Melih ALTINOK
Uludere konusundaki anlaşılmaz “savunma refleksiyle” ofsayda düşen hükümet muhalefete adeta can suyu verdi.
Hükümetin askerî vesayetle hesaplaşma ve Kürt sorununun çözümü için attığı adımlara şiddetle karşı çıkan ve bunları destekleyenlere “peşkir tutucu” diyecek kadar zıvanadan çıkanlar, adeta “yetmez ama evetçi” oldular.
Dün hızlı gittiği için eleştirdikleri hükümeti şimdi reformun vitesini küçültmekle suçluyorlar.
Ne diyelim, demek muhalefetin aklının başına gelmesi için bile “ilk adımın” hükümetten gelmesi gerekiyormuş.
Neyse, kimsenin niyetini okuyacak falan değiliz.
Barış için adım atanı, bir özeleştiri vermese de yüreklendirmek şart.
Ancak “maddi imkânsızlıkların” esir aldığı alanlardaki kimi çıkışları da “dostlar alışverişte görsün yeter diyerek” karşılamayız.
Yılların siyasi partilerine emeklemeye başladılar diye alkış tutacak hâlimiz de yok ya.
Kaldı ki, toplumun genişçe bir kesiminde çözüm iradesi için ciddi desteğin oluştuğu bir ortamda, varılan noktanın daha gerisinden başlamak anlamına gelecek sade suya tirit önerileri eleştirmek şart.
İçişleri Bakanı’nın destekçisi MHP yönetimi için söyleyecek bir şey yok.
Geriye kalıyor CHP ve BDP.
Bildiğiniz üzere CHP Kürt sorunu için hazırladığı diyalog paketini hükümete götürüyor.
Diyalog paketi diyorum, zira, CHP’nin 10 maddeden oluşan paketinin “Toplumsal mutabakat arama sürecinin işleyişi ve gelişimi belirlenecek” şeklindeki son maddesinin gösterdiği üzere ortada somut bir öneri yok.
Demokratik açılım sürecinin henüz başındayken hükümeti “daha ortada proje yok, açılımın içi boş” diye eleştiren CHP’nin, aradan geçen onca zamana, deneyime rağmen, “hele bir yola çıkalım” şeklinde özetlenebilecek paketindeki tek somut önerisi “komisyon kuralım.” Yani “Arkadaşlar çalışsın.”
Parlamentoyu nasıl bir perspektifle göreve çağırıyorsunuz? Kürt sorununun çözümü noktasında kilit rol oynayan ana muhalefet partisinin resmî söyleminde bir kırılma var mı ki umutlanalım ve destekleyelim?
Örneğin “yalnızca güvenlik sorununa indirgenemez” dediğiniz Kürt sorununu, AK Parti’nin de ötesinde hangi düzelmede tanımlıyorsunuz?
Güvenlikçi politikaların dışındaki sosyal- ekonomik önerileriniz, bu sefer “Kürt gençlerini el sanatlarına yöneltelim, spor yapsınlar dağa çıkmasınlar, eğitim şart, açacaksın Amed’in ortasına iki et balık kurumu”ndan farklı mı?
Umarız “kervan yolda düzülür” demeniz hazırlıklısızlığınızdan, gönülsüzlüğünüzden değil, “açıklığınızdandır”; dikkatle izliyoruz.
BDP’ye gelince. CHP’nin çıkışını önemsediklerini belirten partinin Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da hafta sonu katıldığı bir televizyon programında “AKP isterse PKK ile görüşürüz” dedi.
İnsanın “ister ister” diyesi geliyor. Ya da çözümün önünde engel olarak gördüğünüz AK Parti istemese bile, “biz isteriz” diye haykırıyoruz. Ancak mevzu “görüşmekten” ibaret değil elbette.
Zira “görüşseniz” ne söyleyeceğinizi de merak ediyoruz.
Örneğin bölgenin kalkınması, tarımın patlaması ve işsiz binlerce Kürt gencine ekmek kapısı açacak Silvan Barajı inşaatına niçin engel olduklarını sorabilir misiniz abilere?
Baraj’ın müteahhidinden istenen milyon dolarlık haracı, Kürt halkının refahı ve güvenliği için hangi projede kullanmayı hedeflediklerini de öğrenseniz bizim için.
Kalkınma Bakanlığı’nın bu projesinin “Kürtleri imha planı” olarak görmemelerinin her dilde komik olduğunu ima edebilir misiniz peki?
Görüştüğüm Emniyet kaynakları son birkaç ayda, 80’den fazla “canlı bombayı” yakaladıklarını iddia ediyorlar. O gencecik insanların ve olası kurbanlarının Kürt sorununda diyalogun yolunu nasıl açacağına dair fütürist senaryolarını da merak etmiyor değiliz doğrusu.
CHP’siyle, BDP’siyle ve diğeriyle muhalefetten, Uludere konusundaki bindiği dalı keser tavrı, kürtaj vs. konusundaki yasakçı çıkışıyla hükümetin kendilerine verdiği muhteşem pası gole çevirmek için biraz daha performans bekliyoruz.
O pasa bu kadar sıradan bir gol, inanın yakışmıyor. Zira biz siyasetseverlerin beğeni eşiği son on yılda epeyce yükseldi.
Sabrımız mı, o da tükendi tükenecek.
RT lütfen!
Fazıl Say’ın temsil ettiği “imaj”dan, ilkokul beşinci sınıf düzeyindeki toplumcu gerçekçiliğinden, “giderim bak” atarlanmalarından falan hiç hazzetmiyorum ama...
Meraklanmayın, “görüşlerini ifade etmesi için canımı veririm” falan demeyeceğim. Öyle bir niyetim olsa bu feda eylemini daha çok istediğim şeyler için gerçekleştiririm.
Ancak “Müezzin 22 saniyede okudu aksam ezanini yahu. Prestissimmo con fuco! Ne acelen var? Sevgili? Rakı masası?” türünden twitter mesajları yüzünden hakkında 1,5 yıl ceza istenmesi de akıl alacak gibi değil.
Say hakkında o iddianameyi hazırlayan sayın savcılar ve bunu retweet eden sayın hâkimler, biz eğleniyoruz kendisiyle, ne istiyorsunuz Allah aşkına üç kuruşluk zevkimizden. Bu arada twitter hesabınız var mı? Benim gibi birini bile Fazıl Say’ı savunmak zorunda bıraktınız ya, ne diyeyim, hakikaten “takibi” hak diyorsunuz. RT lütfen!
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019