Gürbüz ÖZALTINLI
Muhafazakârlar siyaset sahnesine tek parti diktatörlüğüne itiraz olarak çıktılar. DP, modernleşmenin dışladığı büyük nüfusun sisteme girme iradesini temsil ediyordu. Bu sosyolojinin esnaf, tüccar ve çok ağırlıklı olarak da köylülerden oluştuğunu biliyoruz. Kurulan partiye düşünülen isimlerden birisinin de“Demokrat Çiftçi Partisi” olması rastlantı değil. Bu bir bakıma liberal olarak niteleyebileceğimiz değerlerle geleneksel toplumu buluşturma çabasıydı. Toplumda çok ciddi bir karşılık buldu.
Batı liberalizminin ardında nasıl bir zenginleşme, sınıf mücadeleleri ve aydınlanma tecrübesi yattığı bilinir. Batı’da özgürleşme hareketi geleneğin yıkılması anlamına geliyordu. Bizde ise tam tersine geleneksel toplumun sırtlandığı bir süreç oldu bu. Gelenek dediğimiz ise, ağırlıklı olarak dinsel inanışlar çevresinde kurulan ataerkil bir zihniyete karşılık gelir. Bizim Batı’ya benzer bir tarafımız olmadı hiç. O nedenle, hâkim düşünme biçimine çok etkili bir eleştiri içermekle birlikte İdris Küçükömer’in de “Türkiye’de ‘sol’ sağ, ‘sağ’ ise soldur” önermesi yanıltıcıdır bence. Çünkü o da özgünlüğe işaret ederken Batı’nın “sol” ve “sağ” kavramlarını kullanmakta ve bizi, tarafları Batı paradigması içinde sınıflandırmaya davet etmektedir. Kavramları tersine çevirmek çok sarsıcı bir pencere açmaya hizmet ediyor ama, özgünlüğümüzü kavramaya yine de uzak kalıyor. Daha doğrusu belki şu önerme olacaktır: Bizim Batılı anlamda ne sağımız sağdır, ne de solumuz sol.
Dolayısıyla bizim liberal siyasetimiz de bize benzedi. Parlamentoculuğu hiç aşamadı. Çoğunlukçu oldu. Ataerkil zihniyete yaslandı.
Kapitalistleşmenin ürettiği sınıf çelişkileri ve soğuk savaş koşullarında, devlet yedeğinde terörize olmuş milliyetçilik ile radikal İslami söylem üzerine şekillenen Milli Görüş kanatlarını üretti. Fakat bu dönemde de ılımlı merkez sağ siyaset, bu sosyolojinin etrafında toplandığı eksen olmaya devam etti.
Sonuçta; duvarın yıkıldığı, küreselleşmenin önünün açıldığı büyük dönüşüm başladığında, kabaca muhafazakâr olarak nitelediğimiz sosyoloji, Batılı anlamda bir demokratikleşmeyi taşıyabilecek zihniyetin uzağındaydı. Ayrıca, siyasal düzeyde, aşırı milliyetçi, İslamcı ve ikiye bölünmüş merkez sağ partilere dağılmış durumdaydı. Bırakalım rejimi değiştirmeyi, askerî vesayetin izin verdiği alanı bile doldurabilecek durumda değildi.
Özal dönemi, bu derin yozlaşma ve çöküş sürecine açılan bir parantez oldu ve gecikmeli olarak, son on yılda yaşadığımız güçlü sonuçlar yarattı.
Türkiye radikal reformlarla kendisini küreselleşme sürecine açtı. İç pazara sıkışmış taşrada biriken sermaye dünyayla tanıştı. Siyasi iktidarı talep edecek güce ulaştı. Parçalanmış ve mafyos talan networklerine dönüşmüş merkez sağ aktörler bu yeni gücü temsil edebilecek takatten yoksundular. Ayrıca, eski düzenin güçlü sınıfları bu partilerde köşe başlarını tutmuşlardı. Aşırı milliyetçilik ilgilendiği konularla zaten bu yeni dünya gücünün taleplerini anlamaktan ve cevap vermekten uzaktı. Batı’yı şeytanlaştıran radikal söylemiyle ve İslami sembolizmiyle kendine kalın sınırlar çeken Milli Görüş ise 28 Şubat’a toslayıp devre dışına itilince yükselen sınıf ortada kaldı. AKP bu boşluğa cevap olarak doğdu ve inanılmaz bir hızla büyüdü. Sırtındaki Milli Görüş bagajıyla ve çok ciddi meşruiyet sorunuyla mücadele ederek rejimi değiştirmeye koyuldu.
Bu özetin özeti tarihten bazı sonuçlar süzebiliriz.
Birincisi, AKP İslamcılığa dayanarak büyümedi. Merkez sağdan ılımlı laiklere kadar seslenen pragmatik politikalarla ve iyi yönetimle büyüdü. Batı’yı ve değerlerini aşağılayarak değil onun değerlerini söyleminde öne çıkartarak gelişti.
Buna bağlı olarak ikincisi; kimilerinin “kolaylıkla kategorize ettiği” gibi “ikna edilemez çok örgütlü İslami bir bütünlüğü” temsil etmiyor. İdeolojik nedenlerle AKP’den hiç vazgeçmeyecek seçmen oranı 1/5’i geçmez. Herhangi bir başarısızlıkta kendisinden kaçacak, uygun bir seçeneği destekleyecek bir seçmen çeşitliliğine sahip.
Üçüncüsü; belirecek bir memnuniyetsizliği temsil edebilecek ağırlığı olan farklı renklere sahip siyasi kadrolar barındırıyor. “Biat kültürü” ezberine aşırı güvenenler, AKP’nin temsil ettiği çeşitliliği ve modern bir parti olduğunu gözden kaçırıyorlar. İdeolojiden çok bir çıkar networküne dayandığını, “işler ters gittiğinde” bütün modern partilerin başına gelen ne ise AKP’nin de benzer tepkilere sahne olabileceğini akılda tutmakta yarar var. Erbakan gibi efsanevi bir “kurucu baba”nın nasıl aşıldığını unutmamak gerekir. Bugün de Erdoğan’a rağmen görünür olan tartışmaları görmezden gelip “İslami bütünlük” tahlillerine yapışmanın anlamı yok. Melezleşmeyse, orada da var.
Çarşambaya tehlikeleri konuşalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023