Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
“Yer: Dünya
Ben: Çocuk
Durum: İçinden çıkamıyorum.
Bazı şeyler evrenseldir. Bugün gibi. Bugün Dünya Çocuk Günü.
Ben bir çocuğum ve şimdi neler söyleyeceğimi pek kestiremiyorum.
Kocaman mavi bir bilyeye benzeyen dünyada galiba durum biraz karışık.
Bazı kardeşlerim aç, bazıları hasta, bazıları su bulamıyor ve bazıları bombaları, mermileri çok yakından tanıyor.
Bazıları küçücük kollarına, göğsüne bir mermi parçasını alıp başka bir dünyaya gittiler.
Bunların hepsini biliyorsunuz. Krizleri, yangınları, doğal felaketleri, savaşları, ilaçsızlıkları ve daha birçok şeyi.
Kurumlar var, bütçeler var, söylevler var, yasalar, yönetmelikler, görev tanımları var.
Fakat çocuklar için hayatın her alanında karanlık, sisli, yağmurlu birçok durum devam ediyor.
İlgili kurumların sayısal verileri arasında kaybolan çocukluğu bulmanız, tanımanız zor.
Bunları biliyorsunuz. Bunları artık ben de biliyorum.
Ben de biliyorum, kozmetik ya da savunma/saldırı sanayiine ayrılan paranın küçük bir bölümü ile bütün çocukların doğal, sağlıklı ve iyi bir şekilde yaşamalarının mümkün olduğunu.
Ben de biliyorum, söylenenlerle yapılanlar arasındaki uçurumların sorumluları var.
Ben de biliyorum dünya başka türlü olabilirdi baylar.
Yoksulluğa, şiddete, istismara, adaletsizliğe, ikiyüzlülüğe, çatışmaya önce büyükler teslim oldu.
Çocuklar bu canına yandığım dünyada figüran bile değil.
Onlar bazen şahit, bazen kurban, bazen da seyirci.
Bugün Dünya Çocuk Günü ve ben bir çocuğum.
Bu, anlamsızlığı yüksek dünyada çocuklarla sıfır problem bakışı gündeme gelebilir mi? Sonrasında çocuklar çok boyutlu şiddet sarmallarının ortasındaki çocukluklarından bir kurşun ya da ihmalle değil de güle oynaya ayrılabilir mi?
Evrenselmiş bazı şeyler, bu kesin, bu açık, bu net. Nasıl çıkılır bazı durumların içinden?
Nerden bileyim, ben bir çocuğum. Bir şey öğretmişlerdi bana: Köfte için değil, çocukluk için
SOS! SOS! SOS!”
Bugün Dünya Çocuk Günü, okuduğunuz bu yazıyı, hepimizin dikkatini bu güne ve çocuklara çekebilmek için şair ve yazar Mevlâna İdris Zengin kaleme aldı.
Mevlâna’nın kalemine, yüreğine ve bilincine sağlık..
Aşağıdaki açıklama ise çocuklarımıza okutulan ders kitaplarına, Süryani kardeşlerimizden bir itiraz..
“Biz hain değiliz, ama siz çocuklarınızın okuduğu ders kitaplarına Süryaniler’in hain olduğunu yazmışsınız, çocuklarınıza artık böyle şeyler okutmaktan vazgeçin, eğitim müfredatınızı ırkçı-şoven görüşlerden temizleyin” diyorlar:
“Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 2011 yılında hazırlanan 10. sınıf tarih kitabında Süryani halkına yönelik hakaretlerle dolu bir bölüm yer almaktadır. 65 ve 66. sayfalarda yer alan Süryanilerle ilgili tanımlama tamamıyla önyargılara ve gerçek olmayan tarih bilgisinden yoksun, resmî ideolojinin inkârcı zihniyetini yansıtan siyasi bir yoruma dayanmaktadır.
...Her halka karşı değişik aşağılayıcı tanımlamalarla dıştalayıcı bir psikoloji yaratılmış, insanların beyinleri kirli bilgilerle zehirlenmiştir. Bu çarpık eğitim sistemi sonucunda toplumlar yanlış bilinçlendirilmiş ve değişik kesimlerden birçok insan asimile edilmiştir.
1914 yılında Doğu Süryani (Nasturi)’lere karşı gerçekleştirilen saldırılar ve katliamlar neticesinde onbinlerce insan Urmiye ve çevresine göç ederek hayatlarını kurtarmak için Ruslardan yardım almak zorunda kalmışlardır. Alınan bu yardımlar da Osmanlı İmparatorluğu’na karşı herhangi bir güç ile ittifak kurma ve silahlanma biçiminde değildir. Ki hiç bir yere de saldırmamışlardır. Dolayısıyla, eğitim kitaplarındaki tesbit tamamıyla önyargılı ve gerçek dışıdır. Bunun yanında 1914-1915 Soykırımı da sözde bir soykırım değildir. Yaklaşık yarım milyon insanın hayatını kaybettiği, onbinlercesinin yerini, yurdunu terk ettiği gerçek bir insanlık suçudur. Bunu da yok olan Süryani nüfusu, yerle bir edilen tarihî yerleşim birimleri ve günümüze kadar gelen canlı ve yazılı belgeler ile net bir şekilde görebilmekteyiz. Yine 1924 yılında Hakkâri’de yaşanan katliam, Doğu Süryaniler (Nasturiler)’in devlete karşı yaptıkları bir başkaldırı olarak yazılıp, çizilmesi ve Süryanilerin başka güçlerin işbirlikçisi olarak gösterilmesi hiç bir şekilde doğru değildir. Bunların yanında Süryaniler, Lozan Antlaşması’nın Gayrı-Müslim’lere ilişkin 3. bölümünün 37-45. maddelerinde yer alan haklardan hiçbir şekilde yararlandırılmamışlardır.
...Bizler bu siyaseti kınarken, bu siyasete kaynaklık eden zihniyetin değişmesini, toplumun demokratikleşmesini, halkların birbirine güvenle bakmasını ve herkesin barış içinde yaşamasını istiyoruz. Biliyoruz ki, demokrasinin ve özgürlüğün Türkiye’de gelişmesi için kararlı bir mücadeleye ve toplumun gerçekler hakkında aydınlanmasına büyük bir ihtiyaç vardır. Bunun için Türk aydınlarına, demokrat ve ilerici insanlarına seslenmek istiyoruz; tarih kitaplarında çocuklara, gençlere öğretilen asılsız bilgilerin ortadan kaldırılmasına ve çağdaş, özgür bir düşüncenin egemen olmasına katkıda bulunmak için insani ve evrensel değerlere bağlı bir tavır sergilemenizi bekliyoruz.
Süryani halkı; tarihsel, kültürel değerleri ve anayurduyla, Akkad- Asur- Babil- Kalde- Aram isimleriyle bir bütündür. Mezopotamya toprakları üzerinde binlerce yıl uygarlıklar kurarak, insanlık tarihine büyük katkılar sunarak bugünlere gelmiş bir bütündür. Hiç bir güç; halkımızı değişik isim ve mezheplere bölerek, aşağılayarak, yok sayarak ve birbirine karşı kullanarak başarı elde edemez. Aksine karşısında; halkımızın bu inkarcı politika ve köhnemiş zihniyetlere karşı gösterdiği dirençle karşılaşacaktır..
MUB
Bethnahrin (Mezopotamya) Ulusal Konseyi
Başkanlık Kurulu
Dünya çocuk günü kutlu olsun..”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012