getirdiniz bu ülkeyi” diye soruyordu kürsüden:
“Üç kişi bir araya gelince aynen 1990’larda, 80’lerde, 70’lerde olduğu gibi terör örgütü muamelesi yapıyorsunuz. Terör örgütü bulamazsanız ha bire birilerini büyük bir gürültü ile tutuklayıp ardından serbest bırakıyorsunuz. En geri kalmış ülkelerde bile göremeyeceğiniz savcılık iddianameleri, hâkim kararları havada uçuyor. Biz sizin adınıza utanıyoruz ama siz bir türlü rezil olamıyorsunuz.”
AKP iktidarında yargının düştüğü içler acısı haline ilişkin bu tespiti yapan kişi öyle Kürt siyasi hareketinden gelen bir eylemci, sosyalist gelenekten gelen uslanmaz bir muhalif, keskin dilli bir sivil toplum aktivisti ya da gerçekleri yazdığı için ikide bir basın savcısının karşısına çıkıp gözaltında, cezaevinde sürünen bir bağımsız gazeteci değil.
Bunu söyleyen kişi 2014-2016 yılları arasında hem AKP Genel Başkanı hem de 62.,63. ve 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin Başbakanlığını yapan Ahmet Davutoğlu’dur.
18 yıllık AKP iktidarının 17 yılında bu partinin kurduğu hükümetlerin çeşitli kademelerinde görev alan ve bir yıl önce istifa ederek siyasete Gelecek Partisi’nde devam eden Davutoğlu bu tespiti yeni partisinin geçen gün gerçekleştirilen Antalya Kongresi’nde yaptı.
Davutoğlu’nun sözünü ettiği “En geri kalmış ülkelerde bile göremeyeceğimiz” savcılık iddianamelerini kimlerin yazdığına, hâkim kararlarını kimlerin verdiğine biraz daha yakından bakalım.
Başkentin Başsavcısı adli tatilden de yararlanarak birkaç gün sonra evleneceği nişanlısı ile Bodrum’a tatile gidiyor.
Bu sırada instagram hesabından nişanlısıyla birlikte bir fotoğraf paylaşıyor.
Anlaşılıyor ki, başsavcı ve nişanlısı tatil yapacakları otele bir helikopterle gidiyorlar. Gittikleri lüks otelin bir gecelik konaklama bedeli de dokuz bin liradan fazla.
Bu da kaçınılmaz olarak ortalama 12 ila 15 bin lira arasında maaş alan bir savcının böylesine pahalı bir tatili nasıl yaptığını gündeme getirdi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da bu haberler üzerine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi hazırladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir şiir okuduğu için birkaç aylığına düştüğü Pınarhisar Cezaevi’nin savcısıymış o günlerde.
Beştaş, geçen yıl AİHM tarafından Selahattin Demirtaş lehine ihlal karının verildiği günün akşamı Başsavcının Cumhurbaşkanı ile Saray’da bir görüşme yaptığını da hatırlatıyor önergesinde:
“Cumhuriyet Başsavcısının Selahattin Demirtaş’ın verilen tüm tahliye kararlarına rağmen tutukluluğunun devamını sağladığı da bilinen diğer hususlardandır. Nitekim AİHM’de duruşmalı olarak devam eden yargılama öncesinde Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye kararı vermiş, avukatların mahsupluk başvurusu kabul edilmiş ve tahliyesi beklenmekte iken bu kez esasen Demirtaş ve Yüksekdağ’ın şüpheli olmadığı, yalnızca dönemin MYK üyeleri için açılan soruşturma kapsamında yeniden tutuklanmaları talep edilmiştir. Yani Demirtaş’ın tahliyesinin gerçekleşeceği dakikalarda yeni bir soruşturma devreye sokulmuş ve bu tahliye Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dahli ile gerçekleşmemiştir. Tüm kamuoyunun da bildiği üzere başlatılan soruşturmada ne Demirtaş ne de Yüksekdağ şüpheli konumda olmayıp bu dosya ayrı bir dosya olduğu halde, aynı suç gerekçesiyle bir kişi hakkında birden fazla dava açılamaz kuralı yok sayılarak mükerrer bir yargılama yeniden tutuklanma gerekçesi yapılmış olup bu durumun en başta hukuka olan güveni sarsıcı tarafı bulunmaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HDP’li milletvekili davalarında da görevli olduğu bilinmektedir.”
Beştaş’ın önergesinde yer alan bazı sorular şöyle:
- Savcı Yüksel Kocaman’ın ataması, HDP’li milletvekillerinin soruşturma dosyalarını oluşturmak ve yargılamaları yönlendirmek için mi gerçekleştirilmiştir?
- Cumhuriyet Başsavcısının maaşı ne kadardır?
- Demirtaş hakkındaki AİHM kararının açıklandığı 20 Kasım 2019 günü Cumhurbaşkanı, Ankara Cumhuriyet Savcısı Yüksel Kocaman ile ne görüşmüştür? Bu görüşmenin ardından Demirtaş hakkında verilen tüm tahliye kararlarına rağmen tutukluluğunun devamının sağlanması bu görüşmenin neticesi midir?
- Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın iddianamelerinin bir yıldır tamamlanmamış olması, cezaevinde bulunma sürelerini uzatma amacını mı taşımaktadır?
- Yüksel Kocaman’a sağlanan lüks tatil olanağı, Demirtaş ve Yüksekdağ kararlarının bir ödülü müdür?
- Yüksel Kocaman’a sağlanan lüks tatil olanağı, yargının bağımsız olmadığının ispatı olup yargıya olan güvenin halk nezdinde düşmesinin yarattığı/yaratacağı tahribatı nasıl önleyeceksiniz?
Beştaş’ın hazırladığı bu önergeden birkaç gün sonra Başsavcı nişanlısıyla Sheraton Oteli’nde düzenlenen törenle evlendi. Hemen ertesinde de Erdoğan tarafından Saray’da aile büyükleriyle birlikte kabul edildi. Erdoğan geline düğün hediyesi verdi.
Tam “yargının bağımsızlığı”, “anayasada ifadesini bulan kuvvetler ayrılığı” gibi sözlerin sarf edileceği bir tablo oluşmuşken Rize’nin Çayeli ilçesi AKP teşkilatı üye sayısını arttırmak için yerel gazetelere bir ilan vererek bu durumun üzerine bir de tüy dikti.
AKP ilçe örgütü Erdoğan’ın fotoğrafıyla “Seninle Daha Güçlüyüz” başlığının yer aldığı ilanda bir de promosyon vaat ediyordu:
“Üye olun Külliye’de 1 gün geçirme fırsatını yakalayın”
Şimdi burada “T.C: Anayasası’nın 103. Maddesinde yer alan metne göre Erdoğan ‘üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için tüm gücümle çalışacağıma’ diye namusu ve şerefi üzerine ant içmişti” demenin de anlamı kalmıyor.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ya da “Türk tipi başkanlık” dedikleri ucubenin vardığı yer Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Saray’ını AKP üyeliği için promosyon malzemesi yapmak oldu.
Bu durumda yapılacak tek şey kafalara birer huni takıp Mahmutpaşa işportacıları gibi bağırmak:
“Saray’a gel, Saray’a gel, vatandaş sen de gel!”
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021