Erol KATIRCIOĞLU
İnsanların öğrenme pratiği iki yoldan oluşur diyebiliriz. Biri yatay, diğeri ise dikey. Yatay öğrenme pratiğinin görece olarak daha demokratik bir süreci, dikey olanın ise daha geleneksel bir süreci ima ettiği söylenebilir. Yatay öğrenme süreci özünde okulları, gazete ve kitap okumayı, sanat olaylarını takip etmeyi, konferanslara katılmayı içeren farklı bilgilenme kaynaklarının oluşturduğu bir süreçtir. Oysa dikey öğrenme süreci, özünde aile içinden gelen bilgilerin başat olduğu, tarihsel ve dini değerlerin aktarılmasıyla oluşan daha çok dışa kapalı bir süreçtir.
Bu iki öğrenme sürecinin yatay olanının “seküler”, diğerinin ise “muhafazakar” zihniyet dünyalarının oluşmasını sağladığı açıktır. Her toplumda az çok her iki kaynağın etkisiyle oluşmuş insan toplulukları vardır ve bu insanlar genellikle yan yana yaşamaktadırlar. Siyasetteki “sol” ve “sağ” ayrışması da bu insan topluluklarının insana ve hayata dair öğrenme süreçlerindeki sözünü etmeye çalıştığım farklılaşmasından neşet alır.
Bilgi edinme süreci bir yandan “fikirleri” oluştururken diğer yandan da “değerleri” oluşturur. Bu da “paradigma” dediğimiz “düşünme mekanizmamızı”.
Dolayısıyla doğal olarak bu iki küme insan, her biri kendi kümesinin sağladığı fikir ve değerlerle oluşmuş farklı paradigmalara sahiptirler. Kaynakları ve oluşum süreçleri farklı insanların sahip oldukları paradigmalar da doğal olarak birbirinden farklıdır ve farklı oldukları için de birbirleriyle rekabet içindedirler.
Thomas Kuhn diyor ki: "paradigmalar arasındaki rekabet, kanıtlarla çözülebilecek türden bir savaş değildir". Yani eğer bu ifadeyi siyasi alana tercüme edersek, paradigmaları farklı partiler arasında yaptıklarının yanlış olduğunu ispatlamaya çalışan bir anlayışla rekabet etmek başarılı olmak için yeterli değildir. Bunların ötesinde bir anlayışla davranmak gerekir.
PARADİGMALAR ARASINDAKİ REKABET
Bu nedenle de demokrasilerde farklı insan gruplarının farklı partilerde örgütlenerek birbirleriyle rekabet içinde siyaset yapmaları farklı paradigmalara sahip olduklarındandır.
Fakat bu kavramı ortaya atan Thomas Kuhn diyor ki: "paradigmalar arasındaki rekabet, kanıtlarla çözülebilecek türden bir savaş değildir". Yani eğer bu ifadeyi siyasi alana tercüme edersek, paradigmaları farklı partiler arasında yaptıklarının yanlış olduğunu ispatlamaya çalışan bir anlayışla rekabet etmek başarılı olmak için yeterli değildir. Bunların ötesinde bir anlayışla davranmak gerekir.
Bu yazıdan muradım AKP+MHP iktidar blokunun “muhafazakar paradigmasının” sonuna doğru gelmekte olduğumuzun altını çizerken “seküler” muhalefetin de yapması gerekenleriyle ilgili bir iki kelam etmekti. Bir kere şurası açıktır ki bir paradigmadan bir başka paradigmaya geçmek biz istedik de oldu cinsinden bir anlayışla gerçekleşemez. Değişim eski paradigmanın yarattığı “anomaliler”den kaynaklanır ve bu anomililer arttıkça, bir meydan okumayı tetikleyerek yeni bir paradigmaya geçişi sağlar.
Bu “muhazakar-milliyetçi” AKP iktidarının paradigmasının yarattığı en büyük “anomali” ise ekonomide olanlardır. Benimsedikleri anti-enflasyonist paradigmanın yalnızca bizde değil bütün dünyada da kendini gösteren “anomalileri” giderek artmaktadır. Bir yandan “stagflasyon” tehlikesi, diğer yandan “işsizlik” ve vahim bir “gelir dağılımı bozukluğu bu paradigmanın “anomalileridir”.
Ekonomi dışındaki anomaliler ise çoktan bardağı taşırmak üzere. Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın ve daha birçok suçsuz oldukları açıkça ortada olan siyasi kişiliklerin hala tutuklu olmaları yanı sıra uzatılan mikrofona samimi düşündüklerini söylediğinden dolayı tutuklanan insanların varlığı bu anomalilerin sosyal alandaki örnekleridir. (Son zamanlarda Ayhan Bora Kaplan hikayesinden tutun kara paracı, uyuşturucu baronları ile ilgili hikayeleri hatırlayın).
Dış politikada Esad’a bir süre önce “katil” demiş olan Erdoğan’ın şimdi Esad’la görüşebileceğini söylemesi de dış politikayla ilişkin anomalilerden biri.
Kısaca AKP+MHP iktidarının “muhafazakar-milliyetçi” paradigmalarının bitmekte olduğuna dair işaretler çok.
Onun için “seküler” paradigma üzerinden siyaset yapan partilerin yapabilecekleri bu “anomalileri” seslendirmek, geniş kitlelerin öğrenmesini sağlamak üzerinden olmalıdır. “Normalleşmek” kelimesi ise asla farklı paradigmalar arasında uzlaşı aramayı değil, olsa olsa siyasette “nezaket kurallarının” hatırlatılması bağlamında bir anlama sahip olarak düşünülmelidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025