İbrahim Karagül
Afrin operasyonu, Türkiye’nin artık hiçbir tehdidi “içeride” karşılamayacağının ilanıdır. Bu, yeni bir durumdur; yeni bir devlet aklı, yeni bölge algısı, yeni bir küresel güç inşası girişimidir. Bu; Türkiye için tehdidin aslında hep dışarıdan geldiğinin, dış kaynaklı olduğunun, bu yüzden de savunmanın veya taarruzun bundan sonra dışarıdaki tehdide karşı yapılacağının güçlü göstergesidir.
Afrin’de PKK/PYD varlığı temizleniyor olsa da, operasyonun niteliği, aslında çokuluslu bir işgale karşı kararlı bir savunma halidir. Türkiye, ister örgütler üzerinden gelsin, ister bu örgütlerin arkasındaki güçlerden gelsin, artık hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğini, müsamaha etmeyeceğini, en temel reaksiyon neyse göstereceğini, onlarca yıldır kendisine yöneltilen tehdit türlerini kökten değiştirecek yeni bir dönem başlattığını ilan etmektedir.
İçeriden çökertme, çevreleyip durdurmadönemi kapanmıştır!
Bu ilan, sadece içeride ve çevremizdeki terör gruplarına değil, dünyanın tamamınadır. Türkiye’yi içeriden çökertecek senaryolara umut bağlayan çevremizdeki bazı ülkeleredir. Türkiye’yi küçültmeye, sindirmeye ve teslim almaya çalışan ve bu yönde terör, ekonomik ve siyasi kriz dahil her türlü yöntemi kullanan Batı’nın ve Doğu’nun merkez ülkelerinedir. Türkiye’yi geleceğin küresel sistem inşasının dışında tutmaya çalışan, tarih dışına itmeye çalışan bütün güçleredir.
Artık “içeriden operasyon” dönemi bitmiştir. “Çevreleyerek” köşeye sıkıştırma yöntemlerine karşı yüzyılların siyasi aklı ve birikimiharekete geçmiştir. Bizi Selçuklu yapan, bizi Osmanlı yapan, bizi paramparça edilen coğrafyamızda yeniden ayağa kaldıran genetikharekete geçirilmiştir. İşte biz buna “yeni yükseliş dönemi” diyoruz.
Bu, yüzyıllık hesaplaşmadır: Batı’nın ülkeleri parçalamastratejisi çökertilmiştir
Tarihin döndüğünü, yeni bir güç haritasının oluştuğunu, coğrafyanın yeniden biçimlendiğini, dünya genelinde üst iktidar alanının kökünden sarsıldığını, ABD ya da Batı’nın tek yanlı hükümranlığının sona erdiğini, “yıldızlaşan güçler/ülkeler” döneminin başladığını, Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bizi rehin tutan vesayet zincirlerinin kırıldığını, milletimizin özgür ruhunun yeniden canlandığını ve kendine geldiğini, işte bu küresel konjonktürle bu coğrafyadaki bin yıllık tarih yapıcı genetiğin örtüştüğünü artık biliyoruz.
İçeriden siyasi entrikalarla, kimlik ayrışmalarıyla, çevreden terör kuşağı planlarıyla, daha dışarıdan bu ülkeyi küçültme planlarıyla hesaplaşma dönemi başlamıştır. Bu, yüzyıllık hesaplaşmadır. Bu, yüz yıl önce kaybettiklerimizden sonra yeniden diriliş döneminin başlangıcıdır. Bu, sadece Türkiye’yi değil, coğrafyayı da kurtarma iradesinin harekete geçmesidir.
Bu, Batı’nın nüfuz alanlarını daraltarak, yerli, bizden bir eksenin, direnç hattının kurulması demektir. Bu, Osmanlı’nın yıkılışı ile zirveye vuran, 20. Yüzyıl boyunca da devam eden parçalanma, ayrışma, bölünmeye dair Batı’nın kadim planının tersyüz edilmesidir, bitişidir.
Biz de kendi haritamızı masaya koyarız böyle!
Onlar yeni Ortadoğu için harita taslakları hazırlarken, Türkiye dahil Müslüman kuşaktaki bütün ülkeler için bölünmüş haritaları servis ederken bizim bütün bunlara meydan okumamız, o harita taslaklarını boşa çıkarmamız, kendi haritalarımızı masaya koymamız, tarihi tersine çevirmemizdir.
Afrin küçük bir yer olabilir ama çok büyük bir hesabın bozulmasıdır. Oradaki zafer, Birinci Dünya Savaşı ve sonrasına dair yıkımlara verilen bir cevaptır. Ve bu cevap bundan sonra hep verilecektir. Afrin’de, Münbiç’te, Fırat’ın doğusunda, hatta İran sınırına kadar, Türkiye’yi tehdit eden ne kadar “dış işgalci unsur” varsa hepsine verilecektir. Dahası asıl cevap onların patronlarına verilecektir.
PKK ve DEAŞ’la değil ABD ile hesaplaşıyoruz
PKK ya da PYD, DEAŞ ya da bir başka örgüt, hepsi ABD-İsrail istilasının uzantılarıdır. Birer dış tehdittir. Ülkelerimize, topraklarımıza, milletimize, şehirlerimize yönelen Batılı istilanın tetikçileridir, aparatlarıdır.
Türkiye, bunlarla mücadele ederken işte bu çokuluslu istila ile mücadele etmektedir. Fırat Kalkanı’nda sadece DEAŞ’la değil, ABD ile mücadele etmiştir. Afrin operasyonunda sadece PKK ile değil yine ABD-İsrail planlarıyla mücadele etmektedir. Hazırladıkları siperler, kullandıkları silahlar ABD malıdır. Edindikleri istihbarat ABD ve İsrail tarafından verilmektedir. Onları yönetenler ABD subaylarıdır. Bizimle savaşan aslında onlardır.
Onların saldırısını beklemeden biz vuruyoruz, mesele budur!
Verdiğimiz mücadele bu yüzden milli mücadeledir, bu yüzden vatan savunmasıdır. Biz bu mücadeleyi vermezsek, biz o işgal aparatlarını temizlemezsek, Akdeniz’den İran sınırına kadar oluşturulan terör kuşağını boşa çıkarıp bir “Türkiye Kalkanı”na çevirmezsek bir adım sonra Anadolu’yu işgale girişeceklerdir. Bunu 15 Temmuz’da denedilerçünkü. O saldırı ile iç savaş çıkartıp bu ülkeyi paramparça edeceklerdi. 15 Temmuz başarılı olsaydı bugün Türkiye’nin sokaklarından kan anıyor olacaktı. Bunu başaramadıkları için güney sınırlarımızda yığınağa başladılar. Saldırıyı oradan yapacaklardı.
İşte şuan Afrin operasyonu ile onlar vurmadan biz vuruyoruz. Saldırmalarını beklemeden biz müdahale ediyoruz. Bu yüzden Afrin’le başlayan ve devam edecek olan operasyonlar zinciri Türkiye’nin geleceğini kurtarmak, çok büyük bir savaşı önlemek, Anadolu içlerinde değil sınırlarımızın dışında hesaplaşmaktır.
Kaybedecekler: Fırtınayı tersine çevirecek, onları şoke edeceğiz
Göreceksiniz, bu savaşı kaybedecekler. İçeriden müdahale edemedikleri Türkiye’yi çevreleyerek dize getirme hesapları da boşa çıkacak. Biz, onları şoke edecek şekilde bu fırtınayı tersine çevireceğiz. Onlar kuşatma hesabı yaparken, kuşatacakları bölgede Türkiye Kalkanı inşa edeceğiz. Kuşatma haritası, savunma hattına dönüşecek.
Bunu yapacağız ve başaracağız. Onlar Anadolu içlerine girmeye çalıştıkça biz coğrafyanın daha derinliklerinde savunma hatları kuracağız. Onları; “Türkiye cephesi” olarak tanımladıkları bölgede avlayacağız.
Tehdidi, tam odak noktasında avlamak!
Türkiye, bütün hesapları gördü, bütün kötülük planlarını okudu, ne yapacağına karar verdi. Bu, böyle devam edecek. Artık içeriye değil dışarıya bakacağız. Tehdidin tam odak noktasına bakacağız. Bizi avlayanları orada avlayacağız.
Çünkü biz, yüzyıllardır bu topraklarda hep böyle yaptık. Böyle varolduk, böyle tarih yaptık, böyle ayakta kaldık, böyle güç kazandık. Bu tarih devam edecek, yeni bir ivmeyle, yükseliş dalgasıyla devam edecek. Bizi küçültmeye çalışanların zayıflamalarını, gerilemelerini, çökmelerini seyrederken yapacağız bunları.
Kudüs’ü savunurken durduğumuz yerdeyiz
Afrin operasyonuna bütün milletimizin çok güçlü destek vermesi neden sizce? Çünkü neyin mücadelesinin verildiğini milletimiz çok iyi biliyor. Sadece terör örgütleriyle değil, patronlarıylahesaplaştığımızı, Türkiye’yi hedef alanlarla mücadele ettiğimizi biliyor.
Bu yüzden yüz yıl önce Kudüs’ü savunurken, Çanakkale’yi savunurken, Gazze’yi savunurken neredeysek, İstiklal Savaşında neredeysek şuan da yine aynı noktadayız. Kavga bu yüzden çok büyüktür. Mücadele bu yüzden tarihsel hesaplaşmadır. Bu çıkış Türkiye’nin yükseliş döneminin en ciddi jeopolitik müdahalesidir. Göreceksiniz, kararlı olduğumuz takdirde, o kuşakta hiçbir güç Türkiye’nin karşısında duramayacaktır. Çok yakında ABD’nin de o bölgede tutunamayacağını, kalmak istemeyeceğini göreceğiz.
Zafere alışın! Nereye kadar gidilecekse, gidilecektir!
Bu, bir savaş değil savunmadır. Bu, Anadolu’yu hedef alanlara karşı o topraklarda savunma hatları kurmaktır. Bu, terör örgütleri üzerinden ülkelerimizi paramparça edenleri, Musul’u enkaza dönüştürenleri durdurmadır, cezalandırmadır. Ve biz bunu durduracağız.
DünküBurseya Dağı’ndaki görüntülere alışın. Daha çok böyle zaferler göreceksiniz. Çünkü çok sabrettik, biz sabrettikçe onlar şımardı. Ama artık o sabır bitti. Artık taarruz dönemi. Nereye kadar gidilecekse gidilecek. Ne kadar sürecekse sürecektir. Akdeniz’den İran sınırına kadar bütün hat temizlenecektir. Artık ok yaydan çıkmıştır, Türkiye harekete geçmiştir.
İçeriden çökertme dönemi bittiği gibi, dışarıdan çevreleme, durdurma dönemi de bitmiştir. Böyle bir dönemde herkes durduğu yeri sabitlesin. Türkiye’nin yanında olmayanlar düşman hattındadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları














































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021