Nuray MERT
Ne yazık ki, görmezden gelinecek bir konu değil “taziye meselesi”. Doğru, iktidar/ devlet bu konu ve buna benzer konuları öne çıkarıp Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgede estirdiği şiddet politikalarını meşrulaştırıyor, “barış ve müzakere” diyeni “terörist” ilan ediyor. Ama, demokratik siyaset benimsediği (başka türlüsü de zaten mümkün değil) iddia eden ve dahi parlamentoda temsilcileri bulunan bir partinin milletvekilinin, “canlı bomba eylemi” yapmış birinin taziye çadırında ne işi var sahiden? Böylesi bir durumu, “taziye kültürü” ile izah etmek neyin nesi? Bombacının aile, akraba efradının ölenin anababasını ziyaret etmesi başka şey, bir siyasi partinin temsilcilerinin “itibar” göstergesi olan ziyareti başka şey.
Kürt partilerinin, “PKK’ye kesin mesafe koymasının dayatılmasına” karşı çıktık, zira sonuncusu HDP olan partilerin tabanı aynı zamanda PKK sempatizanı idi, bağrı yanıkların isyanı, dağda ölen çocuğu vardı; kurallar, kanunlar çerçevesinde bu gerçeği görmezden gelmek çıkmaz yol idi. Dahası insani değildi, halen de değil. Tam da bu nedenle, Kürt siyasetine demokratik alanda yer açmak çok önemliydi, PKK ile müzakere bu zemini güçlendirecekti, doğrusu ben hâlâ bu konuda ısrarlı olunması gerektiğine inanan biriyim. Ama ben aynı zamanda, hem de İslamcıların televizyonunda Hamas’ın intihar eylemlerine ilkesel olarak karşı çıkmış biriyim. Zamanında, bu ülkede pek çok sempatizanı olan Hamas ve bu eylemlere fetva veren Şeyh Yasin’i eleştirdim.
Samimiyetsizlik...
Her şeyden önce ya demokratik siyasete, bu zeminde mücadeleye inanırsınız, ya da silahlı mücadeleye, isyan/savaş stratejisine. Hepsini bir potada eritemezsiniz, bu çaba sadece ve sadece demokratik iddianızı/ meşruiyetinizi zedeler. Sadece o da değil, “dava”nız ne olursa olsun ona gölge düşürür, özgürlük mücadelenize sempatiyle bakan insanları sizden uzaklaştırır. Dahası, silahlı mücadelenin ve dahi savaşın bile kendi içinde bir hukuku vardır; isyan, başkaldırı başka, canlı bomba “eylem”ler ayrı şeylerdir. Bu ayrımın farkında olmamak bir sorun, farkında olup işi “taziye kültürü” gibi laflarla geçiştirmeye çalışmak daha büyük sorun. Zira, farkında olmayanla konuşmak mümkündür, samimi olmayanla konuşmanın yolu yoktur. En kötüsü samimiyetsizlik, fevkalade “itici”dir, bir siyasi harekete, görüşe, “dava”ya verilebilecek en büyük zarardır.
Nihayet, sorunları, çatışmaları can yanmadan çözmenin yolunu bulmak adına demokratik siyasette ısrar ediyoruz. Bu uğurda, ne kadar “meşru şiddet tekeline” dayandığını iddia ederse etsin, devletin şiddet siyaseti eleştirmekten geri kalmazken, isyanları ne kadar haklı gerekçelere dayanırsa dayansın, Kürt siyasetinin giderek daha fazla şiddet siyasetine bel bağlaması karşısında nasıl susup oturabiliriz? Dahası, Kürt siyasetinin Türkiye’de yürüttüğü savaş/isyan, Suriye’de varlık mücadelesi veren Kürtlerin de meşruiyetine zarar veriyor. Türkiye’de devlet/iktidar, işi bu mecraya sokmak istiyor ve bu yönde çaba gösteriyor diye değil, PYD, IŞİD ile mücadele çerçevesinde meşrulaşırken, Türkiye’de Kürt siyasetinin meşruiyet zedelenmesinin gölgesinin, nihayetinde PYD’yi etkilemesi kaçınılmaz olacağı için.
Çatışmacı siyaset
Diğer taraftan, bırakın Türkiye içinde demokratik siyaset imkânlarının elbirliği ile yok edilmesini, mevcut iktidar/devlet Suriye ile savaşın eşiğine gelmiş durumda. Mevcut iktidar hem içerde, hem dışarda barışçı/uzlaşmacı/müzakereci siyaset yerine çatışmacı siyasette ısrar ettiği için bu noktaya geldik. Kürt siyasetinin içerde yürüttüğü siyaset, iktidarın içerde ve dışarda ilerlediği savaş/ çatışma hattını germek ve meşrulaştırmak dışında bir şeye hizmet etmiyor.
Ben Türkiye’nin ne olursa olsun herhangi bir savaşa girmesine karşıyım, hep karşı oldum. “Ne olursa olsun birlik ve beraberlik içinde olmak” adına sesimi kesecek biri değilim, bu ülkede savaşa hevesli olan varsa, kesinlikle karşı çıkan da var, yani böylesi bir hayat memat meselesinde hepimizin söz hakkı var. Tam da bu nedenle, Kürt siyasetinin savaş/çatışma stratejisine karşı da ses çıkarmak ihtiyacı duyuyorum. Nitekim, bu strateji, karşısındaki devlet/iktidar stratejisini besliyor. Kürtler, hak ve özgürlük mücadelelerinin meşruiyetini yok etme hevesinde olanların onları sürüklediği çıkmaz sokağa koşar adım gidiyor, topyekûn bir felaketin eşiğindeyiz, bu koşullar altında, susma, görmezden gelme hakkımız yok. Umarım, henüz, ses vermenin de bir faydasının olmadığı noktaya gelmemişizdir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024