Lale KEMAL
Başbakan Erdoğan, hem Türkiye içindeki reformistler tarafından hem de dış dünyada uzunca süredir sorulan, “AK Parti nereye gidiyor, baskıcı eski Türkiye’ye dönüşte geri dönülemez bir süreç çoktandır başladı mı, Türkiye dünyada kaybolmakta olan prestijini onarma yoluna gidecek mi,” gibisinden pek çok sorunun ciddi şekilde tartışıldığı ve kaygıların dile getirildiği bir ortamda çok beklenen demokrasi paketini açıkladı.
Tamam paket, örneğin, Erdoğan’ın açıklamadan önce söylediği ve beklentileri yükselttiği herkesi şaşırtacak cinsten olmadı. Paket ile, örneğin, Kürtlerle barış açılımının önünü daha fazla açacak Avrupa yerel yönetimler özerklik şartına Türkiye’nin getirdiği çekince kaldırılmadı. Kaldı ki, yalnızca Kürt bölgelerini değil tüm Türkiye’yi de rahatlatacak yerinden yönetimin önünü açacak özünde ise demokrasiyi genişletecek bu adıma, ana muhalefet CHP de desteğini ilan etmişti.
Sanki Başbakan, Gezi Parkı’nın barışçıl göstericilerine polisin aşırı güç kullanımını kısmen kabul edercesine, pakette, toplanma özgürlüğüne dair kimi iyileştirmeler yapılacağını ilan etti.
Hafta sonunda İstanbul’da yapılan basına kapalı bir toplantı, Türkiye’nin ulusal çıkarları adına AK Parti’nin acilen eski reformist yıllarına dönmesi gerektiğini de ortaya koyuyordu.
Suzan Sabancı Dinçer’in, kıdemli danışmanları arasında yer aldığı ünlü düşünce kuruluşu İngiliz merkezli Chatham House’un, Sabancı ailesinin sahibi olduğu Akbank ile ortaklaşa düzenlediği bir yuvarlak masa toplantısı vardı bu hafta sonunda İstanbul’da. İki gün süreli toplantıya katılan kimi akademisyen, diplomat ve gazetecinin odaklandığı konu; AK Parti’nin özellikle 2011 Haziran seçimlerinden sonra izleyegeldiği anti-reformist, özellikle Gezi Parkı ile ortaya çıkan baskıcı eğilimleri ve Suriye’deki iç savaşta izlediği mezhepçi ve aşırı dinci grupları destekler şeklinde algılanan politikalarının Türkiye’ye uğratmakta olduğu prestij kaybıydı.
Chatham House toplantısında bir konuşmacı, “Türkiye içe döndü, seçim atmosferinde bu durumu anlayabiliriz. Ancak, hükümetin başta Gezi Parkı olaylarını yönetiş biçiminin anti-demokratikliği ve özelinde yabancı sermaye gruplarını bu olayların ardında olmakla suçlaması, yabancı yatırımcıyı ürküttü. Artık Türkiye, öngörülebilir bir ülke değil. Yabancı yatırımcı mevcut sermayesini Türkiye’den çekmiyor ama bundan sonrası için yatırım yapıp yapmayacağı kararını bekletiyor,” diyerek dış dünyadaki endişeleri dile getiriyordu.
Peki, AK Parti, geçmişteki reformlarının başarısını neye borçluydu? Bu sorunun cevabını ilginçtir, adının açıklanmasını istemeyen bir AK Parti ileri geleni bana şöyle açıklıyordu:
“Türkiye’de çok partili sisteme geçilmesinden sonraki dönemde, ne zaman çoğunluğu teşkil eden muhafazakârlar, reformist liberaller ve Kürtler ittifak içinde oldu, işte o dönemler hükümetleri başarılı kıldı. Nitekim, AK Parti’nin reformları hayata geçirmesindeki başarısında liberal reformistler ve Kürtlerin ittifakı önemli rol oynadı. Biz muhafazakârların yolları bu iki grupla bir süredir ayrılmıştı. Şimdi reformlarımızı hayata geçirmek için reformist liberaller ve Kürtler ile yenden ittifak kurmamız gerekiyor.”
Erdoğan dünkü konuşmasında, “Türkiye artık geri dönülemez bir biçimde demokrasi istikametinde ilerlemektedir,” diyordu. Bu sürecin geri dönülemez olması için AK Parti’nin, reformcu liberaller ve Kürtler ile yeniden kuracağı ittifak önemli rol oynayacak gibi görünüyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016