Sezin ÖNEY
AKP’nin tek başına hükümet kuracağını bekliyordum. Oy oranının yüksekliği dışında bir sürpriz yok kanımca; AKP ve dahası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaşamlarının savaşını verdi. Kaybetmeyecek biçimde kendilerini “çelikleyerek” bu seçime gittiler.
Eğri oturup doğru konuşalım.
Bu seçimlerde, muhalefet kendi açısından tarihî bir fırsatı ıskaladı. Ve tarih, 7 Haziran ile verdiği fırsatı da bir daha öyle altın tepside sunmayacak.
Elbette, herkes birbirini, tüm muhalefet partileri birbirlerini ve seçim koşullarını suçlayabilir. Herkes de kendi açısından haklıdır. Ama ortada bir gerçek var; ortaya çıkan çok ağır bir tablodan bahsediyoruz muhalefet ve muhalif olanlar açısından. Ve başkanlık sistemi ile Türkiye’nin arasında çok bir mesafe yok artık.
Sadece dört yıllık bir kesintisiz iktidardan bahsetmiyoruz: bundan sonra AKP’nin önüne, yüzde 60’lara varabilecek bir oy potansiyeli açıldı.
Bir kere, siyasi kültürümüzde, güç gücün mayasıdır. “Güçlü” olanın önünde eğilme eğilimi hep vardır.
Önümüzdeki dönemde, AKP’nin önüne açılan fırsat penceresini değerlendirerek, siyaset sahasını kendine uygun biçimde dizayn etmeye çalışacaktır. Öncelikle, MHP, tamamen AKP içine eriyerek bir “tabela” partisine dönebilir. AKP’nin, MHP’yi kendi tabanı içine çekerek AKP’yi yüzde 50’lerin üzerine taşıyacak bir “Türkiye sağı” oluşturmak, başkanlık sistemi ile beraber iki partili bir sisteme gitmek projesi zaten vardı.
HDP de, “AKP uyumlu” hâle dönüştürülmeye çalışılacaktır. CHP’yi zaten, Kurultay süreci ile beraber içe kapanık, iç çatışmalı bir dönem bekliyor.
Ağustos’ta, Kürt Sorunu’nda çatışmalarla şiddet yoluna sapılmasının sonuçlarını şöyle yazmıştım:
“Güvenlik eksenli politikalara muhalefet edenler, yani CHP’de en azından bir kesim ve HDP’nin geneli içinse, ‘türbülans’ zamanı. CHP, kendi içinde ‘devletin politikalarına muhalefet’, ‘Kürt Sorunu ve çözüm’, ‘hak ve özgürlüklerle güvenlik kaygıları dengesi’ konularında bir zıtlaşma yaşayabilir. Kurultay’a gidilirken bu sancılar daha da artabilir. HDP ise, ‘PKK karşısında tavır al’ baskısı bir yandan, etkiye tepkiyle PKK aktörlüğünü ön plana çıkaracak güvenlik eksenli politikalar öte yandan, farklı tabanlara farklı hitap için ikiye bölünebilir. Meclis’te sağ, ‘devlet meselesinde’ birleşirken; sol, kendi içinde dört (devletçi sol, özgürlükçü iki ayrı sol, Kürt tabanı solu) eğilime bölünebilir.”
AKP’nin başkanlık sistemi için, ABD’vari bir iki partili sisteme gitmek isteyecek olması çok muhtemel; ama var olan dinamikler de bu yönelimi destekleyecektir. 14 yıldır AKP ile yaşıyoruz Türkiye siyasetinde; artık politikaları, tutumu sürpriz değil. Bu seçimlerde de, 2001’de kurulan AKP değil, “2015 AKP’si” zafer kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve onun imzasını, soluğunu, etkisini her tarafında taşıyan parti kazandı.
“Türkiye Sağı” ve “Türkiye Solu” da, “başkanlık sistemi projesi” ve ayrıca AKP’nin sağı domine etmesi ve solu da ister istemez kutuplaştırması sonucu zaten kendiliğinden de biçimlenecektir.
Son kertede…
AKP, bu seçimlere giderken, Erdoğan daha geri planda ve üst perde de “devlet adamı”, “devletin ta kendisi” olarak konumlandı. AKP parti makinesi, yani teşkilatı da, yerelde yeni milletvekili adayları, eski bakanlar, bürokratlar ile ful kapasite çalıştı. Yerel ortaklıklar, ittifaklar güçlendirildi, yenileri kuruldu. Maddi imkânlar başta “güç”, her biçimde kullanıldı.
Muhalefet genelinde, “8 Haziran rehaveti” sözkonusuydu. CHP, nasılsa “koalisyon ortağı” olacağı rahatlığındaydı, “ana muhalefet” olarak iktidarı başka türlü hedeflemeyi tahayyül bile etmiyordu. MHP, siyasetin “kilit” partisi, siyaseti kilitleyen parti olmanın keyfini sürüyordu; küçük parmağını dahi oynatmadan, tek bir politika üretmeden siyasetin ilgi odağı olmanın keyfini çatıyordu. HDP ise, Türkiye ve dünyanın fikirsel elitinin gözdesi olmanın getirdiği aşırı özgüvenle, sadece yerel değil küresel bir model parti olduğu düşüncesine kapılmıştı.
Hiçbiri, “yaşamlarının savaşını” vermediler; ama AKP, ölümüne savaştı.
7 Haziran seçimlerine giden tablodan bugüne, seçim koşulları değişmedi: O zaman da muhalefet kısıtlı imkânlara sahipti, eşit ve adil bir ortam sözkonusu değildi. O zaman da, büyük bir şiddet olayı, HDP’nin Diyarbakır mitingine saldırı yaşanmıştı.
Ancak, yaşanan “sürpriz” gösteriyor ki, muhalefet parti teşkilatları ve tabii “bihaber medya” genelinde, ülke nabzını kimse tutmamış.
Anadolu, Türkiye bir uçtan diğer uca, her köşesiyle başıboş bırakılmış ve incelenmemiş, dokunulmamış biçimde “karanlıkta” imiş.
O zaman şaşalım mı sonuca?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024