Nadi ÖZTÜFEKÇİ
Olmayanları eleştirmek ve söylenmeyenlere cevap vermek gerçekten ilginç bir tutum...
Önce gerçekte var olmayan senaryolar piyasa ediliyor. Sonra bu ucuz senaryo üzerinden eleştirel analizler yapılıyor. Örneğin HDP'nin Selahattin Demirtaş'ın adaylığını ihanet olarak değerlendiren Ulusalcıların ya da bir takım solcuların var olduğuna dair senaryolar..?
Şimdi mantık var vicdan var; adam hem ulusalcı olacak, hem de HDP'den CHP adayını desteklemesini mi isteyecek? Zaten yok böyle bir şey. Normal'de bir CHP'li Partisinin HDP ile aynı kulvarda olmasını bile istemez.
Ya da belli bir mantık sahibi bir sosyalist HDP ve CHP’nin birlikte hareket edebileceği üzerine hesap bile yapmaz. Herkes bilir ki bu görünüm her iki partinin de tabanında oy kaybına neden olur.
Bugünkü siyasi konjonktürde her üç partinin ayrı ayrı aday göstermesinden daha doğal bir şey yoktu. AKP'yi bir kenara bırakalım, HDP'nin de CHP'nin de ayrı aday göstermesini ihanet olarak değerlendirmek, ayrı birer parti olarak var olmalarını da ihanet olarak değerlendirmekle eş anlamlıdır.
Aynı şekilde CHP'nin Ekmeleddin İhsanoğlu adayına da şaşırmış görünüp "bu kadarı da olmaz" kabilinden eleştirilere de aklım ermiyor.
Bu CHP; Nasyonal Sosyalist, Şovenist, Türkçü olduğu için eleştirdiğimiz, mütedeyyinlere zulüm yaptığından, laikçi olduğundan şikayetçi olduğumuz parti değil miydi? Zaten siyasi varlığına bile tahammül edemediğimiz, tabanının faşist ve çözüm sürecine karşı olan Beyaz Türklerden oluştuğunu düşündüğümüz CHP’den söz etmiyor muyuz?
Yani doğru bir aday çıkarsa desteklenecek miydi? Nasıl bir aday olmalıydı örneğin?
Ulusalcı ve çözüm sürecine karşı bir aday..?
Şu sıralar zımni bir fikirdaşlık yürütülen Süheyl Batum gibi veya onun kafasındaki bir aday desteklenecek miydi?
Peki, -hala hangi mantıkla olduğunu anlayamadığım- HDP'nin adaylık teklifi götürdüğü CHP milletvekili Rıza Türmen, CHP'nin adayı olsaydı destekleyecek miydik? Ya da Rıza Türmen HDP'nin adayı olsaydı geldiği partinin yukarıda sıraladığımız özelliklerinden sıyrılmış mı olacaktı?
CHP’nin bugünkü garabeti; solcusu, sosyalisti, İslamcısı, liberali, Kürt Ulusalcısı, Kürt Demokrat veya Devrimcisi her kesimden gelen, yaygın medyada bolca yer bulan eleştirilerin yönlendirici etkisi sonucudur. Herkes biliyor ki; CHP Cumhurbaşkanı adayını seçerken, olağanüstü sofistike algı operasyonları ve bu sıraladığım kesimlerin bilerek-bilmeyerek katılım ve desteği ile yaratılan İslamcı Atmosfere beklenen tepkiyi vermiştir. Şu günlerde, “her ne şekilde olursa olsun, ama olsun” mantığı ile yaklaşılan çözüm sürecine ters düşmeyen –ya da en azından nötr kalan-, cuma namazı kılan, oruç tutup iftar açan, söylemlerinde sık sık dinsel referansları kullanan, kullanabilen, günün trendlerine uygun bir aday düşündü. Daha doğrusu böyle düşünmeye zorlandı. Ve adayını buldu.
Yani CHP’nin bu “şaşkın ördek hali” ortak bir eserdir. Şimdi kıç üstü dalıyor diye hiç şaşırmayalım. Ya da şaşırmış görünmeyelim.
CHP yukarıda da sıraladığım kesimler tarafından; yeteri kadar emek yanlısı politikalar üretmediği için, antikapitalist ve antiemperyalist bir duruş sergilemediği için, sendikal haklar konusunda, gelir eşitsizliği, iş güvenliği konularında yeterli duyarlılığı göstermediği için eleştirilmedi ki. Tüm Türkiye’ye –hatta tüm Ortadoğu coğrafyasına- çekilen formattan o da nasibini aldı. Hakim rüzgarlar yönünde eğim aldı, biçim gösterdi.
Bence CHP’nin İslamcı aday göstermesine karşı şaşırmış, kızmış rol tavırları bırakıp, o “aaa ne ayıp, bu kadarda olmaz ki” samimiyetsiz hallerinden kurtulup CHP’nin böyle bir aday göstermesinin altında yatan nedenleri, hakim İslamcı atmosferin kendisini araştırıp tartışmaya başlayalım. Bu atmosfer nasıl oluştu, kimler, nasıl ve neden oluşmasına katkıda bulundu? Bütün bunları şapkamızı önümüze koyup tartışalım.
Yıllardır bu devletin asıl mağdurlarının emekçiler yoksullar, solcular, demokratlar, sosyalist ve komünistler değil de mütedeyyinler olduğu o mesnetsiz propagandasına sessiz kalınıp destek verildiğini hatırlayalım.
Bugün Erdoğan’ın “Paralel Yapı” dediği ve devlet içerisinde kendilerine yönelik operasyon yapacağını bas bas bağırdığı, çok değil 3 yıl öncesine kadar ordu içinde Gülen Cemaatine mensup oldukları için soruşturmaya uğradıklarında “başı secdeye değenlere karşı “ yapılan zulüm olarak değerlendirilmesindeki çelişki ne kadar vurgulandı?
Bizzat İslamiyet’in ana felsefesi ve öğretisinden kaynaklanan birçok katliam, baskı ve zorbalıkları “aslında İslamiyet’te…” söylemiyle başlayan cümlelerle, sorunu mecrasından saptırma çabalarına ne kadar duyarsız kalındığını bir düşünelim.
Kemalizm’i eleştirme fırsatını kaçırmamak adına, Laiklik kavramının iğdiş edilmesine verilen zımni desteği geriye dönük bir daha değerlendirelim.
Nevruz meydanlarında “Hz. Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler bugün yeniden harekete geçiyor” söylemlerine alkış tutularak, seçim meydanlarında “melelerin” hutbelerinden medet umup, kutlu doğum haftalarındaki yığınsallık üzerinden siyasi yarışa girilirken bu atmosfere ne kadar katkıda bulunuldu kafa yoralım.
Marksizm’in bile esin kaynağının aslında Hz. Muhammet’in öğretilerine dayandırmaya kalkan yazılara itiraz bile etmeyip, analitik değerlendirmeler kategorisinde ele almanın arkasındaki mantık neydi?
Ülkenin baskın çoğunluğunun Sünni Müslüman olduğu bir ülkede inançlar ve kimlikler üzerinden politika yapmayı demokrasi mücadelesi ile eş tutup, birilerini İslamcılıkla suçlamak ne kadar doğru?
Son olarak Selahattin Demirtaş’ın adaylık konuşmasında ki Kerbela ve İmamı Azam göndermelerindeki o kaygıları bir araştıralım.
Şimdi mantık ve vicdan adına bir düşünelim. Bugün Türkiye’de kim kimi İslamcı diye suçlayabilir? Kimler İslamcı değil ki? Ne yazık ki İslamcılık Türkiye’de hakim atmosfer oldu.
Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da geri dönülmez noktaya doğru gidiyoruz. Yeteri kadar konuşulmuyor, konuşulsa bile samimi ve gerçekçi değerlendirilmeler yapılmıyor ama; Gezi Direnişi’nin temel dinamiğinin bu gidişata –en azından yaşam biçimine sahip çıkma temelinde- bir tepki olduğunu kabul etmemiz gerek.
Oysa bu dinamik ısrarla göz ardı ediliyor.
Halbuki bu dinamik zor da olsa şu an için demokrasi güçleri için önemli bir dinamiktir.
Bu atmosferinin dağıtılmasında önemli bir etmendir.
İşte asıl tartışılması gereken de budur.
Bu İslamcı atmosfer nasıl dağıtılacak, inanç üzerinden yaratılan bu trend nasıl engellenecek?
Ya da şu an olduğu gibi bu hakim trend üzerinden, “benim İslamcım seninkinden daha iyi” yarışması mı yapılacak?
Sadece bu Cumhurbaşkanlığı Seçimi sırasında sınırlı kalmadan bütün bunları tartışmak gerekir. Olabildiğince nesnel ve seçim döneminin pragmatizmine kapılmadan samimi bir şekilde…
Birbirimizi yaftalayıp, karşımızdakileri demokrasi testlerine sokmadan önce kendimiz samimiyet testine sokalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.05.2018
18.04.2018
7.02.2018
9.02.2017
15.02.2017
27.01.2017
22.01.2017
4.02.2016
11.03.2016
20.11.2015