Mümtazer TÜRKÖNE
MHP’nin “çatı aday” arayışı gerçekçi mi? Çatı’nın tutması için sağlam bir temele dayanması lâzım. Erdoğan karşısında, muhalefet cazip bir alternatif oluşturabilir mi? “Temel” dediğimiz siyasetin maddi şartları, yerleşmiş gelenekleri ve seçmeninden liderine kadar karar verenlerin sebepleri. Temel sağlam mı? Cevabı, siyasetin esbabı kadar sağlam bir Temel fıkrası ile verelim:
Temel cüzdanını çaldırmış. “Hırsızın elini cebine soktuğunu nasıl fark etmedin mi?” diye sormuşlar. Temel’in mazereti: “Ula nerden pileydum da, pir elin cebume cirdiğini farkettum ama çendi elum miydi, değil miydi onu farkedemedum.”
Bu “Temel” üzerine oluşturacağınız “Çatı”adan alacağınız verimi, Muharrem Yılmaz’ın TÜSİAD başkanlığından istifasına bakarak tahmin edebilirsiniz. Temel’in cüzdanına uzanan el kimin eli? Hükümet, muhaliflerine “devlet terörü” uyguluyor. Geçmişte faili meçhul cinayetlerle, yani silahla siyaset tanzim edilir, muhalefet susturulurdu. Şimdi aynı amaç için silah yerine ekonomik araçlar kullanılıyor. Bugünlerin en etkili siyasî dinamikleri, devletin elindeki ekonomik terör araçları. HSYK Kanunu’na itiraz eden “Zenginler Kulübü”nün başkanı önce “vatan haini” ilan ediliyor; sonra -süt ürünleri üreten- bu işadamının anasından emdiği süt vergi denetimleri, kredi baskısı ve devlet gücü ile fitil fitil burnundan getiriliyor. Hükümet’in emrindeki medya, şirketin itibarını düşürecek, serbest rekabeti yok edecek sistematik bir karalama kampanyası yürütüyor. Derdinizi kime anlatacaksınız? Hangisi daha etkili: Silahlı devlet terörü mü, yoksa ekonomik devlet terörü mü? Kanın hesabı olmaz; ama ticaret hesap işi. Türkiye’nin en güçlü adamlarından biri, şirketini kurtarmak için Hükümet’e teslim bayrağı çekerken, cüzdanını çaldıran Temel’in kafası karışmış çok mu?
“Çatı hesabı”, siyasî hesaba uymuyor. Siyasette iki ile ikinin toplamı genel olarak dörtten az, istisnaî olarak dörtten fazla eder; ama dört ettiği bugüne kadar görülmemiştir. 1 Haziran’da tekrarlanan yerel seçimlerde, temel siyasî dinamikleri temsil eden il Yalova idi. Bu seçimleri normal şartlarda ikinci tur seçim olarak yorumlamak doğru olur. Seçmen doğal olarak, boşa oy vermemek için iptal edilen seçim sonuçlarına bakarak iki parti arasında kutuplaştı. Yalova’da her iki partinin de oylarını birbirine yakın oranlarda artırması, iktidara karşı bir muhalefet bloku oluşamayacağını gösteriyor. MHP seçmeni, CHP ile AK Parti arasında ikinci tercihe zorlandığı zaman tam ortadan ikiye bölünüyor. Bu yüzden Erdoğan karşısında % 55’lik blok oluşturma planı işleyecek gibi görünmüyor. İkinci tura kalma ihtimali yüksek görünen CHP’nin HDP seçmenine sıcak gelecek adayına MHP’lilerin yarısı, CHP’nin MHP’li seçmene yakın duran adayına ise HDP’lilerin tamamı Erdoğan’a oy vererek tepki gösterecek. Safkan CHP’li bir adayın ise peşinen kazanma şansı olmayacak.
“Çatı adayı”nın ikinci açmazı, tam da Erdoğan’ın aradığı türden bir kutuplaşmayı kurumlaştırması. Bir tarafta temeli olmayan bir çatı; öbür tarafta tek başına herkese meydan okuyan bir lider. Cüzdana uzanan el kimin?
Çatı adayının çok daha derin bir çelişkisi var. Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı sorusunun siyasetteki karşılığı o kadar belirgin değil. Kişilerin halk nezdinde bir sembol olarak tekabül ettiği somut gerçeklikler var. Erdoğan olursa, iktidar denkleminin nasıl çözüleceği, ve yakın geleceğin nasıl şekilleneceği aşağı yukarı belli. Peki ya çatı adayı kazanırsa? Bu ihtimale dayanarak bir gelecek öngörmek ve hesap yapmak mümkün mü? “Çatı adayı” formülü, özünde “Erdoğan’a kaybettirmek”le sınırlı bir strateji. Siyasetin, dolayısıyla ülkenin istikrarı için bir çözümü var mı?
Tam tersine, Hükümet’in ekonomik terörüne karşı Muhalefet’in oluşmasına teşebbüs ettiği bir direnç hattı görünüyor mu?
İstikrarı koruma gücüne sahip bir isim dışında, temelsiz çatı formülü iş görmez. Bunun formülü ise partilerin bir çatı adayında anlaşması değil, cesaretle ortaya çıkan bir adayın çağrısı üzerine bir mutabakatın oluşmasıdır.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İmamoğlu’nun meşruiyet ölçüsü, Suriye ve İran’daki çatışmaları ve bizim geleceğimizi açıklayabilir mi?
16.01.2026 - Suriye: Hem çok yakın, hem çok uzak
13.01.2026 - Siyasetin cinselliği
9.01.2026 - Bölücüler ve Ülkücüler
31.12.2025 - Çözüm Süreci milletin hakemliğinde yürür mü?
30.12.2025 - Sürecin sahipleri, kiracıları
28.12.2025 - Sürecin saplanacağı bataklık
24.12.2025 - Siyasetin cinselliği
23.12.2025 - 299
21.12.2025 - Levent Gültekin vs yargı
21.12.2025
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Mehemmed zaza
Bir dokun bin ah isit derler ya.carpik Bir zihniyetin insanlara cektirdiklerinden minnacik Bir örnek.eline saglik