Hadi ULUENGİN
ULUSALCILAR şimdi de Kürtçeye karşı cihat açtı. Sol gösterip en sağdan ve en bel altından vuran bu kesim önce ağabeylik taslıyor. Kürdümüz mürdümüz diye sırt sıvazlıyor.
Sonra da baklayı “ama Kürtçe bilim lügati yoktur, eğitimi olamaz” diye kusuyor.
Diğer bahaneleri ise Mem û Zin lisanının farklı lehçeler içermesi veya Kürtlerin Türkçe, Farsça ve Arapça bir lingua franca ortaklıkta buluşması gibi bayatlamış tezler oluşturuyor.
***
İMDİİ, ulusalcıların ulufe bahşetmesi zaten ne hadlerine, kadim bir halkın en meşru hakkı olan Kürtçe eğitim konusunu ilkin ruhi boyutta ve pratik çerçevede ele almak gerekiyor.
Çünkü böyle bir talep siyasi planda mevcuttur.
Ona cevap vermek de Kürt sorununun çözümüne giden yolda çok önemli bir şarttır.
Dolayısıyla, isterse dersaneler gelecekte bomboş kalsın, sırf biraz aklıselim öğretim serbestisini en önce pragmatik açıdan zorunlu kılıyor.
Üstelik daha düne kadar Kürtçenin tümüyle yasaklı olduğu düşünülürse sözkonusu özgürlüğün büyük bir psikolojik rahatlama yaratacağı kesindir. Bu, gerçekçi bir öngörüdür.
***
ÖTE yandan, elle tutulur bir gereksinimin olup olmaması yahut Kürtçe terminolojinin eğitime imkân tanıyıp tanımaması tamamen ikincildir. Maddi değil manevi olan önemlidir.
Örnek vereyim: İrlanda’da Gael dilindeki okullara giden öğrenci sayısı devede kulaktır Oysa dikkat, aynı Gaelce İngilizceden bile önce bu devletin resmî lisanıdır!
Yani Dublin yukarıdaki pragmatik ve psikolojik çerçeveden yola çıktığı içindir ki Kelt lehçesinde öğretim sunmakla somut bir ihtiyacı değil ruhi bir hissiyatı tatmin etmiştir.
***
DİĞER taraftan lehçelerin Kürtçeye de damga vurması, tıpkı aynı Kürtçenin yazılı bir bilim lisanına sahip olmaması bahanesindeki gibi eğitimi önleyici bir faktör oluşturamaz.
Zira dilleri kelimelerin varlığı veya yokluğu değil o dilin grameri ve sentaksı belirler.
Nasıl ki Osmanlıca addedilen Türkçenin Arabî ve Farsî sözcüklerle dolu olması ne onun bu Türk kimliğini değiştirdi, ne de Medrese öğrenimini engelledi, yakın tarihte bir dolu örneği görüldüğü gibi kâh müdahaleyle, kâh evrimle Kürtçe de pekâlâ aynı seyri izleyebilir.
***
MESELÂ, Tevrat’ta ancak üç rengi sıfatlandırabilecek ölçüde fakir olan İbranicenin iradi bir çabayla modernleşmesi gibi Mem-u Zin lisanı da yepyeni bir lügatte donanabilir.
Yahut Baskçayı, Arnavutçayı hatta Katalancayı akademik ve ortak kılan çalışmalar sonucundaki gibi kitabi bir Kürtçe de kök salabilir.
Kaldı ki o Baskça da, o Arnavutça da, o Katalanca da Kürt coğrafyasına benzeyen bir ortamda yeşerdikleri için yine Kürtçe gibi çok farklı lehçe, şive ve ağızları barındırıyordu.
Yazılı edebiyat ve bilim terminolojisi ise parmakla gösterilecek kadar azdı.
Oysa kısa sayılacak bir süre içinde her biri klasik dil konumu edindiler ve üniversitelerde dahi şakır şakır yazılan doktora tezlerinin lisanına tekabül ettiler.
***
FAKAT bütün bunlar olmayabilir de!
Bir dilin yaşayıp yaşamayacağına yahut yaşasa bile “bilgiçleşip bilgiçleşmeyeceğine” (!) dair evrensel ve mutlak bir kural yoktur. Bunu ancak zaman, tesadüf veya irade tayin eder.
Dolayısıyla, bilim lügati değildir bahanesiyle Kürtçe eğitim isteyen insanların bu en meşru hakkını reddeden ulusalcı ırkçılara tabii ki hadlerini bildirmekle yükümlüyüz.
Ama hakkı savunuyoruz diye de yapay bir işgüzarlığa soyunmak zorunda değiliz.
Tek doğru tutum Kürtçenin özgürce gelişebileceği, duraklayabileceği veya ölebileceği zemini sunduktan sonra onu kendi evrimine bırakmaktır ki, gerisi Kürtlerin bileceği iştir!
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.02.2016
12.02.2016
6.02.2016
29.01.2016
22.01.2016
18.01.2016
15.01.2016
8.02.2016
1.02.2016
25.12.2015