Fikret Bila
Birden bire, bir Ayasofya sorunumuz oldu ve iktidar sorunu çözdü.
Şimdi Lozan'ın imzalandığı gün olan 24 Temmuz'da, çözüm başarısını görkemli bir törenle iç ve dış kamuoyuna anlatmaya hazırlanıyor.
İktidar kendi yarattığı sorunu kendi çözerek bir başarı öyküsü üzerinden, çözemediği sorunların yol açtığı destek kaybını durdurmaya çalışacak.
Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılması vatandaşın yaşadığı günlük sorunların herhangi birini çözecek bir adım değil.
Vatandaşın bugün yaşadığı en önemli sorun işsizlik ve geçim derdi. 2018'den beri kötüleşen ekonominin salgın nedeniyle dibe vurması büyük bir işsizlik patlamasına neden oldu.
İşini kaybedenlerin yeniden iş bulmaları ekonomik daralma nedeniyle mümkün değil, hâlâ işi olanların işini kaybetme riski de her geçen gün büyüyor.
TÜİK nisan 2020 işgücü verilerini açıkladı. İstihdam 2,5 milyon kişi kadar azalmış ama aynı zamanda işsizlik de azalmış! Eşyanın tabiatına aykırı bir sonuç. TÜİK kendine göre bazı hesaplamalar yapıyor ama gerçek hayatta bir karşılığı yok.
DİSK Araştırma Dairesi Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) standartlarıyla yaptığı araştırmadan sonra gerçeği şöyle yansıttı:
"ILO metodolojisinden yararlanarak yaptığımız hesaplamaya göre Covid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 5,5 milyon olarak gerçekleşti. Mart 2019'a göre geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon artarak revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı (tam zamanlı istihdam kaybı dahil) 13 milyon 385 bine yükseldi. 33 milyon 966 milyon olarak dikkate aldığımız geniş işgücüne göre revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik (istihdam kaybı dahil) oranı ise yüzde 39 olarak hesaplandı."
İşsizlik çığ gibi büyüyor…
Türkiye'nin gerçek sorunu bu ve Ayasofya'nın bu sorunu çözmesi veya örtmesi mümkün değil.
Tıpkı Türkiye'nin kaynak sıkıntısını çözmesi ve örtmesinin mümkün olmadığı gibi…
Türkiye'nin nasıl bir kaynak sıkıntısı çektiği Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesi uygulamasının kaldırılmasından belli…
Kaynak sıkıntısı çeken iktidar, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesini geçen yıl erkenden kullanmıştı. Aynı sıkıntı büyüyerek devam ettiği için ihtiyat akçesi ayrılması uygulamasına son verildi. Merkez Bankası'nın neyi var neyi yok Hazine kullanacak. Ekonomi çok iyi olsa, hazinede yeterli kaynak bulunsaydı, savaş, salgın, doğal afet, seferberlik, küresel ekonomik kriz gibi olağanüstü hallerde kullanmak üzere ayrılan ihtiyat akçesine ihtiyaç duyan bir Hazine olmazdı.
Ayasofya sorunu
Türkiye'nin kısa bir süre önceye kadar Ayasofya diye bir sorunu yoktu.
Geçen sene Ayasofya'nın cami olarak ibadete açılması gündeme geldiğinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan karşı çıkmıştı. Bu talebi dillendirenlere, "Bu işin bir siyasi boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet'i doldurmayacaksın, 'Ayasofya'yı dolduralım' diyeceksin. Büyük Çamlıca Camii'ni yaptık, 4-5 tane Ayasofya eder. Bu oyunlara gelmeyelim" diye çıkışmıştı.
"Bir yıl içinde İstanbul'da cami sıkıntısı, ibaret yeri yetersizliği doğmadığına göre, ne değişti, ne oldu da Ayasofya diye bir sorun çıktı" diye sormak aklın gereği…
İktidar bu soruya henüz yanıt vermedi ve kararlı direniş sonucunda Ayasofya'nın ibadete açılarak sorunun çözüldüğü açıklandı.
Kime, kimlere karşı "direnildiği" sorusunun yanıtı da boşlukta…
"Danıştay'a karşı direnildi" denilse, durum tam aksine. Altında Mustafa Kemal Atatürk'ün imzası bulunan 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal eden zaten Danıştay…
Danıştay'da dava görülürken Cumhurbaşkanlığı'nı temsil eden avukat, davanın reddedilmesini talep etmiş. Yani; "Atatürk'ün kararnamesinin iptal edilmesi gerekir" dememiş, tam aksine bunu isteyen tarafın talebinin reddedilmesini istemiş. Dolayısıyla Danıştay'da Cumhurbaşkanlığı'nın bir direnişi söz konusu değildi.
Danıştay'ın 86 yıl önceki Bakanlar Kurulu Kararı'nı, 1470'de düzenlenmiş bir vakıf senedine dayanarak iptal etmesinin elle tutulacak hiçbir yanı yok. Nereden baksanız elinizde kalacak, hukuki dayanaktan yoksun, "ben yaptım oldu" türünden siyasi bir karar…
Davacının aynı davayı, aynı gerekçelerle daha önce birkaç kez açtığı ve Danıştay'ın yine 10. Dairesi tarafından reddedildiği ve kararın kesinleştiğini söylemek, bugünkü iptal kararının abesle iştigal olduğunu göstermeye yeter de artar bile.
Egemenlik meselesine gelince…
Elbette Ayasofya Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği altındadır. Egemen bir devlet olarak bu yapıyı istediği gibi kullanabilir. Bunun için kimseden izin almasına, birilerine direnmesi gerekmez…
Ayasofya, Gazi Mustafa Kemal'in 6 Ekim 1923 günü İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtardığından beri Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği altındadır.
İstediği zaman açabileceği halde 18 yıl sonra bugün ibadete açtığı Ayasofya'yı Fatih Sultan Mehmet'ten sonra Atatürk'e borçludur…
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021