Erol KATIRCIOĞLU
Neden bizim “devlet”le olan her ilişkimizde “bu devlet değişmez” duygusu alıyoruz ki?Üstelik bu duygu bireysel bir duygu da değil. Neredeyse bütün toplumun paylaştığı bir duygu bu. Acaba neden?
Böyle bir soruyu sorunca başka sorular da arkasından geliyor kuşkusuz. Benzer biçimde devletin değişmezliğinin yarattığı sayısız örnekler geliyor insanın aklına. En son örneği ise Hrant Dink davası. Hemen hemen her taşın altında “terör örgütü” arayan bu devlet Hrant Dink davasında yalnızca bir iki serseri genç buluverdi. Olay kapanmış, devletin gücü de perçinlenmiş gibi oldu yeniden ve sonsuza dek. Sanki...
Bu topraklardaki “istibdat”ın sınırı yok. O nedenle de bu topraklarda şiddetli bir “adalet talebi” her daim gündemde. Adalet talebinin bu denli güçlü olması aslında tersten bakarsak zorbalığın da aynı derecede güçlü olduğunun kanıtı.
Fransız devrimini kendilerine örnek almış “Jön Türkler”, “1908 Meşrutiyet devrimini”, onlar gibi, “Hürriyet, musavvat, uhuvvet”, yani “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganlarıyla sokaklarda haykırırlarken başına bir de “Adalet”i koymak zorunda hissetmişlerdi kendilerini. “Adaletin” oraya konması bile bu ülkenin devlet yönetiminin zorba ve adaletten nasibini almamış bir devlet olduğunun en açık kanıtlarından biriydi.
Bu ülkede sol siyaset “devrim”le meşgulken toplumun bu adalet talebine sağ siyasetler sahip çıkmışlar ve partilerinin adlarını ya da ana sloganlarını hep bu adalet temeli üzerine kurmuşlardır. O nedenle de Demirel’in partisinin adı “Adalet Partisi”, Erbakan’ın ana sloganı “Adil düzen”, Erdoğan’ın partisinin adı ise “Adalet ve Kalkınma Partisi” olmuştur. (Ecevit’in ana sloganlarından birinin “Hakça düzen” olduğunu hatırlatanlar olursa bunun pratikte önemi olmayan şaire yakışır bir söz olduğunu hatırlatırım.)
Adalet duygusunun özgürlük kadar, eşitlik kadar vazgeçilmez bir duygu olması halinin zamanla azalması beklenirken artması hayra alamet bir durum değil.
Adalete olan talebin bu ülkede dün itibariyle daha da artmış olduğu ise kesin. Dedim ya her taşın altında “terörist örgüt” arayan bir devletin mahkemesinin çağımızın en önemli cinayetlerinden biri olan Hrant Dink cinayetinde herhangi bir “örgüt” izine rastlamamış olması hiç bir biçimde ikna edici ve inandırıcı değil.
Gönüllerde açılan yaranın herhangi bir biçimde kapanması mümkün değil ama hiç olmazsa vicdanları tatmin edecek bir kararın çıkması beklenirdi. Ama olmadı. Bir kere daha bu devletin değişmemekteki direncine tanık olduk. Ne ölçüde tarihin gidişine ayak sürüdüğünü bir kere daha böylelikle gördük.
Bülent Arınç “Karar vicdanları tatmin etmedi ama bunun yolu hükümeti, devleti suçlamak değil”dir demiş. Ama açıktır ki bu karar sembolik önemi olan bir karardır ve sembolü olduğu şeylerden biri de devletin değişmezliğidir.
Bundan böyle Hrant Dink adı bu ülkedeki adalet ve demokrasi mücadelesinin de adı olacak gibi. Ya da olmalı. Zorbalık bu denli güçlüyse adalet talebi de o kadar güçlü olur.Tarih sayısız örneklerle dolu. O nedenle de bence ülkedeki bütün “adalet” ve “vicdan” duygusu olan insanların Hrant Dink bayrağı altında toplanması gerekir.
Hrant Dink için yollara düştüğümüzde bu onun öldürülüşüne olan ilk tepkimizdi. Taksim’den başlayacak bugünkü yürüyüş ise ikincisi. Birincisinden daha inançla yürüyeceğiz, adalet için, özgürlük için, Hrant için...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025