Taner AKÇAM
Altan Tan’ın HDP’den aday gösterilmemesi sosyal medyada epey tartışma yarattı. Kararı doğru bulanlar olduğu gibi, şaşkınlıkla karşılayanlar da oldu. Konu hakkındaki fikriniz ne olursa olsun, bu kararın HDP’nin üzerinde çok konuşulmayan bazı özelliklerini tartışmaya açtığı kesin. Konu basit: demokrasi ve özellikle parti içi demokrasi!
Önce siyasete ilişkin bir iki ufak gözlem: Bana göre, siyasette mutlak doğru yok; doğru, fikrinize göre değişir. Seçim de farklı doğruların yarışmasıdır; herkes kendi doğrusu için oy ister. Olası alternatifler bellidir; bireyler muhasebe yapar ve bir tercihte bulunurlar.
Tercih farkları nedeniyle seçim sonuçlarını önceden bilmek mümkün olmaz ve seçmen tercihlerini etkilemek için, kamuoyu araştırmalarını manipüle etmek de dâhil kıyasıya bir yarış yaşanır.
Sandıktan, hiç beğenmeyeceğimiz, demokrasiye düşmanlık besleyen bir doğrunun çıkması bile olasıdır. Ama orası zaten siyasetin bittiği yerdir.
Siyasetin ikinci tuhaf bir kuralı daha var: insanların parti bağlılıkları ile tek tek bazı konulardaki kişisel tutumları arasındaki fark. Örneğin, HES’lere karşı olabilirsiniz, bu konuda bir oylama yapılsa muhtemel bunların kapanması için oy verirsiniz ama seçimlere gelince HES’leri kuran partiyi tercih edersiniz. Çünkü parti bağlılığınız veya başka öncelikleriniz vb. gibi bir sürü faktör devreye girer.
HDP seçime parti olarak girip, önüne yüzde 10 barajını aşmak hedefini koydu. Bu karar, barajı aşmanın çok riskli olduğu bilerek alındı. Karara karşı çıkanlar, kararın İmralı- Hükümet anlaşması ile alındığını ve amacın AKP’nin Anayasa değişikliğini yapacak bir çoğunlukla Meclis’e girmesini sağlamak olduğunu ileri sürdüler.
Öte taraftan, bu kararın motive edici bir dinamik oluşturduğu da kesin. Birçok kişi ve çevre, HDP’nin Meclis dışı kalmasının yaratacağı olumsuzluklardan hareketle HDP’ye yöneliyor. Partinin, bu risk faktörünü çok iyi kullanarak sürpriz yapması bile mümkün.
Dediğim gibi, siyasetin doğrusu yok, sadece alınan kararın istenen sonucu yaratıp yaratmayacağı önemli. HDP eğer barajın altında kalırsa, AKP’nin ezici çoğunlukla Meclis’e girmesini isteyenler haklı çıkacak; eğer barajı geçerse AKP’nin istediği rejimi getirmesi imkânsız gibi… Gerçi bu durumda bile, Meclis’e girmiş bir HDP’nin, AKP ile anlaşması ve başkanlık sistemine karşı Kürt bölgelerinde kısmi özerklik elde etmesi mümkün! Siyaset böyle bir şey. Öcalan’ın her iki seçenekte de kârlı çıkacağını tahmin etmek zor değil.
HDP’nin aldığı kararın kendi hedeflediği sonucu yaratıp yaratmayacağı tartışması yapılırken bir konu tamamıyla ihmal edildi. Bu karar nasıl alınmıştı?
Benim bildiğim, HDP bu denli riski yüksek bir kararı parti içi demokratik mekanizmaları işleterek almadı. HDP’nin en büyük açmazı da bu.
Çünkü parti esas olarak İmralı ve Kandil’in çizdiği alanda siyaset yapma özgürlüğüne sahip. İradesi esas olarak İmralı ve Kandil tarafından belirleniyor. Bu nedenle, Kandil yöneticilerinin HDP adına, sanki onu temsil ediyorlarmış gibi demeç verdikleri durumlar da sözkonusu.
HDP’de siyaset yapanların bu durumu bilerek siyaset yaptıklarını söyleyebiliriz. Bu kişi ve çevrelerin, eğer PKK taraftarı değillerse, partinin iradesinin esas olarak İmralı ve Kandil tarafından belirlenmesini katlanılabilir bir durum olarak gördükleri kesin. Seçmenler açısından da benzeri bir durum var! Özellikle Batı’da PKK’ya açık tavır alacak birçok kişi HDP’ye oy verecek.
Bu noktada biraz daha ileri gidip, İmralı- Kandil- HDP iç geriliminin ilginç bir dinamizm yarattığını bile ileri sürebilirsiniz.
Altan Tan olayı bu açıdan önemli. Onun aday gösterilmemesi kararı muhtemel yukarılarda alındı. Bu kararı alanlar, kararın HDP’ye yönelen Müslüman oyları nasıl etkileyeceğini de hesap etmiş olmalılar. Eğer Tan önseçim ile liste dışı kalsaydı, ne kararı doğru bulanlar ne de karşı çıkanlar zorlanacaktı.
HDP adayları demokratik mekanizmalarla seçilmiyor; atanıyorlar. Ancak ve ancak İmralı ve Kandil’in onay verdikleri aday gösterilebilecek! Aday atamak anti-demokratik bir yöntem! Parti içi demokrasisi olmayan bir partinin, ne kadar demokrasi savaşçısı olabileceği ciddi bir soru!
Ama dediğim gibi HDP etrafında toplananlar açısından bu şimdilik ikincil bir sorun. Parti içi demokrasi acaba ne kadar ikincil plana atılabilecek bir tercih?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.11.2025
14.07.2025
27.05.2025
24.03.2025
5.06.2023
1.04.2021
15.07.2020
2.05.2020
25.04.2020
22.04.2020