Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Kürt meselesinde sol’un durduğu yerin, PKK’nin şiddetini meşru gösteren bir yer olduğunu ve tartışmaların bu bağlamda geliştiğini düşünüyorum.
Bu anlayışta olanlara bakılırsa, bir çeşit ‘PKK Sosyolojisi’ dediğimiz bir sosyolojik kitle var ve bu kitle koşulların değişmiş olduğuna filan bakmaksızın silahlı mücadele yöntemlerini destekliyor.
Ben böyle düşünmenin ve Kürt meselesine hiç değilse bu aşamadan sonra bu anlayışla bakmanın doğru olmadığını söylüyorum.
Türkiye sosyalist hareketi, işin kolayına kaçmıştır hep ve bu kaçış devam ediyor.
PKK’nin Kürt dinamiği içindeki tarihsel önemine ilişkin bilimsel külliyatın ve savaşın acılarına dair edebiyat-sanat anlatılarının sahibi, bazı istisnalar dışında, sol değildir.
Devletin ‘Kürdoloji’ faaliyetlerine ve bilgisine karşı duran çalışmaların altına imza atanlar genel olarak Türkiyeli muhafazakâr ve sol-liberallerdir.
Kürt meselesine ve PKK’ye merak bu liberallerin yazıları ve kitaplarıyla başlamıştır ve öyle de sürüyor.
Güney Kürdistan olarak adlandırılan bir coğrafyada yirmi yıldır fiili olarak varlığını sürdüren Kürt Federe Bölgesi’ni bir solcunun ziyaret edip de iki satır yazı yazdığına tanık olmadık.
Türk milliyetçilerinin Güney Kürdistan’a beslediği nefret duygularıyla, Türk sol’unun aynı bölgedeki statüye beslediği nefret duyguları arasında bir fark yoktur.
Cumhuriyet paradigması bugün nasıl ki, Dersim’de kırılıyorsa, Kürt halkıyla sol arasındaki paradigmanın kırılacağı yer de hiç kuşkunuz olmasın Güney Kürdistan olacaktır.
Ama benim kişisel olarak, ne solun ne PKK’nin bu paradigmayı kırabileceğine dair bir umudum vardır.
Her türlü solu kazıyın altından Kemalizm ve İttihatçılık çıkar.
Komploculuk çıkar.
Nabi Yağcı gibileri bu anlamda, aslına rücu etmekten başka bir şey yapmıyor aslında.
Ben onun Taraf gazetesinde komiserliğe soyunmak, Ahmet Altan’ın ve başkalarının yazılarına ayar vermeye çalışmak yerine, bu tarihî aşamada bizi solun bu netameli mazisiyle yüzleşmeye davet eden yazılar yazmasını isterdim.
Bu konularda şahsen benim aklımda kalan bir tek satırı yoktur Nabi Yağcı’nın.
Durumu solcularla ve Kürtlerle idare eden yazılar yazmanın zamanı değil, bedelini ödeyerek hakikati konuşmanın zamanıdır.
İşin kolayına kaçmak ve PKK şiddetine insanları sınırsız bir tolerans tanımaya davet eden yazılar yazmak Kürt dostu olmak değildir.
Kürtlerin daha fazla ölerek ve öldürerek kazanacağı bir şey yok. Kürt dostu olmak, her şeyden önce bu gerçeği, Kürt siyasetini elinde bulunduranlara bıkmadan usanmadan söylemekten geçiyor.
Kürt siyasetinde bugün, şiddeti besleyen bir sosyoloji yok, ama bu şiddetin beslendiği, bir ideoloji ve bu ideolojiye sıkıca sarılanların geleceğe dair birtakım korkuları ve endişeleri var.
Öte yandan, yeni Kürt sosyolojisinin oluştuğu şehirler, solun hayal ettiği şehirlerden çok farklıdır.
Kent Meclislerinden, Konseylere, mahalle ve sokak örgütlerine varıncaya kadar tümü de 24 saat faal, yaygın bir örgütlenme ağı bulunuyor.
Öte yandan, idari yapıya bakıyorsunuz, bir şehir için bir zamanlar, her şey demek olan komutanlar ortadan kayboldu, 2011 yılında ordudan firar eden tuğgeneraller var, aynı maziden gelen bazılarının bir kısmı Diyarbakır’da cinayetten hapisteler, yargılanmaları sürüyor.
Yani Kürtler artık “bizim şiddetimizle uğraşmayın, kendi JİTEM’inize bakın” deme hakkına sahip değiller.
Devletin valisi ve Emniyet müdürü dışında atamayla gelen kimse yok. Eskiden de böyle değil miydi diyeceksiniz. Evet öyleydi. Ama eskiden Vali Beyler veya şimdilerde ordusundan firar eden bu tuğgeneraller, ne isterse, Kent Meclislerinde o olurdu, fiili olarak..
Ama şimdi durum bu mu?.
Atanmışların karşısında siyasi bir irade var. BDP istemezse, ilin bütçesi meclisten geçemiyor ve tek kuruş harcanamıyor.
Uzatmayalım, Kürt siyaseti demek, artık o bölgede yeni bir iktidar alanı demek.
Belediyelerin ekonomik hayattaki işleyişi ve ağırlığı oranında, PKK siyasallaşması dediğimiz şeyin, yeni orta sınıfların katılımıyla zenginleşmesi ve büyümesi demek.
PKK’nin asıl sosyolojisini oluşturan savaş mağdurları kitlesi hızla değişiyor.
Bu kitle, ‘etnik talepler peşinde ölen ve öldüren bir kitle’ olmaktan çıkıyor.
Ekonomik olarak ve siyasi olarak.
Kürtlerin bir rüyası vardı eskiden, bizim de milli burjuvazimiz olsaydı diye.
Milli burjuvazi yok bu çağda, ama bizdeki durum biraz tuhaf, her şeye geç kaldığında buna da geç kalırsın ve senin siyasi iktidar alanlarından para kazanan adam, kendini milli burjuva sanır!
Çocuğu Kıbrıs’ta, Bilkent’te, Bilgi’de filan okur.. Yazlığı Çeşme’de, Bodrum’dadır. Çankaya’da evi de bürosu da olsun ister. Güney Kürdistan’da şantiye sahibidir.
Altyapıdır, parktır, bahçedir filan derken, 10 katlı apartmanların inşaat ruhsatını senden alır ve sana da oy vermeye, siyasetini etkilemeye ve hatta içine girmeye başlar.
Kürt siyasetinin etrafında böyle yığınla ‘milli burjuva’ havalarında işadamı var şimdi!
Kurdukları kooperatiflerle, iş alanlarıyla ve şantiyelerle savaş mağdurlarını da, PKK’den onlarca yıl hapis yatan adamı da iş ve ev sahibi yapıyorlar.
Diyeceğim, yeni Kürt sosyolojisi, ölüm ve öldürme zemininde gelişen bir sosyoloji değil.
Bu muazzam değişimi anlamadan ‘Kürt şiddetini ve siyasetini’ alkışlamanın dostluk olmadığını söylüyorum, hepsi bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012