Nuray MERT
Barzani ile olmayacağı anlaşılınca, İbadi ziyaret edildi. Başbakan Yıldırım’ın son Bağdat ve Erbil ziyaretinden söz ediyorum. Uzunca bir süredir, genel olarak Irak ve özel olarak PKK konusunda, siyaset Barzani ve Sünni gruplar üzerinden kotarılmaya çalışılıyordu, olmadı, yanlış hesap Bağdat’tan döndü.
2013’te Irak Merkezi yönetimini pas geçip, Kuzey Irak Kürt yönetimi ile enerji anlaşması yapmaya kalkışıldığında, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağı Erbil’e inemeden, Bağdat tarafından havada çevrilip Türkiye’ye dönmüş, ardından Bakan apar topar Bağdat’a gitmek durumunda kalmıştı. Irak merkezi yönetimi ile ilişkiler hep limoni gitti, Irak merkezi yönetiminin mahkûm ettiği Tarık Haşimi’ye kucak açıldı, onun üzerinden Sünni politikalar yürütülmeye çalışıldı, olmadı. Musul’un işgali ardından PKK’nin bölgede öne çıkması üzerine, 2015 Aralık ayında yani bir sene önce, Başika’ya peşmergeleri eğitmek üzere 1200 Türk askerinin intikal ettiği açıklandı, Bağdat ile ilişkiler bir kez daha gerildi. En son ekim ayında Başika krizi tekrar tırmandı, Irak merkezi yönetimi için denilmedik laf kalmadı, Cumhurbaşkanı, İbadi’yi muhatap olarak görmüyor, “Benim kalitemde değil” diyordu. Bakan Ömer Çelik, geride kalmamak için olsa gerek, İbadi’ye yönelik hakarete varan ifadeler kullanıyordu. Başika’da asker bulundurmak milli bir mesele halini aldı. Diğer taraftan, Musul meselesi etrafında Lozan tartışmaya açıldı, Musul’u “geri almak”tan söz eden mi ararsınız, Musul ve Halep’in Türkiye’ye devredilmesini talep eden mi, fırtınalar koparsa kopsundu.
Bölgesel iddiaların peşini bırakmak zorunda kalan iktidar, şimdi öncelikli sorun olarak gördüğü PKK-PYD eksenli siyaset izliyor ve bu çerçevede ilk adım Rusya ile ittifak, sonra da Bağdat ile uzlaşma yoluna gidiyor. Olabilir, tüm ülkeler dış siyaset manevraları yapıyor, dün düşmanı olan ile bugün görüşüyor, bakın baş düşmanlar İran ve ABD bile sonunda anlaşma yoluna gitti. Ama bizim kadar hızlı dönüş yapan azdır herhalde, Halep’e göz diktikten sonra Rusya ile Halep’in tahliyesi işine girişmek, daha dün Musul’u almaktan söz edilirken, şimdi Irak’ın bütünlüğü üzerinde anlaşma yolu tutmak siyaseti bundan sonra nasıl yol alacak merak ediyorum. Asıl önemlisi benim merakım değil elbet. İbadi başta olmak üzere cümle âlem, mecburiyetten, hatta çaresizlikten siyaset değiştirildiğini biliyor. Dahası, yeni öncelikleri PKK-PYD sorunu etrafında belirlenen siyasetin ucunun Türkiye’nin iç siyasetine, iç güvenlik meselesine değdiği biliniyor, hesaplanıyor olsa gerek, bu husus Türkiye için kaçınılmaz olarak ciddi bir zaaf oluşturuyor.
Kürt Barış Süreci, tam da bu nedenle çok önemli idi; sorunların çözümü toplumsal barış ve demokrasi çerçevesinde çözülme yoluna girilmişti ve hem iç siyaset, hem bölgesel siyaset açısından doğrusu bu idi. PKK hedeflediği “halk savaşı”nı gerçekleştiremedi, hendek hamlesi Kürtler nezdinde tepki yarattı, ama kimse kendini kandırmasın, bu ülkede milyonlarca sempatizanı var, hadi seçtikleri siyasetçileri hapse attınız, gerisini ne yapacaksınız? Tam da bu nedenle, bu meseleye artık farklı bakalım, oradan hareketle çözüm arayalım demiştik, iktidar partisi de 2009’dan başlayarak bu yönde adımlar attı. Unutmayalım, çözüm arayışlarını baltalama çabalarının hepsi bugün FETÖ denilen yapıdan geldi ve şimdi kendileri hapiste ama Kürt siyasetinde baltalama çabaları sonuç vermiş vaziyette. Hiç olmazsa olaya bu açıdan bakmak gerekmez mi?
Halihazırda, hem iç politika, hem dış politika bu meseleye kitlenmiş vaziyette, hem Türkiye’nin içerde barış ve demokrasi yolunu tıkıyor, hem dış politikada elini ayağını bağlıyor. Bunları söylemek için hiç de uygun bir zaman ve ortam değil ama, bir kez daha söyleyelim; ne kadar bu “PKK sorunu, Kürt sorunu değil” derseniz deyin, Türkiye’de bir “Kürt sorunu” var ve çaresi ne askeri ve güvenlik politikaları, ne de dışarda yeni ittifaklar aramak.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024