Taha Akyol
Bilim ve bilgi bizim sosyal kültürümüzde çok övülür fakat pek az itibar görür.
Araştırmayla elde edilecek bilgilere ihtiyaç duymadan ahkam kesmeyi çok severiz.
Aynı madalyonun öbür tarafında başka bir sorunumuz vardır: “Bilirken susmak!”
Bu deyimi Ömer Dinçer’den aldım. Prof. Ömer Dinçer AK Parti iktidarının ilk yıllarında başlayıp yarı yolda bırakılan idari reform çalışmalarının müellifiydi, 2011-2013 arasında Milli Eğitim Bakanıydı; son yayımlanan kitabının adı “Bilirken Susmak”tır.
Farklı görüşlere, eleştirilere, ezber bozacak bilgilere karşı tahammülsüzlüğün avam dilindeki ifadesi “konuşma lan!”dır.
Her dönemde bazen şunların, bazen bunların başına gelen vahim gerçeklerdir bunlar. Bugün sosyal medya kampanyalarıyla icra ediliyor bu.
Okumadan bilmek!
Devlet Kurumu TUİK’in 2017 verilerine göre, Türkiye’de kişi başına kitap okumaya ayırılan süre günde ortalama yalnızca bir dakikadır! Televizyona günde 6 saat, internete 3 saat ayırıyoruz.
İnşallah internette çoğunluğumuz haber ve bilgi arıyordur.
Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir... Bu oran, İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya’da yüzde 14, ABD’de yüzde 12 civarında.
UNESCO’ya göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86’ncı sırada!
En büyük 20 ekonomiden biriyiz ama okumada 86, hukukta 102. sıradayız!
Türkiye’de ‘hiç gazete okumam’ diyenlerin oranı yüzde 37, ‘hiç kitap okumam’ diyenlerin oranı ise yüzde 53’tür!
Gazete tirajlarının vahim düzeyle düşmesinin bir sebebi internetin rekabetidir ama diğer sebebi, gazetelerin büyük çoğunluğunun tek sesli hale getirilmesidir. Bu sorunu iktidar yanlısı bazı kalemler de yazdı zaten.
Halbuki toplumda merak uyandırarak zihinleri açmak için hem sorgulayıcı eğitim, hem çok sesli bir politik iklim lazımdır.
Cemil Meriç ne demişti?
Merhum Cemil Meriç sağın da solun da düşünen beyinlerinin saygısını hak etmiş bir bilge ve düşünürdü. Kitleleri coşturan sloganların “çılgın sürülerin savaş çığlığı olduğunu” belirtir. Fikir hayatında, sırf düşünceleri yüzünden gördüğü zulümleri anlatan Meriç, “kanun hiçbir itizale göz açtırmamış” diye yazar, itizal yani farklı, aykırı düşünmek…
Bilgilenme karşıtı bu psikolojiye Cemil Meriç “obskürantizm” diyor, “her aydınlığı yangın sanarak söndürmeye kalkmak” diye tanımlıyor, “en büyük düşmanımız”ın bu olduğunu söylüyor:
“Kâh Batıcılık olmuş, kâh Batı düşmanığı. Her izm onun himayesinde sahneye çıkmış. Bu yedi ceddi yabancı âlüftenin dilimizde adı yok, Batı ‘obskürantizm’ demiş…”
Obskürantizm yeni sözlüklerde ‘bilmesincilik’ diye tercüme ediliyor.
Şemseddin Sami 1882’de yayınlanan Fransızca lügatinde bugünkü dille “eğitimin yayılmasının aleyhinde bulunanların fikir ve yolu” diyordu.
Bugün Türkiye’de herkes eğitimin yaygınlaşmasını istiyor, eğitimin hayli yaygınlaştığı da bir gerçek. Fakat zihinlerdeki “obkürantizm”in aşılmasında 21. Yüzyılın seviyesine henüz ulaşamadık.
Bilgiye susamak, bilgilerle, verilerle ayrı bir konu ve hayli gerilerdeyiz.
Bilenlerle bilmeyenler
Dindarlığın hayli yaygın olduğu bir toplumuz, değil mi? Kuran-ı Kerim, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” diyor. Buna göre, Müslüman toplumlarda bilginin gelişmesi gerekirdi değil mi?
Mehmet Âkif 1913 yılında, bu ayeti verdikten sonra şöyle devam ediyordu:
Olmaz ya... Tabiî... Biri insan, biri hayvan!
Öyleyse cehalet denilen yüz karasından
Kurtulmaya azmetmeli baştanbaşa millet.
Kâfi değil mi yoksa bu son ders-i felaket?
Âkif’in “felaket” dediği şey, Balkan Harbi’nde Meriç nehrine kadar tüm Rumeli’yi kaybetmemizdi.
Sokak sloganları bu olayı, “İttihatçılar geldiler yıktılar” diye anlatabilir. Fakat hezimetin asıl sebebi, Sırp, Yunan ve Bulgarlarda modern eğitimin yaklaşık üç kat fazla olmasıydı; onlar “cehalet”ten kurtulmuşlar, zihinleri açılmış, özgüvenleri artmıştı…
21. yüzyıldayız, eğitim rakamları büyümekle birlikte uluslararası sıralamalarda iyi değiliz.
Kendimize soralım; eleştirel düşünmeyen, sormayan, sorgulamayan bir toplumda demokrasinin “denetleme ve dengeleme, fikir ve ifade hürriyeti” gibi değerleri gelişebilir mi? Yabancı sermaye, yatırım, teknoloji başarılabilir mi?
Bilerek konuşalım, insanlar özgürce konuşsun vesselam.
Yazarlar
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.02.2026
14.02.2026
11.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026