Nabi YAĞCI-Taraf Yazıları
Sevgili dostum Gürbüz Özaltınlı’nın salı günkü Taraf’taki yazısında yaptığı yoruma katılıyorum. Gerçekten de 12 Haziran seçim sonuçları Birinci Cumhuriyet’in çökmekte oluşunun çok güçlü işaretini vermiştir. Birincisi çökmekte ama henüz ikincisi gelmiş değil, bu değişimin sonuçlanması veya taçlanması yeni anayasaya bağlı olacak.
Seçim sonuçları öncelikle, siyasetin parlamento dışına kayacağı korkumu sildi. Bu sonuç, BDP’nin Meclis dışında kalması, MHP’nin barajı geçememesi halinde doğabilirdi. Bunun anlamı gerilimin tehlikeli biçimde tırmanması demekti. Bunun üstüne bir de PKK’nin ateşkesi kaldırmasını ekleyin. Tahminler o ki, bu yeni koşullarda PKK ateşkesi uzatacaktır.
AK Parti müthiş bir başarı hatta zafer kazandı, buna kuşku yok, seçimde tüm diğer siyasetler ona karşıydı ve üç dönem iktidardaki partiydi AKP. Fakat bunun yanı sıra, MHP’yi ve BDP’yi Meclis’ten silme taktiğinin işe yaramadığını da peşin peşin söylemek gerek. Yani, otoriter-milliyetçi söylem ters tepmiştir. Hatta benim tahminim bir iki puan kaybetmesine bile neden oldu. Bunu söylemeliyiz, zira AK Parti’nin bu yanlışını görmesi bundan sonra izleyeceği siyaseti çok ilgilendiriyor.
Fakat buralara takılmamak, genel eğilime bakmak lazım.
Seçim barajına ve AK Parti’nin bu yanlış taktiğine rağmen seçmenlerin yüzde 90’ının siyasi eğilimi TBMM’ye yansıdı. Böylece bu Meclis, eskisine oranla demokratik temsil gücü hayli yükselmiş bir Meclis niteliği kazandı. TBMM üstünde askerî vesayetten de artık söz edilemez. Yeni bir anayasa yapabilme kurucu iradesi de bu yeni dönem TBMM’dedir. Kurucu meclis tartışması da kanımca bitmiştir. Meclis kazandığı demokratik iradeyi kullanarak referanduma sunulmak üzere yeni bir anayasa taslağı üstünde uzlaşabilecek mi o ayrı mesele.
TBMM’nin bu yeni bileşiminin sembolik anlamı önemli.
1946 seçimlerinde meşhur “yeter söz milletindir” tarihî sloganıyla başlayan burjuva demokratik köklü değişim süreci 27 Mayıs ile kesilmiş ve 2000’li yıllara kadar bu kesinti askerî müdahalelerle korunmuş, konserve edilmişti. 2000’li yıllarda ise demokratik değişim süreci 28 Şubat ve sonra da Ergenekon, Balyoz darbe girişimlerine rağmen yeniden güç kazandı. Bir kez daha yinelemek gerek, bu yükselişte en başta İslamcı gelenekten gelerek muhafazakâr-modernist bir siyasi çizgiye oturan AK parti; Kürt özgürlük hareketi (PKK-BDP) ve değişimci demokrat aydınlar, demokratik değişimin troykası veya üç dinamiği olarak etkili oldular. Böylece, son derece gergin, sancılı günlerden geçerek bugünlere gelindi.
Gelinen noktada değişen nedir?
Değişen devlet yapılanmasıdır. Batılı tarihsel sosyolojik modelin dışında gelişmiş ülkeler ve özellikle bizim için, devleti merkeze almadan, salt kapitalizm üzerinden yapılan indirgemeci sınıf analizleri kanımca yanıltıcı sonuçlar verir. Siyasetin merkezinde devlet vardır bizde. Yukarıda sözünü ettiğim süreç içinde değişimle bugün, 1924 Anayasası’yla başlayan devletin yapılanmasında hegemonik bir yer değiştirme olmuştur. İşte 12 Haziran 2011 Genel Seçimi sonuçları değişen bu durumu yansıtmakta. Yani devrimsi değişimi. Ne olmakta?
Devletin milletinden, milletin devletine geçilmekte.
Niye öyle? Birinci nedeni yukarıda söyledim; Yeni Meclis’in hemen hemen Türkiye sosyolojisinin siyasi eğilimlerini yani halkın çoğunluğunun eğilimlerini yansıtıyor olmasıdır. Ulus-devlet modelinde burjuva demokratik köklü değişimin birinci şartı da bu değil miydi?
İkincisi; AK Parti’nin yüzde 50’ye varan ve Türkiye’nin artık kıyılarına da uzanmış olan genişlikte halk desteği almasıdır. Buna rağmen, AK Parti, örneğin Nuray Mert’in dediği gibi “değişimci ama merkez-sağ parti” de değildir. Zira; a) Merkez kaymıştır, değişmiştir; b)AK Parti Türkiye’ye özgü (nev-i şahsına münhasır) bir partidir; c) Salı günkü Taraf’ta Prof. Dr. İhsan Dağı’nın analizine de katılıyorum. 2007 seçimlerinin kriz ortamında yapıldığını ancak bu seçimlerde AK Parti’nin krizsiz, normal bir ortamda büyük başarı kazandığını söyleyen Dağı, “Bu durum AK Parti’nin seçmenle kurduğu ilişkinin artık kurumsallaştığı anlamına geliyor” demiş.
Kısacası, AK Parti devlet partisi oldu ama bu devlet, artık “o” devlet, yani Kemalist laikçi- modernist vesayetçi devlet değil. O devlet çözülmekte. Bu durum değişimin pozitif yönü, ama öte yandan önyargı olarak toplumda da var olan kadim devlet zihniyeti, AK Parti içinde hiç de zayıf bir gelenek sayılmaz. Seçim nutuklarında gördük bunu. Otoriter-milliyetçi devlet reflekslerinin AK Parti’nin yeni siyasetini etkilemeyeceği peşinen söylenemez. Bu noktada gelişmeyi olumlu veya olumsuz yönde etkileyecek bir başka dinamik devreye giriyor. Kürt özgürlük hareketi...
Devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.05.2012
3.05.2012
30.04.2012
28.04.2012
26.04.2012
23.04.2012
21.04.2012
19.04.2012
16.04.2012
14.04.2012