Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi Türk parası son bir ayda Amerikan Doları karşısında yüzde 15 oranında değer kaybetti. Böylece yıl başından bugüne Türk parasının Amerikan Doları karşısındaki değer kaybı yüzde 30’a ulaştı. Tabii bu arada Türk parasının euro karşısında da yıl başından bu güne değer kaybı yüzde 28’e kadar yükseldi.
Peki, Türk parasındaki bu hızlı değer kaybının sonuçları vatandaşa nasıl yansıdı?
Şöyle yansıdı; cep telefonlarının, bilgisayarların fiyatları yüzde 30 oranında arttı. Böylece çocuğuna bilgisayar alacak pek çok aile bu alımdan vazgeçti.
CEP TELEFONU VE BİLGİSAYAR TEMEL İHTİYAÇ OLDU ARTIK
Hemen aklınıza bunlar lüks tüketim malları düşüncesi gelebilir. Öyle değil işte. Cep telefonu ve bilgisayar artık temel ihtiyaç malları oldu. Hem öğrenci hem de evdeki bütün gençler için. Ve artan döviz fiyatları nedeniyle temel ihtiyaç mallarını almak artık zorlaştı. Çünkü aile bütçeleri bu fiyat artışını karşılayamıyor.
Bu arada döviz borcu olanlar da zora girdi. Çünkü Türkiye istihdamının yüzde 76’sını sağlayan küçük ve orta ölçekli firmalar yani KOBİ’lerin pek çoğu döviz borçlarını sigorta ettiremiyor. Dolayısıyla artan döviz fiyatı nedeniyle KOBİ’ler vadesi gelen döviz borçlarını ödeme güçlüğüne düştü. Yine pek çok KOBİ üretiminde ithal girdi kullanıyor. Bu ithal girdilerin fiyatlarının artması üretimi durdurdu. Zaten gerileyen kapasite kullanımları ve düşen güven endeksleri bu durumu bize gösteriyor.
AKP YÖNETİCİLERİNE GÖRE EKONOMİ ÇOK İYİ AMA MANİPÜLASYON VAR
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık, çünkü vatandaş ve KOBİ’ler Türk parasının hızlı değer kaybı nedeniyle zora düştü. Ama AKP’li yöneticiler açıklamalarında Türkiye ekonomisinin çok iyi olduğunu kriz sinyali almadıklarını belirtiyorlar. Şimdi Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin açıklamasına bakalım. Piyasalardaki endişeyi yersiz bulan Zeybekçi “Kriz yok manipülasyon var” diyor. Ardından “işinize bakın, kriz yok ben söylüyorum” diyerek işadamlarına güvence vermeye çalışıyor aklınca.
MANİPÜLASYON VARSA NİYE ÖNLEMİYORSUN?
Peki, madem manipülasyon var, farkında olduğunuz hâlde niye önlemiyorsunuz, diye sormak gerekiyor. Bildiğiniz gibi manipülasyon suç. Anlayacağınız, suç işlenmesine seyirci kalarak vatandaşın fazladan yüzde 30 para ödemesine ve tasarruflarının yüzde 30’unun erimesine neden oluyor bakan.
Yine Başbakan Davutoğlu; doların 3 liraya dayanmasını iktisat yazınında yer almayan bir terimle açıklıyor. Ve “Doların yükselişi refleksif tepki, yapısal ve kalıcı bir tepkiden değil” diyor. Oysa iktisat yazınına göre; vatandaş, kendi ülke parası yerine başka ülkenin parasını tutuyorsa bu davranış kendi ülkesinin yöneticisine güvenmediğini gösterir. Vatandaşın daha iyi yönetilen ülkenin parasını tutmasına da dolarizasyon adı verilir. Dolayısıyla sıkışınca uydurulan refleksif tepki kavramının iktisat yazınında yer almadığını tekrar belirtelim.
DEVLET KUR FARKLARINI KARŞILAMALI
Gelelim şimdi ne yapılması gerektiğine…
Şunlar yapılmalı;
Kur farklarından doğan zararlar için derhal KOBİ’lere Hazine ve diğer kamu kaynaklarından kaynak aktarması yapılmalı.
KOBİ’lere ve vatandaşa gelen hacizler durdurulmalı.
İcra ve avukat masrafları devlet tarafından karşılanmalı.
Borçların ödenmesi borçlunun kabulü koşuluyla zamana yayılmalı.
Vergi ve sosyal güvenlik affı getirilmeli.
Yine devlet KOBİ’lere, ödedikleri dolaylı ve doğrudan yıllık vergi toplamı kadar bir yıl vadeli kredi vermeli.
4.5G İHALESİNDEN GELEN 13 MİLYAR LİRA KUR FARKINDAN ZORA DÜŞEN KOBİ’LERE VERİLMELİ
Kaynak nerede peki, sorusu akla gelebilir. Hemen cevaplayalım dün Başbakan Davutoğlu 4.5G ihalesinden 3,96 milyar euro devletin kasasına girdiğini söyledi. İşte bu kaynak 13 milyar liraya denk geliyor. Ve KOBİ’lerin kur farklarının bir kısmını karşılayabilir.
AKP’YE GÜVENEN BATACAK MI?
Kısaca Başbakan ve Ekonomi Bakanı vatandaşın mağduriyetini gidermek zorundalar. Aksi takdirde AKP’ye güvenip iş yapan girişimci batacak.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016