Hasan CEMAL
Tayyip Erdoğan tek adam olmak istiyor. Farklı sesleri ya da kendisine muhalefeti darbe teşebbüsü diye, darbe diye, komplo diye, dış güçlerin tezgahı diye susturmak istiyor. Yargı, polis, medya, internet, asker kendine tabi olsun istiyor!
Orhan Kemal Cengiz’in dediği gibi: “Bir Yeşilçam filmi izler gibiyiz. Hükümet, gazozuna ilaç koyan melek yüzlü bir şeytanın kendisini kötü yola düşürdüğünü söylüyor. Demokrasinin gazozuna ilaç konuyor ama senarist bizi asıl mağdurun kendisi olduğuna inandırmak istiyor.”

Bazen içim daralıyor.
Farklı konularda yazmak istiyorum ama olmuyor, elim gitmiyor.
Bir siyasi yorumcu olarak bu ülkenin kısır gündeminden kurtuluş çok zor.
Uzun zamandır öyle.
Bu kasvetli gündem insanı kendine mahkum ediyor.
Kafanı kaldıramıyorsun.
Bu durumu yaşamakta olduğumuz dönemde çok daha fazla hissediyorum.
İçinde Tayyip Erdoğan geçmeyen bir yazı...
Mümkün değil, olamıyor.
Çünkü, Türkiye siyaseten öylesine bir alt üst oluşun içinde ki, öylesine ana baba günlerinden geçiyor ki Tayyip Erdoğan’sız bir yazı gerçekten alakasız, okunmazmış gibi geliyor bana...
Çünkü, Tayyip Erdoğan bu memleketin sırtına bir deli gömleği geçirmek için uğraşıyor.
Bu konuda gayet kararlı.
‘Komünist dönemin Doğu Avrupası’nı hatırlatıyor’
Tek adam olmak istiyor.
Yargı kendine tabi olsun istiyor.
Polis kendine tabi olsun istiyor.
Medya kendine tabi olsun istiyor.
İnternet kendine tabi olsun istiyor.
Asker kendine tabi olsun istiyor.
Farklı ses duymak istemiyor.
Farklı sesleri, eleştirel sesleri ya da kendisine dönük muhalefeti darbe teşebbüsü diye, darbe diye, komplodiye, dış güçlerin tezgahı diye susturmak istiyor.
Tıpkı Soğuk Savaş dönemindeki gibi.
O zamanlar da komünist diye, bölücü diye, irticacı diye kolu kanadı kırılırdı demokrasi ve hukukun.
Bugün de paralel devlet bahanesiyle tepeleniyor demokratik hukuk devleti.
Avrupa Birliği Komisyonu’ndan bir yetkilinin deyişiyle:
“Erdoğan’ın tavrı, otoriter liderlerin bütün sorunları yabancı komplolara bağladığı komünist dönemin Doğu Avrupası’nı hatırlatıyor.”
Akıl alır gibi değil.
Bir adım da ‘başbakanın askeri’ için
Tayyip Erdoğan, tek adamlık yolundaki adımlarını atarken, ağzından demokrasi ve hukuk düşmüyor.
Emniyette, poliste cumhuriyet tarihinin en büyük kıyımı yapılıyor.
Yargı, HSYK ile ilgili yeni yasa daha Meclis’teyken, 97 hakim ve savcının yerinin değiştirilmesiyle hallaç pamuğu gibi atılmaya başlanıyor.
Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması yapan savcılar, ellerinden soruşturma dosyaları alınırken görevlerinden de oluyorlar.
Yolsuzluk operasyonu yapmaya kalkışan polisler anında görev yerlerinden uçuruluyorlar.
Yargı bağımsızlığını hiçe sayarak savcı talimatını dinlemeyen polisler yerlerinde kalırken, dinleyenler derhal görevden uzaklaştırılıyorlar.
Mahkemelerden yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarına ilişkin yayın yasağı kararlarıçıkartılıyor.
İnternet özgürlüğü, Meclis’teki yeni yasal düzenlemeyle rafa kaldırılmak isteniyor.
Son olarak, Tayyip Erdoğan imzasıyla TBMM’ye gönderilen kanun tasarısıyla, asker de ‘hukuk’un değil, ‘başbakanın askeri’ haline geliyor.
Taraf’ın dünkü manşetindeki gibi:
“‘Benim askerim’ kanunu geliyor.”
Bir başka deyişle:
‘Askeri vesayet’ yerini adım adım Tayyip Erdoğan’ın ‘sivil vesayeti’ne bırakıyor.
Manzara böyle.
Hakimi, savcıyı kendine tabi kıl.
Emniyeti, polisi kendine tabi kıl.
Askeri kendine tabi kıl.
Sonra da kalk, demokrasi de, hukuk de…
‘Demokrasinin gazozuna ilaç konuyor’
Demokrasi ve hukuku geçin, biraz vicdan sahibi olan kimse yutmaz bu kaba oyunu.
Orhan Kemal Cengiz’in Radikal’deki köşesinde yazdığı gibi:
“1960’lardan, 1970’lerden kalan bir Yeşilçam filmi izler gibiyiz. Hükümet, gazozuna ilaç koyan melek yüzlü bir şeytanın kendisini kötü yola düşürdüğünü söylüyor. Meğer onların hiç ruhları bile duymadan devlet ele geçirilmiş, bütün zemin altlarından kaymış.
(…)
Dünyada hiçbir otoriter, totaliter ve baskıcı rejim bir gecede kurulmadı. Hemen hepsi kademe kademe özgürlükleri yok ettiler ve kuvvetleri tek elde topladılar.
Bunu yaparken de hemen hepsinin bir bahanesi vardı. Kendilerine komplo kurulmuştu; dış güçlerin de içinde bulunduğu kumpas onları alaşağı etmek istemişti. Sonra bütün sesleri kısıp, sadece ulu önderlerinin sesinin duyulacağı bir ülke yarattılar.
Bugün hükümet, HSYK üyelerinin nasıl seçileceğini tartıştırarak dikkat dağıtıyor. Getirdikleri teklifte asıl korkunç olan hükümler görünmez hale geliyor.
(…)
Yani Türkiye’deki bütün hakim ve savcıların kaderine hükmeden bir organın bütün yöneticilerinin kaderi, Adalet Bakanı’nın iki dudağının arasından çıkacak kelimelere kalıyor.
HSYK üyeleri bir anda Adalet Bakanı’nın sekreteri haline geliyorlar.
Yargı üzerinde muazzam ve hiçbir demokratik ülkede hayal edilemeyecek bir vesayet rejimikurulmak isteniyor.
Demokrasinin gazozuna ilaç konuyor ama senarist bizi asıl mağdurun kendisi olduğuna inandırmak istiyor.”
Orhan Kemal’in bu sözlerine başka ne ekleyebilirim ki?..
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024