Mesut YEĞEN
PKK/TAK tarafından gerçekleştirilen ve onlarca Ankaralının hayatına mal olan vahşet bir zamandır memleketçe eşiğinde durduğumuz cinnet haline geçişimizi kolaylaştıracağa benziyor. Ankara katliamıyla birlikte, hem siyasetin temel aktörleri hem de kamuoyunun büyük kısmı “PKK, Kürd meselesi halledilsin de, nasıl halledilirse halledilsin” fikrine şimdi her zamankinden daha yakın görünüyor. Cinnetin eşiğinden geçmeyi kolaylaştıracak gibi görünen bu fikirden, bu ruh halinden geri dönmek mümkün mü, yazmanın konuşmanın bu işlere bir faydası olur mu, emin değilim, lakin başka çaremiz de var görünmüyor.
Pek zamanı gibi görünmeyebilir ama büyük sorumuz üzerine “Kürd meselesi, PKK işi nasıl halledilebilir” üzerine düşünmeye devam etmek zorundayız. Hem de her zamankinden daha çok. Normatif bir cevap gerektiren “bu iş nasıl halledilmeli” sorusunu geri plana atıp, meselenin tarihini, sosyolojisinive içine yerleştiği bölgesel bağlamı ve aktörlerin neyi yapıp neyi yapamayacaklarını hesaba katarak “bu iş nasıl halledilebilir” sorusunu esas aldığımızda benim gördüğüm üç mümkün cevap, üç muhtemel yol var. Her biri çok maliyetli olabilecek, her biri çok şeyi göze almayı gerektiren üç yol.
İlk yol şimdi içinde olunan yolu derinleştirmek. Kürd meselesini, PKK işini ‘asayiş/terör’ meselesine eşitleyip, yapılmakta olanı daha etkili bir biçimde yapmaya çalışmak; Sur’da Cizre’de yapılanı, Yüksekova’da, Nusaybin’de yaparak devam etmek. Nitekim, Sur’da ve Cizre’de alınan sonuç bu yolda devam etmeyi teşvik edecek görünüyor, en azından bir süre daha. Şehirlerin PKK’den arındırılması işi genel bir Kürd isyanına yol vermeden becerilmiş göründüğünden, bu yolda devam edip sonuç alınabilir, PKK’nin son kalkışması bastırılabilir görünüyor. Lakin, şu an için çalışabilir gibi görünen bu yolun riskleri de, maliyeti de büyük olabilir, bu da ortada. Şehirlerin arındırılması işi genel bir Kürd isyanına yol açmamış olmakla birlikte, Kürdlerin genel bir onayıyla yapılmış da değil, bu belli. Kamuoyu yoklamaları HDP’nin siyasi desteğinin, gelen haberler de Kürd gençlerinin PKK ya da YPS’ye katılımının devam ettiğine işaret ediyor. Bu hal, çalışabilir gibi görünen bu birinci yolun büyük riskinin ne olduğunu gösteriyor: Bastırılanın geri dönüşü. Kürd meselesinin Kürd isyanlarının bastırılmasına, PKK’nin de geride kalan otuz senede aldığı birkaç büyük yenilgiye rağmen geri döndüğünü hesaba katacak olursak, bugün çalışabilir gibi görünen bu ilk yolun büyük riskinin ne olduğunu anlarız: Kürd meselesinin eskisinden daha zorlayacak bir biçimde geri dönüşü.
İkinci muhtemel yol da kısa bir süre de olsa denenen ama sonuç alınmadan bitirilen yol, müzakere yolu. PKK’nin Türkiye ayağının silahsızlandırılmasını mümkün kılacak kadar bir reformun ne olacağının saptanmasına dayalı bu yol, geride kalan bir kaç yılda denendi malum, lakin akim kaldı. Türkiye’yi içine yuvarlanması muhtemel bir cinnet halinden geride tutabilecek olması hasebiyle çekici görünen bu yolun da maliyeti yok değil: Kürd meselesini, silahsızlanma işini, PKK çizgisini konsolide ederek halletmiş olmak.
İkinci yolun ürettiği bu riskten kaçınmak istendiğinde girilebilecek bir üçüncü yol var: Kürd meselesi dairesinde hareket eden ve PKK’ye müzahir Kürdlerce taşınan talepleri PKK’yle müzakere etmeden karşılamak. Diğer bir deyişle, Kürdçe eğitim, yerel demokrasi ve PKK’ye siyaset yolunu PKK ya da HDP’yle müzakere etmeden açmak. Gerek Türkiye siyasetinde bu türden ‘büyük reformlar’ gerektiren bir kararı alabilmenin neredeyse imkansız oluşu gerekse de bu türden büyük reformlar yapıldığında bile PKK’nin silahsızlanmasının garanti edilemeyecek oluşu ise bu üçüncü yolun ilk akla gelen riskleri.
Kürd meselesinin, PKK işinin halledilmesinde peşine düşülebilecek ana patikalar bunlar. Normatif olarak bu iş nasıl halledilmeli sorusunun cazibesinden sıyrılıp bakıldığında, herkes için en az maliyetli yol elbette ikinci yol, müzakere yolu olacağa benziyor. Bu ikinci yolun muhtemel maliyetlerini de müzakere ederek müzakerelere dönmek belli ki en aklı selim yol. Pek ihtimal dahilinde görünmese de...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025