Nuray MERT
Öyle bir hal içindeyiz ki, artık mesele demokrasi, özgürlükler, otoriterlik, başkanlık vs. bile değil! Öyle bir çukura düştük ki artık aklıselim, edep, adap, insanlık, hepsi tedavülden kalktı. Derme, çatma İslamcılık-sağcılıkmilliyetçilik karması bir siyasal ideoloji peşinde ülke yangın yerine döndü. Dahası, söz konusu olan ideoloji bile değil. “Maduriyetin isyanı” sandığımız meğer öfkeye dönmüş bir aşağılık kompleksi, “haysiyetli bir itiraz” sandığımız meğer pespaye bir intikam duygusu imiş. Marazi sandığımız esas, esas sandığımız “riya” imiş. Bilemezdik, insana değer veren kimse bilemezdi. “İnanmasaydınız” diye kimse üste çıkmaya çalışmasın, onların da ne olduğunu biliyoruz. İnsana değer veren, kendi sözüne sahip çıkmakta ne kadar titizlenirse, başkalarının da sözünü de o denli önemser, ciddiye alır, bu saflık değil, ilkesel, ahlaki bir seçimdir. Gerisi, sözünü, kişiliğini ciddiye aldığınız “muhatabınızın”, siyasi değil ahlaki sorunudur.
Nefis meselesi...
Az gittik, uz gittik, anlaşıldı ki “artık muhafazakâr demokratız, özgürlükçüyüz” diyenler meğer sıradan mezhepçi/İslamcı- Türkçü milliyetçi kafadan bir adım öteye gitmemişler. Dahası o bile değilmiş, mesele terbiye edilmemiş bir nefis meselesi imiş. Meğer isyan ve itiraz ettiklerini sandığımız dünyayı, çevreyi çok gözlerinde büyütmüşler, ezikliklerinin asıl sebebi buymuş, öfkelerinin bir türlü dinmemesi bundanmış. Aslında, “Beyaz Türkler” edebiyatının satır altı “beyazlaşma” ihtirası, bu o kadar belli ki, meğer dinmeyen hırçınlıklarının nedeni buymuş. O nedenle, kendini ancak küfürle ifade edebilen, ama “aslında kötü bir insan olmadığı için” eşi dostu kahkahalara boğan, “sohbet ehli” birinin ardından bunca yas tutuluyor. Peki, “kötü insan” kime denir acaba? Ağzı bunca bozuk biri ile şen kahkahalar atmak neyin nesi? Belli ki bunların hiçbir önemi yok, mesele şu: aslında hepsi ağız dolusu küfür etmek isterlermiş, abileri onlar için küfrediyormuş! Onun için abilerini çok seviyor, onunla çok keyifli vakit geçiriyorlarmış. Efendi görünmek için kendilerini çok zorlamışlar, çünkü sahiden efendi/ hanımefendi değilmişler, nezaket, edep, adap katlanmak zorunda kaldıkları bir şeymiş. Onun için yeterince güçlü olduklarında ortaya dökmekte mahsur görmüyorlar.
Kasaba zevki...
İslam adına, Osmanlı medeniyeti adına ortaya dökülen, etrafı kırıp geçirenler, bırakın İslamı, Osmanlı medeniyetini, edepli bir adam/kadın sayılacak meziyetlerden haberleri yok, umurlarında değil. Kendilerini mirasçısı saydıkları medeniyet içinde hiçbir yerlerinin olamayacağının farkında olacak kadar tarih bilgileri, kültürleri, bunları tartacak şahsiyetleri de yok. Tam da bu nedenle, “Osmanlı kültürü” diye kasaba zevkine sarılmaları da şaşırtıcı değil, İslam adına tavşanın suyunun suyunun suyuna talim etmeleri de!
İdeoloji bile değil, işte böyle bir ruh hali, böyle bir zihniyet dünyası bizi yönetiyor, bu zihniyeti otoriter bir sistemle lehimlemeye çalışıyor. Böylesi, tehlikeli bir iflasın ilanı, başka bir şey değil. Geçmişini, kültürel birikimini inkâr edenlerin girdiği çıkmaz yolun sonu, onlara karşı çıkmak adına beslenip büyütülen en bayağısından bir intikam çukuru oldu. Ne tarihi, ne medeniyeti, ne dini? Sonunda geleceğiniz yer, “bizim adımıza söven adam”! “Bir büyük itirazın” dili ağzı bozuk olmaz, sizinki sıradan bir hayıflanmaymış, dışlanmışlıktan, küçümsenmekten haysiyetli bir isyan çıkarmak kim, siz kim? Sizinki, eziklerin sinsiliğine sığınmak, bükemediği eli öpmek, fırsat bulunca öptüğü eli deli gibi bir öfke ile koparmak azmi imiş. Bırakın, beyaz Türkler, siyah Kürtler, Rusya, İran, işinize gelince size dost, gelmeyince düşman ilan ettiğiniz NATO, AB, ABD, velhasıl “yedi düvel düşmanı”, kendinizle uğraşın! Size en büyük düşman kendinizsiniz, başkasına hacet yok!
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024