Lale KEMAL
İspanya’da 40 yıllık diktatör Franco rejiminin ardından demokratik bir ülke inşası çok uzun yıllar aldı. Türkçeye kazandırılan kitabında, İspanya’da sekiz yıl Savunma Bakanlığı yapan Narcis Serra, askerin sivil demokratik denetim altına alınması olan bu sancılı ve zor sürecin nasıl olması gerektiğini anlatır.
Türkiye’de de demokratikleşme adına bir dizi askerî ve sivil reformlar yapıldı ancak bu süreç, 27 Nisan e-muhtırası gibi talihsiz girişimlerle sekteye uğradı. Yargıda, akademik çevrelerde, medyada ve bazı siyasi partilerde halen hâkim olan militarist zihniyet nedeniyle demokratikleşme adına reformlar bir süredir ivme kazanamadı.
Son zamanlarda ise askerin, sivil iradeye itaati anlamında şeklen de olsa bizleri sevindiren gelişmelere tanık oluyoruz. Bu gelişmelerin en yenisi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Başkomutan sıfatıyla ilk kez Genelkurmay Karargâhı’nda 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini kabul etmesi ile oldu. Bugüne kadar, Genelkurmay Başkanları ve Kuvvet Komutanları, bu tebrikleri kabul eder, ülkenin seçilmiş hükümet üyeleri ve Başkomutanı Gül ise sıraya girip, aslında bütün Türkiye’nin olan bu bayramı sanki askerlerin bayramıymış gibi kutlarlardı. Normalleşme adına bir diğer sevindirici gelişme yaşandı ve 5,5 yıl aradan sonra nihayet, hükümete karşı verilen elektronik muhtıra, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden geçtiğimiz günlerde kaldırıldı.
Sorunlu olan konu ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in inisiyatifiyle e-muhtıranın siteden kaldırılmış olması. Zira, askerin sivil denetiminin sağlanması, askerden gelecek inisiyatifle çözülecek bir konu değil. Siyaset kurumunun askerî alanlarda ön alması ve gerekli yasal düzenlemeleri yapması gerekiyor. Hiçbir kurum, elindeki imtiyazlardan kolayına vazgeçmez, vazgeçirecek olan siyaset kurumudur.
Yine de son günlerde sivilleşme ve normalleşme adına yaşanan gelişmeler, olumlu ve toplumu rahatlatıcı nitelikte. Ama içinde, şayet yasal düzenlemeler yapılmazsa geri dönüşüme yol açacak tehlikeleri de barındırıyor. İspanya’dan bir örnek vereyim. Bu ülke önemli ölçüde AB’ye tam üyelik için reformlarını tamamlamış ve birliğe tam girmek üzereyken, bir yüzbaşının başını çektiği 200 kadar isyancı, askerî reformları protesto etmek için 23 Şubat 1981 yılında parlamentoyu bastı. Baskıncıların, demokratik reformların hızına tepkili olan sağcı işbirlikçileri de, askere, topyekûn isyan etme çağrısı yaptılar. Bu eylem bastırıldı ve demokrasi kazandı.
İspanya’dan alacağımız dersler var. Öncelikle, son günlerde yaşanan şeklî bir dizi normalleşme adımlarına kanmamalı ve askerî sonsuza dek kışlasında tutmak için parlamentoyu yasal reformlar yapması için baskı altında tutmalıyız.
Yakınlarda, anayasal suç işledikleri şüphesiyle sanık durumundaki tutuklu generallerin “Haklarını koruyamadığı” gerekçesiyle, üç Kuvvet Komutanı ile birlikte istifa eden Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral Işık Koşaner’in, kendisine ait olduğunu doğruladığı ses kaydındaki itiraflarını hep birlikte okuduk. Hukukçuların da içersinde ciddi suç delili sayılabilecek ifadelerin yer aldığını söyledikleri Koşaner’in itirafları, askerin, siyaset kurumunca denetlenmediği sürece nasıl bir felaketin içine düşebileceğini ve bu durumun ülke çıkarını nasıl zedelemekte olduğunu bize bir kez daha gösterdi.
Nitekim, Koşaner konuşmasının bir yerinde, yasa ve yönetmeliklerin dışında hareket ettiklerini –ki biz zaten öyle olduğunu biliyoruz– itiraf ederken, askere darbe yetkisi veren 35. Madde kalksa da, ülkeyi koruyup kollama görevinin doğal tarihî görevleri olduğunu belirtiyor. Diğer deyişle TSK, varlık nedenini gerekirse darbe yapmayı da içinde barındıran bir yerde konumlandırmayı sürdürüyor. İspanya örneğini yaşamayalım diye rehavete kapılmayalım, yasal düzenlemelere hız verelim diyorum.
Malumunuz, askere göre, bu ülkenin bekçisi onlardır, siviller yeteneksizdir. Askerin sivilleri, yeteneksiz bulduğu ve çoğu zaman aşağıladıkları bu tarihsel önyargılı bakış açısı bana, 2000 yılında Psikiyatri dalında Nobel ödülünü alan Daniel ve Kruger’un geliştirdiği sendromu hatırlattı. Bu sendrom “Kifayetsiz Muhterisler” diye de biliniyor Türkçede. Yetenek eksikliği bulunan kişiler, hatalı kararlar alabilir ama bu yetenek eksiklikleri, hatalarının farkına varmalarını dolayısıyla kabul etmelerini önler. Ne yazık ki bu kişiler, üstünlük duygusuna kapılırlar.
Ancak aynı sendroma göre, eğitilmeleri halinde bu kişiler yetenek eksikliklerinin farkına varabilir ve bunu sonuçta kabul ederler.
Asker üzerinden siyaset yapan siyasi partilere, yepyeni sivil bir anayasa yapımında iktidar ile mutabakat içine girmezlerse Türk ordusuna dolayısıyla Türkiye’ye vermekte oldukları zararın faturasını bu millet onlara sandıkta ödetir. Kifayetsiz Muhterisler sendromunu da detaylı okumalarını tavsiye ederim, askerî reformları yaparken işlerine yarayabilir.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016