Gürbüz ÖZALTINLI
Benim yazı günüm salı. Salı günleri, aynı zamanda partilerin Meclis gruplarının toplandığı gün. Her salı, meraklıları, liderleri televizyon kanallarından canlı izliyor. Bazen ben de izliyorum. Sadece Erdoğan’ı. Geçtiğimiz salı da izledim. Sağlığı iyi gözüküyordu. Azarlayan sesi, sert sözleri, eleştirileri küçümseyen mimikleri iyileştiğini haber veriyordu. Allah uzun ve sağlıklı bir ömür versin.
Biliyorsunuz bizim ülkemizde bir bilginin, bir duygunun yaşayabilmesi için bir hafta uzun bir süre. Erdoğan, geçen hafta kendisini dinlerken bende duygular yarattı. Yüksek sesle söylemek istediğim; kimse duymasa, aldırmasa da, söylemekten alıkoyamayacağım duygular.
Başbakan 24 ocak salı günü konuştu. Uludere katliamı 28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşti. Aradan yirmi beş gün geçmiş. Otuz dört insanın paramparça edilmiş olmasının geride bıraktığı keskin acının yatışması için çok az bir süre. Felaketin nasıl gerçekleştiğinin, sorumlularının kimler olduğunun aydınlatılması için ise oldukça uzun bir süre. Başbakan kürsüde olayın nasıl olduğuna ilişkin en küçük bir bilgi vermiyor. Neden bir bilgi vermediğini, ya da veremediğini açıklama gereği de duymuyor. Tazminat ödeyeceklerini söylüyor. Konuşmanın büyük bölümünde biz Başbakan’dan, BDP’nin kan üzerinden siyaset yaptığını, yaşam hakkını yok saydığını, Kürt gençlerini göz kırpmadan bilerek ölüme gönderdiğini, sahte yaslarla bizleri kandırmaya çalıştığını dinliyoruz...
Bu siyaset denen “iş” nasıl bir şeydir? Bu rekabet ruhu nasıl bir duygusal buzlaşmadır?
İnsaf! BDP’yi beğenmeyebilirsiniz. Sertlik ve burun sürtme politikasına onay vermiş olabilirsiniz. Kürt milliyetçiliği ile ölümüne bir rekabete de soyunmuş olabilirsiniz. Hepsini anlarım. İyi de; ortada sizin hükümetinizin başında olduğu bir devletin yok ettiği 34 Kürt’ün hayatı var. Çok ağır bir suçtan söz ediyoruz. Bir hesap vermek gerekmiyor mu? Bu hesap verilmeden Kürt siyasetçilerine en ağır sözlerle saldırmak hangi hakkaniyete sığar? Bu kafayla Kürt barışı sağlanabilir mi? Sizin, Meclis’e Kürt oylarıyla, seçimle gelmiş Kürt partisine ağzınıza geleni söylemenizin zamanı mıdır, yoksa, olayın beraber araştırılıp aydınlatılmasını onlara teklif edeceğiniz günler midir bu günler? Çok naifim değil mi? Siyasetin soğuk yüzünü, Ortadoğu’nun hain, zalim derinliğini hiç bilmiyorum değil mi? Onu da değerli medyanızdan öğreneceğim...
“Türkiye’nin en iyi gazetesi” sustu, sustu, sustu ve cumartesi günü siyah üzerine sarı nal kadar puntolarla manşetten “Uludere’ye girdi”: “Özel haber”, “Uludere’de PKK ötesi güç var”...
Sabah, başbakanlığa sunulan rapora ulaşmış. Bravo. Biz hep MİT basına sızar zannederdik. Basın da bir yerlere sızıyor anlaşılan. Rapor Sabah’a değil, Sabah rapora ulaşmış. İyi olmuş. Peki, Başbakanlığa sunulan ve kazık kadar puntolarla manşete taşınan bu raporu kim hazırlamış? Belli değil (!) Peki, rapora göre Uludere’de “n” olmuş? “Çıplak gözle bakıldığında kaçakçıların bombalanması” gibi gözükse de çok daha derinmiş olanlar. “N”asıl olmuş? O da yok. “N”eden olmuş? “Özel haber” bunu da yazmamış. Gelelim “k”imin yaptığına... PKK ötesi güçler varmış işin içinde. PKK’yı kullanmışlar. Türkiye tuzağa düşürülmüş. Bölgede bu nitelikte ve ölçekte bir olay tasarlayacak iki ülke olduğu belirtiliyormuş raporda. Bu ülkelerin hangileri olduğu ya Başbakan’ın ferasetine bırakılmış, ya da raporda yazılmış ama gazete belirtmeyip bizim ferasetimize bırakmış.
Nedir şimdi bu? Haber öyle mi? Hem de en “özel”inden... Sağol, Türkiye’nin en iyi gazetesi.
“Haber” diye sunulan masa başı metni kaç kuşun peşinde; bu benim amatör dünyamı aşar, ama üzerinde düşünmeye değer.
Şöyle okuyorum: Önce bize deniyor ki; bu olayda içeride büyük temizlikler, sarsıcı hesaplaşmalar bekleme. Adres, dış güçler ve kullanılan PKK.
Sonra; (muhtemelen) hükümetin Ortadoğu politikaları üzerinden bir verim bekleniyor bu“haber”den.
Bir de sanırım, içerideki bir gerilim hattına dönük yanı var “haber”in. PKK’nın savaş zorlaması sonrasında, Kürt politikasında hükümete “topyekûn savaş stratejisini” sunan çevrenin Uludere olayından MİT’i sorumlu tuttuğu meçhul değil. Uludere vesilesiyle bir MİT operasyonu yapmanın yolunu zorladılar. Başbakan refüze etti. Bu ayrışmanın izleri var sanki “haber”de. Deniyor ki, bu olay PKK’ya yaramıştır, PKK hükümeti adım adım “güvenlikçi paradigmaya mahkûm etmek istemektedir”. Herhalde bu “metni” yazanlar, hükümeti güvenlikçi paradigmaya yöneltenlerin tamamından heberdardır. Ayrıca bu “raporda”, koruculuğa son verilmesi, köy boşaltmalarda zarar görenlere tazminat ödenmesi, yayla yasaklarının kaldırılması gibi altı ılımlı öneri de yer alıyor“habere” göre...
Uludere’de 34 Kürt cesedi. Kürsüde hesap vermek yerine Kürt siyasetçilerine soğuk savaş diliyle atıp tutan bir başbakan. Ve bizi özel haberleriyle aydınlatan harika medya...
Bu çok kötü.
Hiç sanmıyorum ama, bu “haber”, en az hasarla barışçı politikalara dönme niyetini işaret ediyorsa dahi, bu dönüşün yöntemi bu olmamalı.
Dış güçler masalı üzerinden içeride hesaplaşmaktan kaçarak, Kürt siyasetine karşı düşmanca dili kışkırtarak, manipülatif bültenleri “özel haber” diye burnumuza dayayarak barışçı manevralar yapılamaz.
Bu manevra, o katliamı taşıyamaz çöker.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023