Taha Akyol
Evvela Mansur Yavaş, adeta tank gibi ezdi geçti. Siyasi tarihimizde genel seçimlerde görülmemiş oranda oy aldığı gibi metropol seçimlerinde alınmış en yüksek oyları da alarak bir rekoru gerçekleştirdi.
Zaten Erdoğan Ankara’dan ümidi kesmiş, 17 bakanıyla İstanbul’a yüklenmişti. Fakat Ekrem İmamoğlu, rakibini, beklenenin üstünde, on puan geride bırakarak seçimi kazandı. Erdoğan, İmamoğlu karşısında bir kere daha yenilmiş oldu.
Seçim sonuçlarına, toplumsal eğilimlerin dışavurumu olarak baktığımızda, iktidarın mağlup, CHP’nin galip çıkmasının sebeplerini iyi analiz etmek gerekir.
DEĞİŞEN SİYASİ HARİTA
Evvela AK Parti 2017 referandumundan beri metropollerde gerilemekte, ilçelerle belde ve küçük yerleşim birimlerinde üstünlüğünü sürdürmektedir.
YSK’ya göre büyükşehirlerde katılım oranı yüzde 78,11’dir. Daha çok kırsalı yansıtan il genel meclislerinde ise katılım oranı yüzde 80,7’dir. Şehirlerde katılımın nispeten düşük olması, sandığa gitmeyen iktidar yanlısı seçmenin daha ziyade şehirliler olduğunu düşündürüyor.
İktidarın kayıpları da en çok şehirlerdedir. Ege sahillerinden Ankara’ya uzanan coğrafyada AK Parti belediyeleri kaybetti. Yakın zamana kadar “Sahil şeridi”ne sıkışmış gözüken muhalif seçmen bu seçimlerde Kırıkkale ve Kırşehir’e kadar genişledi.
Büyükşehir belediyelerinin 14’ünü CHP, 12’sini AK Parti alırken, ilçelerde AK Parti 324, CHP ise 322 ilçe belediyesini aldı. 973 ilçenin verileri açıklandığında ilçe farkının büyüyeceğini görebiliriz.
Şehirler, özellikle de metropoller iktisaden daha hassastır. 10 bin lira ile, 20 bin lira ile İstanbul’da geçinmekle bir Anadolu ilçesinde, kasabasında geçinmek aynı değildir. Ayrıca şehirlerde bireysellik daha da etkilidir. AK Parti bugüne kadarki söylemiyle, ideolojik tavrıyla devam ederse artan oranda “kasabalı” hale gelir, tabanı daralır.
PARTİZAN İKTİDAR
Bu siyasi harita, AK Partinin malum “hainler, dış güçler, terör işbirlikçileri” ve “nas var sana bana ne oluyor” gibi sözlerle ifade edilen kutuplaştırıcı politikalarının şehirlerde artık etkili olmadığını da gösteriyor.
Cumhurbaşkanı, propaganda yasaklarının başlamasına bir saat kala, bermutat bütün TV’lerde yayınlanan konuşmasında, “CHP’de balyalarla sayılan paraların”, bir hiçbir delil belirtmeden, “Kandil’e gittiğini” söyledi, suçladı!
Şehirlerde CHP oylarının artması, bu tür söylemlerin artık etkili olmadığını gösteriyor.
“Enflasyon düşecek” sözü de on yıldır söylenip durduğu için etkili olmadı,
Muğla’nın Akbenler yöresinde linyit çıkarmak için “acele kamulaştırma” kararı, Cumhurbaşkanı imzasıyla 12 Mart’ta Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. Ama Muğla’da oy kazanmak için 14 Mart günlü Resmi Gazete’de CB Kararı ile yürürlükten kaldırıldı. Hani “acil kamulaştırma” ihtiyacı vardı?! Kamu yetkilerini 48 saatte karar değiştirecek kadar oy hesabıyla kullanan bir iktidarın prestij kaybetmesi tabii idi. Muğla bunu reddetti, CHP’nin oylarının 2019’daki yüzde 36’dan bu seçimde yüzde 55’e çıkması, bu ‘seçim rüşveti’nden etkilenmediklerini gösteriyor’
Şehirleşen Türkiye’de iktidar şehirleri kaybetme sürecini yaşıyor.
CHP VE MUHALEFET
CHP’nin yükselişinin birinci sebebi, iktidarın ekonomideki başarısızlığıdır. Temmuz 2018’de gönderilen Şimşek’in Haziran 2023’te ‘kurtarıcı’ olarak çağırılması beş yıllık yanlışların ispatıdır.
CHP’nin başarılı sonuç almasının ikinci sebebi, sağ seçmenden oy alabilir hale gelme çabasıdır. Başarının baş temsilcileri olan Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun klasik CHP’li tipinden farklı insanlar olması da bunu doğruluyor.
CHP’yi eski dar doktriner kalıbının dışındaki geniş kitlelere açma politikasını Kılıçdaroğlu başattı. Sanılanın aksine Özgür Özel de bu açılmayı sürdürdü. CHP’yi eski kavramlarla değil, “sosyal demokrat” olarak tanımlaması, “milliyetçi demokrat, muhafazakâr demokrat, Kürt demokrat” kitleleri çağırması olumlu bir yaklaşımdır.
Taşlar henüz yerine oturmuş değil. Önümüzdeki dört yıl çok uzun bir zamandır ve belirleyici olacaktır, bilhassa ekonomi...
CHP açılımını ne ölçüde sürdürür? Merkez sağda yeni bir hareketlenme olur mu? İktidar ekonomiyi toparlayabilir mi? Dönümüzdeki dört yılın dinamikleri bunlara bağlı.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025