Mehmet Ocaktan
Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki kadercilik anlayışı, büyük oranda İslam toplumlarının hayata bakışını belirlemiş ve ne yazık ki çoğu zaman da Müslümanları reel dünyanın dışına itmiştir.
Kader düşüncesinin kökleri Emeviler’e kadar dayanmaktadır. İktidarı zorla gaspeden Emeviler “Şura” prensibini devre dışı bırakarak, kendilerini doğrudan “Allah’ın halifeleri” olarak adlandırmışlardır. Nitekim Muaviye Şam’dan gelen bir Irak heyetine şunları söylemiştir: “Yeryüzü Allah’ındır, ben ise Allah’ın halifesiyim. İnsanlardan aldığım şeyler benim zaten hakkımdır. Almayıp onlara bıraktığım şeyler ise benden onlara bağış sayılır... Bu (saltanat), bize Allah vergisi gelmiş olan bir güçtür.” (Ahmed el-Katip, Demokratik Hilafete Doğru, s.280)
Bu öyle bir kavramdır ki zalim sultanların dayandığı en güçlü argüman, mazlumlar için ise en güvenilir sığınak olmuştur. Maalesef saltanat yönetimlerinin ‘kader’ kavramı üzerinden tahkiminde hadis alimlerinin büyük katkısı vardır.
Gerçi Hz. Ali’nin kader konusundaki görüşleri daha sıhhatlidir. “O, Allah’ın emir ve nehiylerinin konusu olan fiillerde, Allah tarafından önceden belirlenmiş bir hususun olamayacağını, aksi halde, Allah’ın kitap göndermesinin, peygamber göndermesinin, emretmesinin bir anlamı kalmayacağını bildirmiştir.” (Ahmet Akbulut, Kur’an’a Yabancılaşma Süreci, s.23)
Talihsizlik odur ki, sahabe arasındaki iktidar çekişmeleriyle ortaya çıkan tatsız olayların bile “Allah’ın ezeldeki yazgısı”nın sonucu olarak değerlendirilmesi yüzünden İslam toplumlarının geleceği adeta ipotek altına alınmıştır.
Kuşkusuz İslam’ın ilk dönemlerinden bu yana, bütün İslam toplumlarının ‘kaderci’ bir yaklaşım içinde olduğunu söylemek mümkün değildir, ancak güçlü bir damar olarak gelen kader kavramı Müslümanların zihin dünyalarını şekillendirmeye devam etmiştir.
Bugün bile gerek İslam dünyasının geri kalmışlığı, gerekse yaşanan büyük felaketler karşısında Müslümanların “Kadere imanımız tamdır, kaderimiz bu, ezelde yazılmış bir kere elimizden bir şey gelmez” şeklindeki bakış açısının temelinde aynı kaderci zihniyet yapısının izleri bulunmaktadır.
Aslında Müslüman dünyanın bugün içinde bulunduğu perişanlığın da, bilimde, kültürde, sanatta gelişmiş dünyanın gerisinde kalmasında kaderci anlayışın önemli bir payının olduğunu kabul etmek gerekiyor. Çünkü her şeyi ‘kader’e atfederek sorumluluktan kaçmak, aynı zamanda aklı ve özgür düşünceyi devre dışı bırakmak anlamına gelmektedir.
Oysa Kur’an’ın doğrudan muhatabı insan aklıdır. Allah Kur’an’da pek çok ayette insanlardan özgür iradeleriyle ve de akıllarını kullanarak düşünmelerini öğütlemektedir.
“Ey peygamber! Bu Kur’an, insanlar ayetlerini düşünsün, aklı selim sahipleri öğüt alsın diye sana indirdiğimiz feyizli, bereketli bir kitaptır.” (Sad/29)
“Andolsun ki biz düşünüp ibret alsınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik...” (Zümer/ 27-28)
Kur’an’ın akla ve özgür düşünceye bu kadar önem vermesine rağmen, Müslümanların aklı itibarsızlaştırıp teslimiyetçi bir zihniyet yapısı içinde olmalarını anlamak mümkün değildir.
İşte bu anlayış yüzünden, Müslüman dünyada düşünce öcü haline gelmiştir.
Bu yüzden, Müslüman toplumlar denetlenebilir ve hesap verilebilir bir yönetim sistemi inşa edememişlerdir.
Bu yüzden, tıpkı geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi Müslümanlar “fitne-fesat” sopasıyla korkutulup, “ul’ul emre itaat esastır” prensibinin hikmetini bile anlayıp sorgulamadan itaate mecbur kılınmışlardır.
Bu yüzden, deprem gibi büyük bir felakete maruz kalan Müslüman toplumlar “Kaza da, kader de imanımızın gereğidir” cümlesiyle teselli bularak, yöneticilerine neden depreme dayanıklı binalar yapmadıklarını sormayı akıllarından bile geçirmezler. Çünkü geleneksel İslam kültürü kadere inanmayı, itaat etmeyi makbul saymış, eleştiriyi, sorgulamayı fitne-fesat olarak görmüştür.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025