Murat BELGE
Yavuz ve Aleviler
4.06.2013
3474
Terör Örgütü”, “Teröristbaşı” vb. klişelerden örülü bir dille konuşmaya alışmışken, “barış süreci” adıyla tanınan yeni bir “yol-yordam”ın önünün açılması, Türkiye için önemli bir fırsatın doğabileceğini gösteriyordu. Ama “toplumsal dönüşüm” galiba tahminlerimizin ötesinde güç bir olgu. “Yeni Türkiye” derken kendimizi “en eski” Türkiye’nin ortasında bulduk.
Taksim’den Türkiye’ye yayılan direnişi daha çok konuşacağız. Aslında bu da bir başka “başlangıç” olma potansiyelini taşıyor. Ama birileri “hijack” etmezse...
Bugün, kısa bir sürede önümüze küfeden dökmüşler gibi yığılan yeni gündem maddeleri üstüne yazmak istiyorum. Örneğin yeni köprünün adı ve onun yürürlüğe soktuğu dinamikler. Bu kadim dinamikler “Gezi Parkı” kavgasına benzemiyor. Onun kadar “patlayıcı” değil, ama çok daha “sessiz ve derinden”. Çok daha eski yaralara hiç de hayırhah olmayan bir biçimde müdahale ediyor.
Dolayısıyla, köprüye bu adı verme kararına karşı Alevi kesimin gösterdiği tepkiyi haklı buluyorum. Türkiye’de yaşayan bir Alevi “Yavuz Sultan Selim” adını duyduğu an, içine güzel duygular doğmaz, ruhunda güller açmaz. Bir zaman önce kendisiyle aynı inançları taşıyan ve bu inançları taşıdığı için katledilen otuz, kırk bin insanı hatırlar. O köprüden geçmesi gerekecekse, her geçişinde bunu hatırlayacaktır. Ama yalnız beş yüz yıl önce olmuş bir olayın anısıyla sınırlı kalmayacaktır bu. Çünkü zaten konu bir Çaldıran seferinden ibaret değildir. Arkası gelmiştir. Onun için de Alevi kesim yüzlerce yıldır hayatını güvensizlik ve endişe içinde geçirmiştir. Alevi kişiliğinin bir parçası haline gelmiştir bu endişe.
O köprüden geçerken bir Alevi’nin düşündükleri butarihle de sınırlı kalmayacaktır. Muhtemelen düşünecektir: “İki bin bilmem kaç yılındayız; bu köprü yeni yapıldı; buna bu adı verdiler; bununla bana bir şey mi söylüyorlar? Örneğin, ‘gene yaparız, ha!’ mı demek istiyorlar? Bu kıyımı yapmış bir kişinin adını böyle gözümüze sokmak, masum bir davranış olabilir mi?”
Bir Alevi’nin bu olgu karşısında bunları düşünmesi, akla gelmeyecek bir şey mi? Aslında, düşünmeyeceğini düşünebilir miyiz?
Türkiye’de yaşayan, hele burada siyaset yapan, dolayısıyla insanların nabzını tutan kişilerin, ekiplerin, partilerin bu konular hakkında bilgisi olmadığını aklımızdan geçiremeyiz.
O halde?
O halde yukarıda anlattığım Alevi’nin zihninde kurduğu denklem doğru bir denklem.
Öncelikli sorun, hükümet açısından, sanırım Osmanlı tarihinin rehabilitasyonu. Bir unutturma politikası olduğuna bence haklı olarak inanıyor ve bunu düzeltmeye çalışıyorlar. “Türk Büyükleri” dendi mi, Osmanlı atalarımızın hakkını verelim, diyorlar.
Yavuz da, önemli işler yapmış bir padişah. AKP’nin pek sevdiği “emperyal” gözlükle baktığınızda, Mısır’ın fethi ile devlete 19. yüzyıla kadar devam edecek büyük bir gelir kaynağı kazandırmış adam.
Ama sorun bundan ibaret değil, çünkü o defterde Alevi Kıyımı da yazılı ve bu ülkede milyonlarla Alevi yaşıyor ve aklî yetileri yerinde, bellekleri taze.
“Barış Süreci” demişken, bu toplumun geçmişinde fazla görülmeyen bir siyaset kültürü ve üslûbuna imkân tanımaya hazırlanırken, haydi şu klişeyi de kullanayım, iki kıtayı birbirine bağlayan bir köprü yaparken, o köprünün adıyla bu toplumun iki aslî ögesinin arasını açmanın anlamı nedir? Hikmeti nedir? İsim mi kalmadı?
Yavuz Sultan Selim, Osmanlı toplumuna kalıcı bir biçim vermiş bir padişahtır. Bu, yalnız “Alevi sorunu” çerçevesini içererek onu aşan, daha geniş kapsamlı bir konu. Bu adı vermekte karara varmış olanlar bunları ne kadar enine boyuna düşündüler, bilemiyorum. Aynı zamanda, muhalefet edenlerin bazılarının da bu tarihî gelişmeler hakkında yeterli bilgisi olduğunu sanmıyorum.
Onun için, en az bir yazıda daha, bu konu üstünde durmak istiyorum.
http://www.taraf.com.tr/murat-belge/makale-yavuz-ve-aleviler.htm
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025