Markar ESAYAN
Kutuplaşma meselesinin Türkiye’de kaçınılmaz bir “siyasi aktör” olmasının birçok nedeni var. Bu nedenler tarihsel, politik, ekonomik, sosyolojik ve tüm bunların içinde yuvalanmış işlevsel potansiyeller olarak sıralanabilir.
İlk neden iktidar kavgasında yaşanan güç kaymasına dönük tepki. AK Parti iktidarı ile muhafazakar kesimlerin iktidara ortak olması ne temsil alanlarındaki aktörler ne de o aktörlerin sosyolojik tabanında asla hazmedilmedi.
İktidar kaybına dönük bu hınç, estetik kaygıların veya ambalajlama inceliklerinin dahi önüne geçti. Muhafazakar iktidarın ne pahasına olursa olsun “hal edilmesi” adına önce alışıldık olan “ordu göreve” kanalında ilerlendi. Sivil siyasetin güçlenmesiyle bu mümkün olmayınca, son hal HDP/PKK ve FETÖ çizgisine yaklaşmak oldu.
Diğer temel neden Osmanlı modernleşmesinin halka karşıt bir iktidar biçimi yaratmış olmasıdır. Osmanlı çökerken, Batı medeniyetinin gücü/ihtişamı altında ezilen siyasi/kültürel yeni elitler, adeta gönüllü bir devşirilme sürecinden sonra kendi kültürlerine yabancılaşmış ve hatta düşmanlaşmıştır.
Hem Sultan Abdülhamid’in hallinden sonra Osmanlı’nın son döneminde, hem de Türkiye’nin iki binlere kadarki sürecinde iktidar bu kesimin elinde olmuştur. Haliyle ekonomik, akademik ve kültürel alanlar da kendi özgün dinamiklerinden çok bir iktidar alanı/cephe olarak algılanmıştır. Türkiye’nin geri kalmışlığının en temel nedeni bu iç bölünmenin yıkıcı etkisidir.
Müesses nizam, Batılı devletlerin bir uzantısı olarak Türkiye’yi yönettiğinden dış destek her zaman bu hatta doğru olmuştur. İçerideki iktidar kavgasında seçilmiş ama arzu edilmeyen siyasi aktör karşısında geliştirilen siyaset dışı hal etme pratikleri dış ülkeler tarafından desteklenir ve örgütlenir. Algı yaratma mekanizmaları darbeye meşruiyet üretmek adına hizmete sunulur. İşlenen ağır suçlar Mısır darbesinde olduğu gibi temize çekilir.
O yüzden CHP’nin bugün savrulduğu yeri, ABD’nin YPG’ye silah sevkıyatını, Almanya’nın Türkiye’ye dönük akılalmaz tavırlarını, FETÖ, PKK ortaklamasını garipsemek anlamsızdır.
Burada özellikle AK Parti karşıtı yurtsever vatandaşların fark etmesi gereken yeni durum, Erdoğan’ı hal etmek ile Türkiye’yi parçalama amacının özdeş hale gelmiş olmasıdır. Bunun Erdoğan ve AK Parti’ye mesafeli, önyargılı veya bir hak olarak asla ona oy vermeyecekler için yenilir yutulur bir iddia olmadığının farkındayım.
AK Parti’ye rakip yerli milli etkili saygın bir anamuhalefet partisinin olmaması da burada zorlaştırıcı nedenlerden biri. Ama bu tabloda zaten bu imkansızdır.
Ancak bir Gezi, bir 17/25 Aralık, bir 6/7 Ekim bir 15 Temmuz’un başarılı olması halinde yaşanacakların 27 Mayıs, 21 Mart, 12 Eylül veya 28 Şubat darbelerinden sonrasında yaşananlarla aynı olmayacağını AK Partili olmayan saygıdeğer yurttaşların bilmesi lazım.
Bu “Gelin hep birlikte AK Parti ve Erdoğan’a biat edin” tehdidi değildir. Haşa.
Sadece dönemin dinamiklerini doğru okuma ve CHP’nin millileştirilmesi baskısının yaratılması zorunluluğudur. Ben bu yazıyı yazıyorum ama AK Parti’nin bu kritik farkı AK Partili olmayan kesimlere anlatabilmesi çok zor. O cenah içinde etkin kimselerin elini taşın altına sokması gerekiyor.
Dünya terör örgütleri üzerinden ilan edilmemiş bir savaşın içinde. Ortadoğu’da çizilmek istenen yeni sınırlar içinde ülkemiz de var.
2010 kaset kumpasından beri Türkiye’nin başına gelen olayları, 15 Temmuz’u düşünün ve bu süreçte ülkenin başında Kılıçdaroğlu’nun olduğunu tahayyül edin.
Türkiye’nin başında iyi ki Erdoğan vardı. Ona bugün çok kızanlar ve en azından onların çocukları gelecekte Erdoğan’ı hayırla yâd edecekler.
Ama bugünkü algıların etkisinden çıkmak, en azından ileride yaşanacak mahcubiyeti önleyecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019