Sezin ÖNEY
Aramızda üç bin kilometre vardı.
Ben Budapeşte’de, sağanak yağmurlu bir günde, sakince ev işleri yaparken, Lice’de Kayacık Köyü’nde insanların üzerine ateş açıldı.
18 yaşında, yasal olarak çocukluğu henüz geride bırakan Medeni Yıldırım’ın vurulduğundan, kurşunların ateşlendiği silahlar daha soğumadan benim de haberim oldu.
Medeni’nin kurşunlara hedef olduğu, karakol (pardon devlet diliyle ‘kalekol’) yapımına yönelik protestoda, sekiz kişinin daha nasıl yaralandığını olayları neredeyse ânı ânına takip etmek, “başbelası” Twitter sayesinde mümkündü.
Mesela gazeteci Veysi Polat’ın yeğeni idi Medeni; ama Veysi, yaşadığı kaybın acısını içine kapanıp yaşayamadı; susmak yerine, yazdı, paylaştı ve sayesinde biz de, “karanlıkta” kalmadık.
Diğer bir yeğeni, henüz 20 yaşındaki Ronida Pervane’nin de sırtından vurulduğunu, omzuna isabet eden kurşunlar için ameliyata gireceğini de sıcağı sıcağına duyduk.
Veysi’nin dürüstlüğünü, meslek ahlakını bildiğimizden, “güvenilir, şeffaf” bilgi alan, benim gibi başkaları da, gönülden bağlandı yaşananlara.
Ateş bu kez sadece düştüğü yeri değil, bizi de yaktı.
Veysi, Medeni’nin töreninin yapıldığı günün gecesi;
“Bu gece ilk ayrılık gecesi... Toprağa misafirdir artık Medeni... Anne kuzusuna hasret, yaslar yüreğini boşluğa... Oxir be bra...” yazmıştı.
Saniyeler içinde, ben de üç bin kilometre öteden yazdıklarını okudum; sekiz yaşında oğlum yanımda uyuyordu.
Utandım.
“Kalekolun” adı ayıp
Suyu, altyapı hizmetleri olmayan bir köye, devletin alay eder gibi karakol inşa etmesi, adını da “kalekol” koyması, bunun da savunulması, ayıptır, günahtır.
Ağır silahlarla donanmış özel harekâtçıları, askerleri, orada burada halkın içine yerleştirirseniz, bu kadar acılar yaşanmış yerlerde, kan dökülmesine davetiye çıkarırsınız.
“Elbette kalekol yapılacak” diyen beton devlet kafasındakiler, önce, “benim bir insan olarak vazgeçilmez saydığım hizmetlerden hangileri, Lice ve daha birçok yerde eksik bırakılıyor; devlet, su, kanalizasyon, elektrik gibi benim elzem saydığım ihtiyaçların ne kadarını Türkiye’nin her yerinde karşılamaya çaba gösteriyor” diye bir sorsunlar kendilerine...
Britanya’da polisin çok istisnai durumlar dışında silah taşımasının önündeki “ahlaki engel” ne diye araştırıp soruşturan devlet görevlisi var mı?
Kuzey İrlanda’nın, “silah taşıma hakkı” olan tek polis gücüne sahip olması, orada ne gibi sorunlara yol açtı; hâlâ da açmakta... Peki, bunu samimi bir merakla mesele eden kaç “devlet sözcüsü uzman” var?
“Çözüm”, devletin pençesinde tatlı rehavet içindeki “uzmanlardan”, “görevlilerden” soruluyor; onlar da, “barış” ise vicdanlara emanet olmasın diye kendilerini paralıyorlar.
Evrensel kuraldır, silah elde, belde olunca, ateşlenebilir; PKK çekilirken, “bölge” kademeli olarak toptan silahsızlandırılma yoluna gidilebilirdi.
10 yılı aşkın süredir iktidarda olan AKP’nin, hiç mi il, ilçe teşkilatı yok, olabileceklerden “merkezi” haberdar edip, güvenlik güçlerinin silahlarına hâkim olmasını sağlayabilecek?
Herkesi fişleyen, dosyalayan, dinleyen, ölçen biçen istihbarat var da, insan hayatını kurtarmaya odaklı çalışması hiç mi yok?
Benim gibi insanlar, bunları söyleyince, “bölgenin şartları gözönüne alındığında...” diye başlayan tiradlarla, “naiflikle” suçlanıyor.
“Uyuşturucu meselesi...”
“Yeni karakol yapılmıyor...”
Gene de, Türkiye’de bir sürü insan çile çekerken, benim Budapeşte’de, rahat ve huzur içinde olmaktan duyduğum utancı, utancı, İstanbul’da, İzmir’de duyan birçok insan oldu. Sokaklara döküldüler, itiraz ettiler.
Vicdani utancı ifade etmenin kolay yolu yok; duyduğu hicabı, üzüntüyü iletmenin de...
Gene Liceli Ceylan Önkol’un sırtından vurulmasıyla ilgili yaşananları anımsayalım... “Lice Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2009’da, 12 yaşındaki Ceylan’ın ölümü ile ilgili açılan soruşturmada takipsizlik kararı vermesi gerçekten bizim için ne ifade ediyor? ‘Ya o benim kızım olsaydı’ bencilliği de mi yok içimizde?” diye yazmıştım nisanda.
“Bölgenin özelliği gözönüne alındığında...” denerek, Ceylan’ın vurulmasının sıradanlığından, olağanlığından, beklenebilirliğinden dem vuruluyordu.
En tehlikelisi, riyânın bir devlet kimliği hâline gelmesi.
Ve bu riyânın en beter tezahürü de, daha önce, darbeler dönemi boyunca olduğu gibi, devlet dışı “sivillerden” bir kesimin de, kendi çıkarlarını kollamak, egolarını tatmin etmek için “devletçiklerinin” etrafına bir dokunulmazlık, eleştirilmezlik kozası örmesi.
Hâl böyle olunca ülke çözülür, ama devlet hiçbir sorunu çözemez.
Keşke, nisanda, Ceylan’ın sırtından vurulmasıyla ilgili soruşturmada takipsizlik kararı verilmesi yüksek sesle eleştirilse, “çözüm sürecini baltalıyorsunuz” diye bu kararı sorgulayanlara “düşman” diye saldırılmasaydı...
Belki o zaman, devletin yönetim kademesi, kusurlarından haberdar olur, eksiklerini gidermek için tedbir alır, Medeni’nin ölümüne giden yolun taşlarını döşemezdi.
Gene de, riyâya rağmen barış gelecek; çünkü bu ülkenin “insanlarının” kalbi çok büyük; devlet de, bu insanlara layık olabilmek için değişecek.
Adını kan ve riyâ ile lekeleyenleri, tarih hep utandırır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024