Murat AKSOY
Darbeler, devlet-toplum ilişkisinde toplumun alanının genişlemesi yani toplumsal taleplerin siyaset yoluyla kısaca toplumun siyasetle ilgilendiği ve onu sahiplendiği dönemlerde olmuştur.
1945’ten sonra başlayan çok partili hayatın bugüne kadar kurumsallaşamamasının tek nedeni var; darbeler. İster 1960, 1971, 1980 açık darbeleri ister 27 Şubat örtük darbesi siyaseti, siyasal alanı yok etmiştir. Bu açıdan geçmişte yapılmış olan açık ve örtülü darbelerin tek hedefi olmuştur, o da toplumsal taleplerin karar süreçleriyle kesiştiği siyaset. Yani darbe, her durumda siyaseti ve toplumsal talepleri temsil eden partileri ve sivil toplumu hedef almıştır.
Türkiye’de geçmişteki tüm darbelerin sorumlusu siyasiler değil, otoriter zihniyete dayanan devlet ve devletin zihniyetini sahiplenmiş sivil ve askeri kurumlardır.
DARBE, TOPLUMA KARŞIDIR
Siyasi alanın bu açıdan kurumsallaşma yoluna girdiği en uzun dönem AKP iktidarında yaşanmıştır. Özellikle partinin ilk iki dönemi bu açıdan önemli. AKP, iktidar olur olmaz devlet içinde başlayan darbe arayışları AKP’ye olan alerjidendir. Nitekim bu darbe girişimleri sonraki yıllarda hukuk karşısında çıkarılmış ancak hukuki ihmaller ve keyfi uygulamalar bu yargılamalara olan inancı da zedelemiştir.
Her şeye rağmen ilk iki döneminde AKP’nin siyasal alanı genişlemiş ve devletin alanı daralmıştır. Ancak bu durum, yeni bir anayasa ile kalıcı hale gelemediği için sürdürülememiştir.
Tercihlerini toplumdan yana kullanan AKP, son döneminde 180 derece dönüş yaparak Eski Türkiye’nin küllerinden Yeni Türkiye’yi yaratıyor! Siyasal ve özel alandaki tüm tasarruflarını toplumsal farklılıklara göre değil, AKP kendi kültürel kimliğine göre yapıyor. Yani AKP’liler dışında herkes öteki ilan edilerek toplum, yukarıdan aşağıya AKP’lileştiriliyor. Doğum şeklinden eğitimin dönüştürülmesine kadar pek çok alandaki değişiklikler bu şekilde ortaya çıkıyor. Aslında bunun anlamı da toplumun devlet imkânlarıyla dönüştürülmesinden başka bir şey değil.
Toplumun bütün bunlara verdiği tepki, bir yönü ile Gezi’dir aslında. Yani, Türkiye’nin AKP’lileştirilmesine verilen karşı bir direniş. AKP, Gezi’yi anlamak yerine “darbe” diyerek bastırmaya çalıştı. İç ve dış düşmanların oyunu diyerek yok sayıldı bir bakıma. 17-25 Aralık iddialarına da aynı karşılığı verdi, “darbe”. Bu iddiaların doğru olup olmadığını sorgulamak yerine soruşturma yapan emniyet mensupları sürüldü, cadı avı başlatıldı.
AKP’nin son dönemdeki en büyük sorunu devletleşmesi ve devleti sahiplenmesi. Devleti sahiplenmek kültürel kimliğiniz ne olursa olsun AKP’yi kaçınılmaz bir otoriterleşmeye savuruyor. Bu yüzden kendisine yönelik her eleştiriyi her muhalefeti darbecilikle suçlama kolaycılığına kaçıyor.
Devleti demokratikleştirme, Türkiye’yi normalleştirme iddiasında olan ve bizim de desteklediğimiz AKP neden böyle oldu?
Neden AKP toplumu değil de AKP’lileri ve devleti savunmaya başladı? Eğer darbe tehlikesi gerçekse toplumu buna ikna etmelidir AKP.
Türkiye’nin daha fazla demokrasi ve siyasete ihtiyacı var. Siyaset, farklı olanla konuşabilme, ortak gelecek kurma iradesi ortaya koyabilme; demokrasi de herkesin düşüncesini özgürce ifade edebilmesidir.
BASIN SUSSADA GERÇEKLER BUHARLAŞMAZ!
Bugün ise tam tersine adım adım daralan özgürlükleri konuşuyoruz. Basını devlet imkânları ile susturmaya çalışan, tehdit eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Bir süre önce ortaya çıkan ve dün gece yapılacağı iddia edilen basına yönelik gözaltı furyası, Türkiye’nin gittiği yeri göstermesi açısından önemlidir.
17-25 Aralık’ın yıldönümünde bunları tartışmanın, konuşmanın önünü kesmek için basına yönelik bu operasyon sadece medyanın susturulması değil, aynı zamanda adı konulmamış ve zamana yayılmış bir darbenin de işaretidir.
Medya mensuplarına yapılması düşünülen operasyon söylentileri karşısında Zaman Gazetesi okuyucularının gösterdikleri tepki, bu açıdan demokratik bir kazanım olarak tarihe geçmiştir. Bu açıdan bu toplumsal duyarlılığı da ister cemaatsel dayanışma ister demokrasi dayanışması olsun takdir etmek gerekiyor.
SAHİDEN DARBECİ KİM?
Medyanın baskı altına alınması ya da susturulması, ne gerçekleri ne iddiaları ortadan kaldırır. Sadece şüpheleri güçlendirir.
Bugün Türkiye, zamana yayılmış bir darbe sürecinin içindedir. Devlet siyaseti adım adım yok ediyor. AKP’liler dışında herkes öteki ilan ediliyor.
Siyasi alanın bizatihi siyaset tarafından yok edildiği bir Türkiye’de açık darbeye gerek yoktur. Çünkü devlet olan AKP, devlet gücüyle adı konulmamış darbe sürecine sokmuştur Türkiye’yi.
http://www.zaman.com.tr/yorum_zamana-yayilan-darbe_2263895.html
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018