Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Başbakan’ın kalpaklı fotoğrafı siyasi yorumlara neden oldu; yarın fötr şapka giyse ne olur bilemem ama galiba şimdilik İttihatçı bir lider olduğunda karar kılındı.
Kalpaklı Erdoğan fotoğrafını yorumlayanların yalancısıyım ben, onlar bir analiz yapıyor ben de bu analiz doğru çıkarsa Türkiye’de ne olur sorusuna cevap arıyorum.
Cevap ararken de geçmişte kalan İttihatçı dönemin sonuçlarını ve şimdi Silivri’de olan Neo-İttihatçıların iddianamelere geçen amaçlarını ve hedeflerini hatırlıyorum.
Hatırlamakla yetinmeyip bir Ermeni aydınının analizlerine bakıyorum, kalpağı o da yorumlamış şöyle diyor:
“Tayyip Erdoğan’ın psikolojisinin bir sarkaç gibi olduğunu düşünüyorum ben.... devlete yanaştıkça daha Türkleşiyor, devletin kavgalı olduğu alanlarda ise İttihatçılaşıyor. Mesela Kürt meselesinde İttihatçılaşabiliyor, çünkü bir kavga var ve devleti temsil ediyor. Dolayısıyla da Kemalist rejimin Cumhuriyet sonrasındaki ilk dönem tavrına benzer bir tavır sergileyebiliyor.”
Bu analize göre, karşımızda İttihatçılığı elden bırakmayan bir devlet var ve bu devlet Erdoğan’ı kendisine benzetmeye çalışıyor, Erdoğan da halktan aldığı oyların hikmeti sebebini bir yana bırakıp hâlâ İttihatçı olduğu sanılan devlete benzemek için elinden geleni yapıyor.
Erdoğan’ın içinde bir sarkaç var, o sarkaç maazallah gelip İttihatçı yanda durursa “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kuruluş yıllarına dönülebilir”.
Öyle olsa öpüp başımıza koyalım, bence devlet eğer gerçekten İttihatçı karakterini koruyorsa, Erdoğan ve devletin İttihatçılığı biraraya geldiğinde karşılaşacağımız şey Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarındaki tablo değil o dönem İttihatçılığın tasfiye edildiği dönemdir 1915 dönemi tablosudur.
Çünkü bunca olup bitenden sonra İttihatçılığı tatmin edecek olan dönem, İttihatçı kadroların korunduğu ama İttihatçı anlayışın siyasi manada tasfiye edildiği Cumhuriyet sonrası dönem olmaz.
“Kemalist Erdoğan”la bu olabilir, ama “İttihatçı Erdoğan”, Kemalist devletle değil, İttihatçı devletle anlaştığında başka vahim şeyler de olur.
Mesela gerçek bir İttihatçı dönemde, Silivri boşalır, KCK tutukluları serbest bırakılır. (Böylece, Türkiye Barış Meclisinin geçenlerde deklere ettiği talep yerine gelir.)
Esed’le barış ilan edilir, Suriyeli muhalifler kovulur, mülteci kampları dağıtılır, İttihatçı mütefekkirler, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük’e özel bir uçak tahsis edilir, Şam’a oradan da Kandil’e nakilleri sağlanır.
Kürtçe akademik çalışma yapacağım diye çırpınıp duran başta Artuklu Üniversitesi olmak üzere Muş, Dersim, Hakkâri Üniversitelerinin kapısına kilit vurulur.
PKK savaşı hâlâ sürdürmeye devam ederse ya da bölünür de bir taraf savaşa devam ederse ki sanmam İbrahim Şahin ve Mehmet Ağar ne güne duruyor, yeni bir MGK oluşturulur, Arif Doğan’ın tecrübeleri ve Mehmet Ağar’ın hazırlayacağı raporun ışığındaJİTEM ve Susurluk çetesi, yeniden faaliyete geçirilir.
Pamukoğlu Paşa Kandil operasyonunun başına getirilir ve Sri Lanka modelini uygulamak en çok onlara yakışacağı için Neo-İttihatçılar Kürt sorununda Sri Lanka modelini uygulayanlar olarak tarihe geçerler.
Türk ordusu Veli Küçük komutasında, bir şafak vakti Erbil’e girer.
Ordu Kürt parlamentosunu yerle bir ettikten ve Barzanilerin yaşadığı Selahattin’i de haritadan sildikten sonra Musul ve Kerkük’e geçip Türk bayrağını Ninova’nın tepelerine ve Kerkük kalesine diker.
İstanbul’da yaşayan Ermenilerin önde gelen aydınları meçhul bir yolculuğa çıkarılır, sonra da Ermeniler Ermenistan’a, kalan üç bin civarında Süryani de Avrupa’ya yollanır.
Medyada, Tekirdağ’dan başlayıp Musul’a kadar uzanan yeni İttihatçı İmparatorluğu selamlayan yepyeni yazılar okumaya başlarız.
Bu yeni İttihatçı İmparatorluk döneminde, İmparatorluğun sınırları içinde kalan Kürt nüfusun “Demokratik Özerklik” adı altında kime emanet edileceğini varın siz bulun artık.
Ergenekoncuların devleti yönetiminde olduğu yeni bir İttihatçı iktidar bu, ve fazlası demektir, bu iktidarı hayal ederken ne olur diye düşündüm, benim hayal gücüm bu kadar..
Ama bunların hiç biri olmayacak, çünkü ne bu devlet İttihatçı artık, ne geriye dönüş olanaklı, ne de Türkiye toplumunu başarılı bir siyasi liderin ruhunda sallanıp duran sarkaca bakarak anlamak mümkün.
Nasıl ki, Kılıçdaroğlu, yaz aylarında Che baskılı tişörtle, kış aylarında boynunda kırmızı kaşkolle dolaşsa, enternasyonalist solcu olmayacaksa, Erdoğan da fötr şapka giyse Kemalist, kalpak taksa ittihatçı olmaz..
Ama eğer Neo-İttihatçılar başarsaydı, herkesin felaketi olurdu bu.
Bir İttihatçı darbe, çok mu sürerdi az mı sürerdi onu bilemem, ama bu dünyada, bir soykırımı dahi gerçekleştirmek için gerekli olan zaman birkaç haftayı hatta birkaç günü geçmiyor.
Dünya müdahale eder, halk isyan eder filan diye düşünmeyin, Suriye yakılıp yıkılıyor, iki yılda Esed 20 bin kişi öldürdü, hani dünya nerede?
Beğdıl xarab ıl Basra (Basra harap olduktan sonra) dünya müdahale etmiş etmemiş neye yarar?
Türkiye’nin şu son on yılı kendisini solcu sanan Kemalistlerin ve kendisini liberal sanan Kemalist solcuların, kendisini Kürt solcusu ve ulusalcısı sanan İttihatçıların başına bela oldu vesselam..
Erdoğan ve AKP nefreti Saramago’nun “Körlüğü” gibi salgın bir hâle geldi.
Salgına yakalananlar, İttihatçıyı, artık giydiği kalpaktan tanır oldular!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012