İbrahim Kahveci
Niye zam yapar satıcılar?
Sürümden kazanmak dururken, zamlı satışı tercih etmenin nedeni nedir?
Şimdi biraz cevap arayalım:
İktisadın çok ama çok basit bazı kuralları vardır.
Mesela fiyatı artan ürüne olan talep azalır. Özellikle ikame ürünlerde fiyatı düşük ürüne yönelik talep kayar. Çok basit ifade edelim mi? Ekmek fiyatı arttığında tüketici pasta alır. (Elbette espri)
Çok satıcı ve çok alıcının olduğu piyasada fiyatı artıran satıcı yerine, fiyatı artırmayan satıcı sürümden kazanma imkanı elde eder. Aslında büyük fırsatçı bunlardır. Rakipleri yok etme hamlesi denir buna.
Piyasa dediğimiz kavramın temelinde rekabet yatar. Rekabet var ise, o piyasada fiyatlar dengeye gelir.
Rekabetin eksik olduğu (Tekel gibi..) piyasada ise devreye zaten ‘Rekabet Kurumu’ girmek durumundadır. Tekel piyasası, yani tek alıcı veya satıcının (hakim alıcı-satıcı) olduğu piyasalardır.
Fakat biz bugün tekel piyasa fiyatlarını bile tartışmıyoruz. Tartıştığımız piyasa tam rekabetçi serbest piyasa fiyatlarıdır.
Zaten tekel piyasa dediğimizde aklımıza ilk olarak en büyük tek olan devlet gelir. Tekel piyasa fiyatları genellikle devletin belirlediği fiyatlardır. Ama her nedense eksik rekabet piyasası fiyatları yerine, tam rekabet piyasası fiyatlarını suçlu ilan ediyoruz.
***
Satıcı neden zam yapar?
İlk akla gelen maliyetlerdir. Zaten fiyatı belirleyen temel unsur da maliyettir. Maliyetin altına düşen fiyatlarda satıcılar piyasadan kademeli olarak çekilir. Ve piyasada arz azalır.
Böylece yeniden fiyatlar yükselir.
Maliyet denilince şu sıralar aklımıza hemen kur (dolar) geliyor. Dolar artışından etkilenmeyen ürünlere neden zam yapılır?
İyi ama maliyet artışı sadece dolar mı? Mesela işi çevirme maliyeti olarak faizler de bir maliyettir. Faiz artışını da maliyet kalemi olarak hesaba almamız gerekiyor. Zaten Sn Cumhurbaşkanı fiyat artışında kurdan ziyade faiz maliyetine dikkate çekmiyor mu? O yüzden faiz artmasın demiyor mu?
İyi ama ben şimdi size bir başka maliyetten bahsedeceğim: Düşük faiz maliyeti...
Bu da nereden mi çıktı? Bakın faiz ile gayrimenkul fiyatları arasında ters işleyen sıkı bir bağ vardır.
Faizler düştükçe gayrimenkul fiyatları artıyor. Artan gayrimenkul fiyatları ise bir perakende satıcısı için kira bedelinin artışı demektir. Kısaca esnafın en büyük maliyeti olan kira giderini düşük faiz artırmaktadır. Bugün İstanbul’da kira-ciro oranı ile kıyasladığınızda, bir çok işyerinde kar hanesi bile boş kalabiliyor.
Zaten inşaatçılara hep söylediğim cümledir. “Sizin sorununuz ya da rakibiniz kredi faizi değildir; inşaatçıların en büyük problemi mevduat faizidir”.
Bakın verileri geçen hafta açıkladım. Düşük faiz döneminde artan nüfusun üç katına yakın yeni konut satışına rağmen ev sahipliği oranı artmamış, tersine kiracı oranı artmış. Yani yeni konutları daha yüksek oranda eskiden parasını faizde tutan kesim almış. Yeni rant faizden konut-kiraya geçmiş.
Maliyet sadece kur-faiz midir?
Mesela taşıma maliyetini de toplam maliyetin içine alarak hesap etmeliyiz. Bir köprüye, bir otoyola ödenen ekstra devlet fiyatları, toplam maliyeti artırmaktadır. Bunu da seçim ertesi yazdığım gıda fiyatlarında net olarak görebiliyoruz. Hazine garantili yeni paralı köprü ve yollar özellikle İstanbul’da tarla-raf fiyat farkını açmıştır.
Ama ben bugün bir başka maliyet konusundan daha bahsedeceğim: Düşen talep maliyeti...
Talep düşünce satış miktarınız azalıyor, ama sabit maliyetler azalmıyor. Mesela sattığınız ürün başına kira gideriniz, personel gideriniz, hatta kendi gideriniz bile artıyor. Eskiden 100 birim mal satarken sabit maliyetler 40 birim olabiliyordu. Ama artık talep düşüyor ve sattığınız ürün 70 birime düşüyor. Ürün başına sabit maliyetiniz bu sefer yüzde 40’dan yüzde 57’ye çıkıyor. Hiç mal maliyetiniz artmamış olsa bile, düşen talep nedeniyle ürün başı maliyetiniz artık artmıştır.
***
Kısacası sanal düşmanlardan biri haline getirdiğimiz serbest piyasayı bile topluma günah keçisi olarak sunmaya çalışıyoruz.
Ahmet Taşgetiren’in bir yazısı vardı: “Bize düşman lazım” diyordu.
Galiba bu konuda sınır tanımaz hale geldik.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026