Nuray MERT
Nerden başlasam, nerede bitirsem bilemiyorum. Dış politika mı, iç politika mı, yoksa tüm bunlar çerçevesinde içine düştüğümüz şu feci hal, şu ahlak zafiyeti mi, hangisi yazılmalı, hangisinden başlamalı?
Dış politikada, Türkiye’nin nasıl bir siyaset izlediği anlaşılır gibi değil artık. Halep’te yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmak mümkün değil, ama sonuçta, yeni müttefikimiz Rusya bu konuda çok farklı şeyler söylüyor, itirazı olan onlar ile konuşsa diyorum. İslamcı kesime göre “İran katliamın sorumlusu”, peki Yemen’de Suudlar onca sivili ve dahi hastaneleri bombalarken neden bu ülke insanlık dramı sorumlusu, kimse Suudi Arabistan elçiliği önünde gösteri yapmadı? Mesele vicdan meselesi ise, nasıl bir vicdan bu?
İnsanlık hali, insan yanılır, siyaset böyledir, hata yapılır, dahası elde olmayan nedenler ile de zora düşülür, ama kim ne konuda yanıldı, dış siyaset nasıl zora düştü muhasebesi yapılmayacak mı? Yapılmayınca, yapılamayınca, Suriye konusu sonuçta, Hüsnü Mahalli’nin gözaltına alınması ile, onun başına patladı. Oysa, İslamcı kesimde büyük laflar edenler Suriye’yi ondan öğrenmişti, Şam’a ilk kez onun çabaları ile ayak basmıştı, o zamanlar “Hüsnü Abi” idi, kendisine yapılan büyük haksızlığı, “Gözaltına alınması kötü ama, Esad da iddia ettiği gibi iyi adam değildi” diye geçiştirenler dahil hepsini, güzel ülkesi Suriye ile o tanıştırmıştı. Türkiye ile Suriye’nin yakınlaşması konusunda gösterdiği çabada niyetinin halis olduğundan kuşkulanmak için ise hiçbir neden yok.
Bu noktada, Aslı Aydıntaşbaş’ın dünkü yazısının sonunda söylediklerine katılmamak elde değil. Tamam mevcut koşullarda medyada barınmak zor zenaat, halden anlıyoruz da, karalama, sindirme kampanyalarına fazladan heveskârlığa ne demeli? Aynı şey, Kürt siyaseti konusunda geçerli, üstelik bu konuda heveskârlığın, ateşe körükle gitmek, ülkede iç savaş körüklemeye kadar varabilecek büyük vebali var. OHAL koşullarında ve mevcut atmosfer içinde, herkesin üzerinde zaten müttefik olduğu “teröre lanet” dışında Kürt meselesine dair tek laf etmek mümkün değil, oysa bu girdaptan çıkışın yolu daha fazla konuşmak, derde deva aramak olmalıydı. Hal böyle iken, zaten öfkeli olan insanlarımızı kışkırtmaktan ve de iktidarın gözüne girme çabasından başka işe yaramayan heveskârlıklara kapılmak hangi insani gerekçe ile açıklanabilir? Bugünlere gelmemizde, ülkesinden, ülkesinde yaşayanlardan ziyade kendi çıkarını düşünmenin/ düşünenlerin büyük rolü oldu, o nedenle mesele sıradan bir korkaklık, bencillik, çıkarcılık meselesi değil, daha vahim bir mesele. Zamanında, iktidar partisinden bir arkadaşıma söylemiştim, “Haysiyetsiz dostunuz olacağına, haysiyetli muhalifiniz olsun”. Haysiyetli insanlardan vatan haini, ülke düşmanı çıkmaz, sorunu yanlış yerde arıyorsunuz.
Muhalifleri, HDP’lileri hapse tıkmakla selamete çıkmayacağız, tam tersine, bu ülkede yaşayan insanlar bu yolla, birbirine daha fazla düşman olacaklar, göz göre göre böyle bir hataya nasıl düşülür, anlamakta zorlanıyorum.
Nihayet “seferberlik ilanı” ve Cumhurbaşkanı’nın vatandaşı terör ile mücadele adına bilgi sağlamaya davet ettiği söylevi, çok tehlikeli bir mecranın önünü açıyor. Normal şartlar altında, zaten bir terör eyleminden haberdar olan vatandaşın bunu gizlemek gibi bir tutumu olamaz, ancak terörle mücadelede istihbarat, devletin güvenlik birimlerinin sorumluluğudur, yoksa iş göze girmek için veya kendi husumetini dolayısı ile birilerini gammazlamaya, jurnalciliğe varır. Böylesi ortamlar tekinsiz ortamlardır, dahası tüm otoriter rejimlerde olduğu gibi toplumsal ahlakı yozlaştırır.
Her vesile ile tarihe müracaat edenler, II. Abdülhamid döneminde jurnalciliğin sonuçlarına baksınlar. Bu dönem sıklıkla resmedildiği gibi tam bir zulüm dönemi değildi, verilen jurnallerin çoğu zaten dikkate alınmıyordu, ama çok ciddi bir toplumsal yozlaşmanın kapısı açılmıştı. Makam almak isteyen, birbirinden intikam almak isteyen işi jurnalciliğe dökmüştü, en kötüsü devletin kurumları zaafa uğramıştı. Bir jurnalci “…efendim ve kulları arasında en müşkül bir cihet vardı ki, o da resmiyet idi, bu resmiyet hamdolsun bütün bütün ortadan kalktı” diye söze başlayıp “…efendimizin kılı kadar değeri olmayan valilerle resmi bırakıp, serbestane teatlı..”lıktan dem vuruyordu (Asaf Tugay, İbret/ Abdülhamid’e verilen Jurnaller ve Jurnalciler, Okat Yayınevi, 54). Devletin valisini aşıp, “efendi”sine doğrudan bağlantı kurma hevesi var ya, işte bu yol açılınca hiçbir kurum, kural, hukuk işlemez; işin kötüsü bu düzenin “efendisi”ne de faydası olmaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları








































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024