Cemil ERTEM
Şu sıralar dışarıda AB kriziyle içeride de malum konularla meşgul olduğumuzdan pek ABD tarafına bakmıyoruz. Aslında ABD’de çok ‘derinden’ olup bitenler hem Avrupa’da hem de Türkiye’de gündemi önemli ölçüde belirliyor.
Bundan bir süre önce Obama yönetimi, savunma harcamalarında bir kesintiye gideceğini duyurmuştu. Önümüzdeki on yılda ABD, savunma bütçesinden yaklaşık 480 milyar dolarlık bir kesinti yapacak.
Obama, bu kesintiyi Pentagon’da yaptığı bir sunumda, yeni savunma stratejisini anlatan bir rapor eşliğinde açıklamıştı. ABD’nin ikinci savaştan beri yürüttüğü ve işgale, birkaç cephede doğrudan savaşa, nükleer tehdide ve silahlanmaya dayalı stratejisinden radikal bir kopuş anlamına gelen bu yeni stratejinin nükleer ayağını da Obama geçen gün açıkladı.
ABD’nin hızlı nükleer silah indirimi seçeneği, nükleer silahlarda kademeli olarak yüzde seksen kesintiye gidilmesini öngörüyor. Bu indirim, ABD’yi nükleer silah stoklarında hızla Çin ve Rusya’nın arkasına düşürecek. Bu durum, soğuk savaşa bağlı nükleer silahlanmanın başladığı 1950’lere dönülmesi demek. Tabii şimdilik yalnız ABD için.
Zaten Çin, ABD’nin yeni savunma doktrinine, ‘niyetinin açık olmadığı’ türünden şeyler söyleyerek karşı çıktı. Çin ordusunun günlük çıkan gazetesi Kurtuluş Ordusu’nda ÇKP’nin militarist kanadının teorisyenlerinden tümgeneral Luo Yuan, bunun ABD’nin yeni bir oyunu olduğunu (bizim ulusalcılar gibi emperyalizmin bir oyunu da demiş olabilir; orijinaline bakmadım) bir güzel anlattı. Bakar mısınız; ordunun günlük yayın organı var Çin’de ve burada generaller ‘özgürce’ yazabiliyorlar. Ne ülke değil mi?!! Gerçekten insan imreniyor; neyse biz konumuza dönelim.
Tabii ki Çin’in generallerinin ABD’nin yeni savunma stratejisine karşı çıkmaları yakında başlarına ne geleceğini bilmelerinden. Çin’in nükleer silahlanma hevesi ortada. Ayrıca Çin’in konvansiyonel silahlanma harcamaları da açık değil. Bu rakam resmi olarak 70 milyar dolar seviyelerinde ama nükleer silahlanmayla siz bunu en az üç ile çarpın. Dolayısıyla yıllık silahlanma harcaması ABD’ye yaklaşmakta olan bir Çin var karşımızda.
Ama ABD’nin bu yeni stratejisi, Çin ve İran’ı ilkönce diplomatik sonra da ekonomik olarak sıkıştırmaya dönük bir başka stratejiyi de içinde barındırıyor. Yani ABD’nin yeni savunma stratejisinin bir nevi bir ‘matruşka’ olduğunu söyleyebiliriz. Yeni savunma stratejisi, içinden diplomatik, ekonomik açımlar ve bunların operasyonel ayaklarını çıkartıyor.
Bu açıdan ABD’nin bu yönelimi, BM’nin güvenlik anlayışını da tümünden değiştirecek hatta BM’nin kendisini değiştirecek bir değişimin ilk adımıdır. Yalnız bundan dolayı bile Çin ve Rusya şimdi diken üstünde. Aslında Çin ve Rusya’nın şu sıralar Suriye rejimini BM’den başlayarak destekler görünmelerin ardında bu gerçek de yatıyor. Çünkü Suriye’de Baas partisi tarih olursa sıraya İsrail ve İran da girecek. Bu, bölgedeki nükleer silahlara bağlı dengeyi ve ikinci savaş sonrası Pentagon-NATO’nun (NATO üyesi olmayan ülkeleri de içine alarak) oluşturduğu Avrupa-Atlantik cephesini delecek bir gelişme de aynı zamanda. Bu ittifak, Mısır’la Süveyş Kanalı’nı, İran’la da Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyordu. Avrupa-Atlantik cephesi, Ortadoğu’nun enerji yatakları ve sınırlarının örtülü güvencesidir. Ve burada Hindistan’dan Türkiye’ye, Japonya’ya kadar bütün Ortadoğu enerjisi ile ‘işi’ olan ülkeler vardır. Aşağıdaki haritada, bu bölgenin İsrail, Rusya, ABD, Hindistan, Pakistan, Çin tarafından nükleer kuşatılmasını görüyorsunuz. Şimdi buraya İran girmeye çalışıyor.

Türkiye ‘eksen-devlet’
ABD’nin yeni stratejisinde, Türkiye hem enerji hatları hem de AB’yi bu bölgeyle birleştirecek ve Rusya-İran-Çin tarafını dengeleyecek bir eksen devlet olarak ortaya çıkıyor. Gelişmekte olan Asya’ya varacak enerji hatları, Hazar’da Türkiye üzerinden gelenlerle buluşuyor. Bu bölge, aynı zamanda, AB’yi kurtaracak, yeni teknolojilerin hayat bulacağı beşeri sermayenin hızla yukarı çıkacağı bir pazar da. Ama Obama yeniden seçilirse kesinlikle hızlanarak hayata geçecek bu yeni yapılanmada kaybedecekler belli.
Türkiye’de büyük dönüşüm karşısında elleri boş kalan ‘eski’ egemenlerin bu dünyada yeri yok. İsrail’in bu haliyle yeri yok, Baascı katillerin yeri yok. Bilmem anlatabiliyor muyum; Kürt sorunu üzerinden MİT’e dayanan meselenin gerçek kaynaklarını...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018