Murat BELGE
Not: “Ljubljana’dan cumartesi günü gönderdiğim yazı yerine ulaşmamış. Bunu ancak bugüne yetiştirebildim.”
***
LJUBLJANA- Ljubljana’da katıldığım toplantıdan söz etmiştim, ama daha çok kentle ilgili izlenimlerimi anlatmıştım. Bugün biraz da toplantıyla ilgili şeyler söyleyeyim.
Pek çok ülkeden insan çağırmışlar. Baltık ülkelerinden de, İrlanda’dan da, Malta’dan ve Portekiz’den de konuşmacılar var. Tabii Balkan ülkelerinden gelenler çoğunlukta. Epey uzun süren, günde üç oturum yapılan bir toplantı olduğu için katılımcı sayısı da bir hayli yüksek.
Toplantının başlıca özelliklerinden biri Avrupa Birliği’ne, teorisi ve pratiğiyle, eleştirel yaklaşması. Örneğin benim bulunduğum panelde İsveç’ten gelen bir aktivist hem İsveç’in, hem de Avrupa Birliği’nin “militarist” karakterini öyle bir anlattı ki, bizim AB düşmanı generaller bu konuşmayı dinlese birliğin bizim için çok uygun bir yer olduğuna ikna olabilirlerdi.
Buradan, katılımcıların “sol” karakterine geçeyim. “Arap Baharı” ve onu dünya çapında izleyen protesto hareketleri (burada, Ljubljana’da da bir eylem devam etmekte) konuşanların sık sık göndermede bulunduğu bir konu. Avrupa’nın çeşitli sorunlarının tartışması arasında bu hareketlerin dünyanın geleceği çerçevesinde nasıl bir anlam taşıdığı sorusu da ele alınıyor.
Ama katılımcıların çoğunda görünen bu “sol” karakter yalnız böyle yeni gelişmelerden kaynaklanan bir şey değil. Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana, kapitalizm taraftarlarının, Reagan-Thatcher çizgisini devam ettirenlerin dalga dalga yayılan “zafer” hacalarına karşı bir direniyin biçimlenmeye başladığını hisseder gibi oldum burada. Toplantıda bulunan, çoğu Doğu Avrupa ülkelerinde “sosyalizm” adı verilmiş rejimleri yaşamış ve tanımış olan bu insanların, o rejimleri nostaljiyle anacaklarını hiç sanmıyorum. İlk söyleyecekleri, kendi anladıkları sosyalizmle o rejimlerin arasında herhangi bir ortaklık olmadığı olgusudur sanırım. Ama bütün o saçmalıktan dolayı sosyalizmden vazgeçmenin doğru bir şey olmadığını savunacaklardır.
Aynı zamanda, o saçma sosyalizme karşı zafer kazanmış bu kapitalizmin insanlığa daha insancıl bir gelecek göstermediğinin de farkındalar.
Bir başka önemli özellik, olup bitenleri bir sistematik içinde anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmak. Sözgelişi, burada bir “çevreci” olarak bulunan ve konuşan falanca kişi, bir çevre sorununu yalnızca bir çevre sorunu olarak dile getirmiyor; onunla göç arasında bağ kuruyor; onu kurunca, diyelim Avrupa’nın göçü durdurmak için aldığı tedbirlere geliyor; kısacası, kapitalizmin sisteminin nasıl çalıştığını, böyle bir sistem içinde çalışınca “kriz” dediğimiz olayın bir rastlantı veya bir “kaza” olmadığını vb. anlatıyor.
Bize evsahipliği yapan Barış Kurumu’nu kuranlar, zamanında benim de tanıdığım, ama Slovenya’nın bağımsızlaşmasından bu yana görmediğim (biri epeydir Amerika’ya yerleşmiş) eski Yugoslavya’nın Sloven aydınlarıymış. Herhalde onlardan da kaynaklanan bir “sol” eğilim bu kurumda yerleşmiş gibi. Bunu da bizi ağırlayanlarla konuşup öğrenmeye çalışacağım: nerelerden geliyorlar, bütün bu insanları nasıl bulup çağırmışlar, falan filan?
Evet, ne kadar kalabalık olurlarsa olsunlar, bir özgül toplantının katılımcıları dünyayı temsil edecek değil; onun için, buradan edindiğim izlenimlerle, “İşte, sol yeniden kuruluyor” diye ortalığa atılmam saçmalık olur. Gene de, dünyada bir şeyler olmaya başladı sanırım. Adına “liberal-demokrasi” dedikleri, ama günden güne “liberal” olmaktan da, “demokrasi” olmaktan da uzaklaşan bu hegemonik düzen orasından burasından çatlıyor. Çatlaklardan görünen manzara (“rakipsiz” kalmış kapitalizmin zafer yapan işareti yapma pozu) pek hoş bir manzara değil. Ama sorun onun hoş olmamasıyla çözülmez. Onun yerini almasını istediğimiz şeyin iyi olması ve iyi çalışması gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025