Gürbüz ÖZALTINLI
Kavramlarla; kavramsal düşünceyle arası iyi olan bir toplum değiliz.
“Demokrasi”, “ifade özgürlüğü”, “haber alma hakkı”, “sivil itaatsizlik”, “insan olmaktan gelen dokunulmazlıklar”…Ve benzerleri, çoğu kere bizler için arkasına sığınmamıza elverdikleri ölçüde el attığımız fikir klişeleri. Hışmımızı yönelttiklerimiz içinse tersine, her bir kavram “boş kitabi sözden” ibaret… Hakların, sevmediklerimizi korumalarını istemeyiz.
Akademiklerin bildirisinin ağır biçimde yanlış ve haksız olduğu söylendikten sonra onun “ifade özgürlüğü” içinde görülmesi gerektiğinin belirtildiği bir yazının kaderini izleyin ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Birçok demokrat kalem gibi ben de tam bu çerçevede bir yazı yazdım Cumartesi günü bu köşede. (Şiddet ve fikir ile mücadeleyi ayırmak)
İki tür tepki aldım: Birincisine tipik bir örnek oluşturduğu için ismini kendime ayırarak kısaltılmış mail metnini buraya koyuyorum:
“Mezhebi bu kadar geniş "liberal demokrasi" nerede var, tek bir örnek verir misiniz? IRA, ETA, Korsika mücadeleleri bağlamında mesela...
Mill, Voltaire'den dem vurarak sınırı olmayan bir ifade özgürlüğünden bahsetmek abestir. Fransızların deyimiyle "Parler comme un livre" kitap gibi konuşmak yani hoş fakat bos konuşmaktır.
Siz istediğinizi Voltairien bir tavırla söylemek lazim gelirse, ifade edebilirsiniz bunda bir beis yok ancak ben/biz bu konuda Erdoğan’a hak vermeye devam edeceğiz.”
Evet, bu arkadaşımızın “ifade özgürlüğü” anlayışı ancak benim “bu bildiri ifade özgürlüğüne girer” diyebilmeme imkân tanıyor. Sağ olsun; orada da duramayabilirdi. Öyle ya; mesele hukuki ölçüler değil “yüce milletin/devletin” çıkarları olunca ifade özgürlüğünün sınırlarını nerede çizeceğimiz de çok muğlaklaşır. Yüce çıkarlara “ihanet” olarak gördüğünüz bir ifadeyi cezalandırmanıza özgürlükler adına karşı çıkanlar da neden o “hain” dünyasına dâhil edilmesin ki? Nedir bunun kavramsal/ilkesel güvencesi?
Bu arkadaşımızın –haklı olarak- “sınırı olmayan ifade özgürlüğü” bulunmadığını söylemekle yetinmesi; fakat o sınırın sadece “şiddete açık çağrı ve övgü” ile aşılmış sayılacağından hiç söz etmemesi basit bir unutkanlık mı?
Unutmayalım; Faşizme giden kaygan zemin, insanlık tecrübelerinden süzülmüş bu hayati sınırların belirsizleştirilmesi;“şiddete çağrı ve övgü” nün yerine “vatana ihanet, devlete düşmanlık” gibi muğlak politik kavramların geçirilmesiyle başlar.
İkinci tür tepkiye de Serbestiyet.com sitesine gönderilen bir yorumu örnek olarak aktarmak isterim:
“ne diyorsunuz Allah aşkına gürbüz hocam, adamın teki kanlarıyla duş yapmaktan, öteki medeni ölüm mangaları kurmaktan, beriki topuğuna sıkmaktan söz ediyor... Tehdit etmekle de kalınmıyor, gözaltılar, yazdığı doktora tezi yüzünden etmediklerini bırakmıyor... it köpeğin önüne konulup yaygara ediliyor, Elçi örneğinde olduğu gibi infaz ediliyor... siz hala aydınlar şöyle böyle diyorsunuz, hadi canim siz de!!”
Bu arkadaşımız da, aslında her birisine net bir dille karşı çıktığım tutumları sayıp, benim aydınlar bildirisini eleştirme hakkımın olmadığını; ya da yaptığım eleştirinin sırf diğer saydığı davranışlar nedeniyle meşruiyet taşımadığını söylüyor.
Kendisinin elinde susturma gücü olsa, benim aydınlar bildirisini eleştiren sesime izin verir mi hiç emin değilim?
Evet; kavramlarla aramız bozuk.
Çünkü bu temel kavramlar, bizim toplumsal mücadelelerimiz, acı derslerimiz içinden düşünülüp, süzülmüş; nesillere mal olmuş, toplumca hazmedilmiş değil. İthal mallar bunlar. Her birisinin ardında Batı medeniyetinin kanı var.
Umalım ki, bu değerlerin toplumu kuşatması için biz de Batı kadar acı çekmek zorunda kalmayalım…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023