Ergün Diler
UNUTMUŞTUM... Yoğunluktan.
Bunca gelişme varken AMERİKALI DOSTUMU nasıl ihmal ederdim. Hatırlayınca hemen mesaj bıraktım... Sağ olsun anında cevap verdi! Öyle konular aktardı ki şaşırıp kaldım. Pek çoğunu sonra yazarız. Şimdi güncel olması nedeniyle bir kısmını sizlerle paylaşacağım.
Bakalım sevecek misiniz?
Çok yazdım! Türkiye ve AKDENİZ dengesi nedir? Oradan nasıl görülmekte?
Akdeniz ve Afrika'nın geleceği Türkiye'nin atacağı adımlara bağlı. Akdeniz'e sınırınız olduğu için bölgede etkin olmak adına birkaç adım atmanız yeterli olacak.
Tabii bu adımları atarken ortaklarınızı doğru seçmeniz gerekiyor, ki son 3 aya kadar hiçbir ortaklık istemiyordunuz. Türkiye, Akdeniz'de İngiltere ile partnerlik istiyor. Bu Washington'da büyük endişeye neden oluyor. Çünkü Akdeniz, ABD için ulusal güvenliğin ötesinde 'Küresel Güvenlik' olarak görülüyor.
Pentagon ile Beyaz Saray arasındaki görüş ayrılığı peki?
Senin de altını çizdiğin gibi ABD içindeki iç çatışmaların yüksek olduğu doğru. Ancak bu 'Küresel Güvenlik' konularında bir soruna neden olmaz.
Beyaz Saray ile Pentagon arasındaki gerginlik son birkaç yıl için geçerli değil. Belki 70 yıldır bu çekişme vardır.
Hepsinin içindeyim biliyorsun.
ABD burada, yani bölgenin bir unsuru ama her şeyi istiyor! Bu nasıl olacak? Adalet neresinde?
ABD, Akdeniz'i Atlantik suları gibi görmek istiyor. Büyük pay sahibi olmak isteyen ABD, aynı Atlantik'teki gibi pastadan bir bölümü de İngiltere'ye vermek niyetinde. Akdeniz'de enerji yataklarının Türkiye'ye doğru bakmasından dolayı elbette Ankara'ya da belli oranda bir pay düşünülüyor.
Kafalarda bu var! Şimdi İngiltere ile Türkiye'nin yakınlığı, ABD'nin daha radikal kararlar almasına neden olacaktı. Suriye'de Esad'la bir ortaklık belirdi zaten...
Peki Türkiye her konuda ABD ile karşı karşıya mı? Böyle mi devam edecek, orada ne konuşuluyor?
İki devlet de büyük devlet.
Anlaşamadıkları yer var elbette ama anlaşacakları noktalar da mevcut...
Mesela?
Birkaç gün önce Lazkiye'de yakalanıp, Türkiye'ye götürülen Yusuf Nazik operasyonu önemliydi. Kusursuz bir plandı ve yüzde 100 başarılı sonuçlandı.
MİT bilerek ya da bilmeyerek CIA'dan destek aldı. Pastör Brunson konusundaki gerilimin de önümüzdeki haftadan itibaren yeni rotasına gireceğini biliyorum. Çünkü Pastör Brunson, ABD için çok önemli olabilir ama Türkiye için o derece önemli değil. Türkiye bir Amerikan vatandaşını 2 yıla yakındır tutuklayabiliyorsa, güç gösterisini yapmıştır. Ve bu mesaj burada alınmıştır!
Sorunların çözümü için adım atılacak mı?
Geçmişte Amerikan vatandaşlarının Türkiye'de tutuklanması, bir ihtimal dahilinde bile değildi. Ancak sözlü çatışma her iki taraf için de pek olumlu değil. Başkan Erdoğan'ın New York ziyaretinde Trump'la bir görüşme planlanıyor. Bu görüşme için Amerikalı yetkililer, derinden adımlar atıyor. Ancak o görüşmenin sonunda Trump'ın mutlaka bir sonuç elde etmesi gerekiyor. Üzerinde baskı büyük. Bilmenizde fayda var.
Hoşlanmayacağınız teklifler ile gelebilirler... O nedenle iki taraf ağırdan alsa da diyaloğun önemini hatırlatmak isterim. İki tarafı bir araya getirmek için çabalayan kişi de yaşı artık çok ilerlemiş olmasına rağmen diyalog denildiği zaman hala Amerikan siyasetinde akla ilk gelen isim Henry Kissinger. Çünkü Kissinger, Eylül ayının ilk günlerinde Trump'la yaptığı görüşmede Türkiye ile ortak bir noktada buluşulmasını söyledi.
Ne çıkar bu arabulucu formülünden?
Pastör ile ABD'de yaşayan bir kişinin takasının da söz konusu olabileceğini bana bizzat Kissinger söyledi.
Trump'ın Başkan ERDOĞAN'la görüşmesindeki gündemlerden biri bu olacak... Ancak Pastör'ü ABD'ye istemeyen bir grup var. Medyasıyla da bunu yapmakta. Türkiye-ABD ilişkileri inişli çıkışlı olacak. Buna alışsak iyi olur.
Peki bölgeyi nasıl görüyorsunuz?
Hemen bir şey aktarmak istiyorum.
Buyurun!
Washington, çok önemli bir planını Türkiye istemeden gerçekleştirdi.
Kandil'deki PKK liderlerinin ve tüm uzantılarının Suriye ve Irak'a geçmesini bizzat Pentagon istedi. Ancak bu PKK içinde, "ABD'nin sinsi planı" olarak değerlendirildi.
Bu teklifi kabul etmeyen PKK; kendi içinde yeni gelişmeler için beklerken Türkiye'nin Kandil operasyonu başladı.
ABD'nin baskısıyla Kandil'i terk etmeyen PKK, Türkiye'nin operasyonuyla birlikte ABD'nin istediği bölgelere taşınmak zorunda kaldı. Sanırım buradakilerle oradakilerin önemli telefon konuşmalarını bilmiyorsunuz!
Başka?
Pentagon, Suriye ve Irak'ı içine alan bir Kürt devleti istiyor. Bugün için bunun adımlarının ciddi şekilde atılmadığı da doğru. Çünkü güçlü bir Türkiye olduğu sürece bu ihtimal biraz zor görünüyor. Ayrıca Suriye konusunun çözülmesi gerekiyor. Ancak Pentagon'daki raporlarda, Suriye'deki 3 devletli çözümün tarihi 2023 olarak görünüyor. Pentagon'daki raporlar pek şaşırmaz. Çünkü 5 farklı olumsuz noktadan gelinerek rapor hazırlanır. O nedenle önümüzdeki 5 yıl bu sorun devam edecek.
Bölgede sorunun çözülmesini bugün için ne Rusya ne de ABD istiyor.
İngiltere de aynı şekilde istediği rolü alamadığı için çözümsüzlükten yana oy kullanıyor. Bölgede çözüm isteyen sadece Türkiye var.
Karışıklık sürecek. Acılar yaşanacak demek ki?
Bölgede istikrarın sağlanması için 7 liderin görevden uzaklaşması gerekiyor.
Henüz hepsi görevinin başında. O nedenle bölge için, Ortadoğu ve Afrika için çözümsüzlük en doğru yaklaşım.
ABD, Türkiye ile Afrika'da ortaklık yapmak istedi. FETÖ okullarının tüm yönetiminin Pentagon'a verilme isteği Türkiye tarafından kabul görmedi.
Eğer bu yaklaşım, üçüncü şahısların teklifleriyle bir sonuca bağlansaydı döviz kurundaki dalgalanma da bu kadar etkin olmayacaktı.
Dolar operasyonunu siz mi yapıyorsunuz? Kimlerin eli düğmede?
ABD'nin işin içinde olduğu doğru!
Ancak bu oran YÜZDE 25 gibi...
Operasyonun kalan kısmını TÜRK İŞADAMLARI götürüyor! Bankalar bu konuda çok etkin rol aldı. Bir devlet bankasının da dolar operasyonunda yer alması ilginçti! Çok özel bir program dahilinde Türkiye'de bir dolar operasyonu denendi ve başarılı oldu.
ABD bu kadar başarı beklemiyordu.
Bizim işadamları bunu niye yaptı?
Türk işadamlarının çok güçlü bir şekilde Avrupa ve ABD'ye bağlılıklarını bildirdiğini bir kez daha gördük. Hatta işadamı sıfatı olmayan ama etkin zekalarıyla devlette önemli yakınlıklar bulan kişiler de bu operasyonda bizzat rol aldı. Ankara ile arası iyi olan, sıcak ilişkilere önem verenler de bu operasyondan çok kazançlı çıktı.
Bilinmeyen bir şey değil. Listeyi merak ettiğini biliyorum. Paylaşırım...
Ankara'daki ruh ile uyuşmayan insanlar var demek ki?
Başkan Erdoğan'ın milli bir devlet ve millet talebi var. Önce devlet milli olur. Milletin 'milli' olması devletin rotasıyla gerçekleşir.
Amerikan devleti hiçbir zaman milli olmadı. Ancak milletler topluluğunu 50 yıldızlı bayrak içinde toplamayı başardığı için bugün dünyanın her noktasına askeri veya ekonomik operasyon yapabiliyor. İlginç bir detay vermek gerekirse, hiçbir Amerikan genci liseyi ülke dışında okumaz, okuyamaz. Bu, adı konulmamış bir yasaktır. Hatta Amerikan anayasasında gizli bir kuraldır. Elbette milyonda bir çiğnenir bu kural. Çünkü lise için yurt dışına giden çocuklar, o ülkenin bireyi olarak büyür. Ardından hiçbirini ülke ve milli değer sistemine sokamazsınız.
Türk ailelerinin yüzde 77'si çocuklarını yurtdışında okutmak istiyor.
Yüzde 70'i de lise çağında çocuklarını yurt dışına göndermek istiyor.
Geçen yıl Türkiye'den lise eğitimi için Kanada'ya giden Türk genç sayısı 93'tü. 1 yıl sonra bu rakam 1270'e çıkmış. Amerikan veya Avrupalı işadamları lise eğitimini yurt dışında almaz. Ancak birçok Türk işadamının lise eğitiminin yurt dışında olduğunu görüyoruz.
NOT: Yarın çok daha ilginç detaylar vereceğim. Amerikalı dostum akıl almaz bilgiler paylaştı....
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018