İhsan YILMAZ
İnsan, Gençken “Kullanışlı” Hale Sokulur
9.02.2016
1651
Komplocu kafada olmak ve etrafınızda olan biteni komplo teorileri ile, birilerinin kökeni, ırkı, geni ile, üst akıllarla, her şeye “kadir-i mutlak” dış güçlerle izah etmek ruhsal hastalıktır. Ancak, öte taraftan, hem ülkemizde hem de dünyada istihbarat kuruluşlarının olduğu da bir gerçek. Bu istihbarat kuruluşları hem kendi ülkelerinde hem de başka yerlerde, insanlara ve yönetimlere karşı değişik operasyonlar yaparlar.
Mesela, 1951’de demokratik bir seçimle iktidara gelen İran Başbakanı Musaddık, İngilizlerin elinde olan petrolleri millîleştirince, İngiliz İstihbarat Örgütü MI6’nın talebi ile CIA, İran’da bir darbe organize ederek, secimle gelmiş başbakanı 1953’te devirmiştir. Bu, darbenin 60’ıncı yıldönümünde gizliliği kaldırılan CIA belgelerinde açıkça görülmektedir. Obama da bir kaç kez bu yapılanın yanlışlığı ile ilgili konuşmuştur. Yani, komplo teorileri ile kafayı bozmamak gerekir ama istihbarat örgütlerinin fırsat bulunca operasyon yapacağını da bilmek gerekir.
Türkiye gibi henüz tam anlamı ile gelişmemiş gibi ülkelerin istihbarat örgütleri enerjilerinin çok büyük oranını, kendi halklarına operasyon yapmakla harcarlar. Sistem demokratik olmadığı için hegemonik yapıyı, elitlerin dominasyonunu ve vatandaşın menfaatlerine rağmen yönetimini bu devletler ancak halklarına operasyon çekerek devam ettirirler. Bunu yapmanın pek çok yolu vardır. Mesela, toplumun içinden birilerini gençken seçip bunları farklı ideolojik mahallere yerleştirmek ve sonra da bunlara verilen rolleri oynamalarını söylemek yapılan en yaygın istihbarat operasyonlarından birisidir.
Bu tip kişileri gençken elde etmek kolaydır. Gençken bir suça bulasan kişiye “seni hapisten kurtaracağız ama vatanına milletine hizmete hazır mısın” diyen önemli yetkililere evet demeyecek az kişi çıkar. Mesela, gençken arkadaşlarına uyup tecavüz olayına karışan dindar mahalleden birisi, yaptığının ortaya çıkacağının utancı ile kendisinin elinden tutan devlete güvenecektir. Zaten, istihbarat örgütü de bu kişiyi –eğer kabiliyeti varsa- etkin yerlerdeki kontakları vasıtası ile önemli bir TV programcısı ya da köşe yazarı haline getirmekte hiç zorlanmaz. Daha sonra bu kişi dindar görünmeye devam edip, kendi mahallesine, çaktırmadan operasyon çeker. Memlekette her hegemonik düzen muhalifinin başına bir şeyler gelirken bunlara kozmetik bir kaç dokunuşun dışında hiç bir şey olmaz. Rahat bir yaşam sürerler. Başları ne zaman dara düşse, sorunları bir şekilde çözülür.
Çoğu durumda milliyetçi duyguları dolayısı ile vatan, millet ve devlet denince hipnozlanmış gibi aklını kullanmayı bir kenara bırakan kişilere yanaşır istihbarat kurumları. Arkadaşlarının aşağıladığı kişiler ya da kibirli ve hırslılar, kendilerine kimlik, şahsiyet, önem ve şöhret kazandıracak böyle gizli görevleri severek kabul ederler. Bunu kabul edince parlak olmayan kariyerleri de birden parlatılır, önleri açılır, kitaplar, köşeler, TV programları peşinden gelir.
Bazen, üniversitesini 6-7 yıl geçtiği halde bitiremeyenlere yanaşır istihbarat örgütleri. Elbette, her başarısız öğrenciye bir teklifte bulunmazlar. Liderlik kumaşı olduğunu düşündükleri kişilere yatırım yaparlar. Yatırım denilen şey zaten nerede ise sıfır maliyettir. Kalınan dersler “geçirtilir” ve gerekirse mezun olunmasında, diploma alınmasında “yardımcı” olunur. Bu kişi ileride bir yerlere geldiğinde, bu açığını bilenlere karşı savunmasız olacak ve kontrollerinden çok zor çıkacaktır. Örgüt, satranç tahtasında bu kişiyi kah piyon, kah fil, kah at olarak kullanır. Hem siyah hem beyaz taraftan böyle niceleri vardır.
Bazı kişilerin izah edilemeyen tavırlarını, “acaba” diyerek (ama asla paranoyaya kaçmadan, abartmadan ve delilsiz kimseyi suçlamadan) bir de bu açıdan kendi zihnimizde sorgulamak çok boyutlu analizin bir boyutu olarak faydalı olabilir.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.07.2016
8.02.2016
7.02.2016
3.02.2016
26.06.2016
22.06.2016
18.06.2016
16.06.2016
14.06.2016
12.06.2016