Fehim TAŞTEKİN
Kılıcın hükmü neyse paranınki de odur. Para basan devlettir. En kadim ahkâmdır ya bu. Toprağı, ordusu ve parası varsa hüküm onundur.
Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri ve müttefik milis güçleriyle birlikte tuttuğu Suriye’nin kuzeyindeki ceplere bir haftadır Türk Lirası’nı ikame ediyor. Komşu dar boğazda, ABD dirseğini dayamış, nefes alamıyor. Fırsat bu fırsat Suriye’nin koparılmış topraklarında geri kalmış yegâne hüküm emaresi Suriye Lirası’nı da bitirelim diyorlar!
Peşinen söyleyelim; bu bir mali ilhaktır.
Dört askeri hareketle Suriye’nin toprakları zaten çevrilmiş, kentlerine kaymakamından valisine kayyumlar atanmış, yerli ortaklarla birlikte camiler Diyanet’e, sağlık kuruluşları Sağlık Bakanlığı’na, güvenlik Türk polis teşkilatına, posta-havale PTT’ye hasredilmiş, parkların caddelerin adları Türk önderleriyle değiştirilmiş, her kapının başında bir ÖSO bir de Türk bayrağı asılmış. Fiili ilhak sürecinde geriye kalmış bir pazar; varsın Suriye piyasası Türk Lirası görsün. Schengen olmadı ama en parıltılısından “Türk Lirası Bölgesi” şahlansın!
Düşlerini kurdukları Osmanlı, kentlerine gelen koyunun, peynirin, darının ve arpanın cinsini, adedini, kilosunu zapt eder resmi evraka geçirirmiş. Bugün arşivlerimizde korunuyor bu ciddiyet.
Her türden milisin beylik çattığı Azez’de, Cerablus’da, Sermada’da, El Bab’da, İdlib’de Türk Lirası balya olmuş, çil çil çuval olmuş. Zaptı nedir? Var mı bilen? Ne hacet.
Dahası BM Güvenlik Konseyi’nin buyruğu gereği T.C. Bakanlar Kurulu kararıyla terör örgütleri listesine alınmış Heyet Tahrir el Şam’ın (HTŞ) kasasına Türk Lirası konulmuş. Terör örgütüyle bankacılık oyunu! Müthiş! Gocunan? Yok.
İdlib’de Şam Bank gururla Türk banknotları ve bozuk para torbalarını sergiliyor. HTŞ’nin yasama organı “Genel Şura Meclisi”, 10 Haziran’da Türk Lirası’na geçişe onay vermiş. Örgütün yürütme organı “Kurtuluş Hükümeti” maaşların artık Türk Lirası ile ödenmesini karara bağlamış. HTŞ’nin ‘ekonomi bakanı’ Bassel Abdülaziz tüccarlar ve döviz bürolarına emir salmış: “Bütün kurtarılmış bölgelerde Suriye Lirası’nın yerine Türk Lirası kullanılacak.”
Çarşı pazarda fiyatları Türk Lirası ile belirlenmiş. Ekmeğin fiyatı cinsine göre 1, 1.5 ve 2 TL mesela. HTŞ’nin petrolü tekeline almak için kurduğu Watad pompalarda benzin ve mazotun litresini 3.7 TL olarak asmış.
Türkiye’nin kontrol ettiği bölgeleri Türk Lirası’na geçirme hamlesi bir kopuş sürecidir. Antep merkezli ‘Suriye geçici hükümeti’ aksini söylüyor. Hükümetin ekonomi ve maliye bakanı Abdülhakim el Masri, “Rejim düşene kadar Türk Lirası geçerli olacak. Türk Lirası’nın tedavüle girmesi toprakların bölünmesi anlamına gelmiyor” iddiasında. Kendisi ya da hükümetinin Suriye’de ya da bu ülkenin geleceğinde bir kıymet-i harbiyesi varmış gibi!
Bölücülük ve Amerikan işbirlikçiliği ile suçlanan Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi başka bir para birimine geçmeyi reddediyor. Gerekçesi aynen şöyle: “Biz Suriye Lirası kullanıyoruz. Suriye’den ayrılma gibi bir düşüncemiz de yok. Biz Suriye’nin parçasıyız.”
Muhaliflerin bu tutuma yorumu basmakalıp: “Rejime destek oluyorlar.”
Fırsata çevrilen krizler ninni gibi geliyor. Hele bu macera sınırların ötesindeyse kaygılanmaya da gerek yok! Muhalefeti dahil Türk siyaseti kesinlikle yüksünmüyor. Nasıl bir hazdır Suriye’nin çöküşüne omuz üstüne omuz vermek! Kendi vatandaşını Türk Lirası’nda tutamazken Suriyelilere “TL’ye geçin” demek.
Afrin, Azez, el Rai, Marea, Cerablus, El Bab, Ras’ul Ayn ve Tel Ebyad gibi yerlerde açtığı PTT’nin toplam 11 şubesi bu iş için aracı. Bölgedeki milis ve görevlilerin maaşlarını PTT şubelerinden Türk Lirası cinsinden ödemenin ötesinde bir pompalama var. Türk Lirası neyin karşılığında piyasaya sürülüyor? Hibe edilmediğine ve Suriye Lirası’yla değiştirilmediğine göre geriye bir seçenek kalıyor: Piyasadan dolar toplamak. Bölgeler arasındaki kur farkı biraz fikir veriyor. Son birkaç gündür tekrar yükselişe geçen kur tablosunda Şam ve Halep’te 2700-2800 Suriye Lirası’na satılan 1 dolar İdlib’de 3500-3700’den işlem görüyor. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin kaynaklarına göre bazı İdlibli tüccarlar ve simsarlar ellerindeki Suriye Lirası’yla Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde dolar topluyor. Bu paralar İdlib’de Türk Lirası’na çevriliyor. Türkiye’ye havadan döviz girdisi, Suriye açısından ise krizin derinleşmesine müthiş bir katkı.
Fakat bu hamlenin ayağının takılacağı çıkıntılar da yok değil. Türkiye’ye bağımlı hale gelen savaş ağaları ve yerel hakim güçler TL lehine belli ölçülerde dayatmalarda bulunabilirler. Fakat piyasanın tamamen TL’ye geçmesi dayatmayla olacak iş değil. “Kurtarılmış bölgeler” dedikleri yerlerde Suriye devletinden maaş alan memurlar var. Yani ellerine Suriye Lirası geçiyor. İkincisi ve daha önemlisi bu bölgenin ekonomisi savaş koşullarına rağmen önemli ölçüde Suriye’nin diğer bölgeleriyle bağlantılı. İdlib özelinde ‘Kurtuluş Hükümeti’nin verdiği rakamlara bakarsak tablo şu: 2019’da İdlib’e giren malların yüzde 5’i devletin kontrol ettiği bölgelerden, yüzde 95’i Türkiye’den geldi. Buna karşın İdlib’den çıkan ürünlerin yüzde 90’ı devletin kontrolündeki bölgelere, yüzde 10’u Türkiye’ye gitti. Türkiye’nin gümrük rejimi ithalatı zorlaştırdığı için İdlib’de üretilen ürünlerin satılabileceği yegâne yer hala Suriye kentleri.
Yani Türk Lirası’nın tedavülde kalabilmesi için çarkın TL üzerinden dönmesi gerekir. Bu da ticaretin ağırlık noktasının Türkiye’ye kaymasını, Suriye’de üretilen ürünlere Türkiye kapılarının ardına kadar açılmasını gerektiriyor.
Muhaliflerin kurduğu Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, “Türk Lirası’nın Suriye Lirası’nın yerine piyasaya sürülmesiyle sanki Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde Türk destekli gruplar ve HTŞ’nin kontrol ettiği bölgeleri ilhak ediyor” tespitinde bulunuyor. Haksız mı? İlhak fikrinin nasıl keyif verdiğini de özel sohbetlerden pekâlâ biliyoruz.
Sezar Yasası çerçevesinde Suriye’yi açlığa sürükleyecek Amerikan yaptırımları bugün devreye giriyor. Yaptırımları fırsata çeviren ve Suriye’yi bölünmeye götüren aktör olarak tarihe geçmek de AKP iktidarına nasip olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025