Vedat Bilgin
CHP’li bir yöneticinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelttiği saygısız ifadeler, terbiyesizce sözler haklı olarak tepkilere sebep oldu. AK Parti yönetiminden, siyasetçilerden gelen açıklamaların dışında kamuoyundaki tepkilere bakıldığı zaman da görülmektedir ki, Türk toplumu siyasette nefret dilini şiddetle reddetmektedir. Bu vesileyle faşizm üzerinde durmak zorunlu hale gelmiştir çünkü CHP’nin tarihsel kimliğinde önemli bir yeri olan ‘faşizan eğilimlere’rağmen bu parti çevrelerinde bu kavramın sıkılmadan kullanılması, insanın aklına işin içinde cehalet boyutunun bulunduğunu düşündürmektedir.
“Faşizm gündelik dilde bir karalama aracı olarak sık kullanılmaktadır fakat bunun ötesinde ciddi bir anti-demokratik tutum, bir siyasal ideoloji ve siyaset biçimini yansıttığı unutulmamalıdır. Kısaca hatırlatmak gerekirse; İtalya ve Almanya Avrupa’nın Birinci Savaş sonrası kendilerinin haksızlığa uğradığını düşünen ülkelerdir. Sanayileşmede Avrupa’nın birçok ülkesinin gerisinde kalan bu ülkelerde 1920’li yıllarda yükselen Nasyonel Sosyalizm ve Faşizm esas itibarıyla aynı kapsam üzerinde yükselen ideolojik hareketler olduğu halde daha çok Faşizm kavramı etrafında anılmaktadırlar.”
Kutsalınınz nedir?
Faşizm kavramı bir suçlama ifadesi olmanın ötesinde ele alındığında neyi ifade etmektedir ki CHP’li birinin bunu kullanırken neden sıkılması gerektiğinden söz ediyoruz? Kavramsal olarak bakıldığında ilk bakışta faşizmin esas meselesinin devleti kutsayan, ‘toplumu ve bireyi’ devlet karşısından nesneleştiren bir siyasal anlayış olduğunu tespit etmek mümkündür. Bu ideolojiye göre devlet karşısında toplumsal alanda hiçbir kurum veya sosyal varlığın bir değeri yoktur; toplumsal gruplar, sınıflar, bireyler devlet tarafından kapsandığı için kendiliğinden ve kendi başlarına bir kıymet ifade edemezler. “Bir başka söyleyişle devlet topluma da, siyasete de mutlak anlamda hükmeder. Bu bakımdan çoğulculuk, farklılaşma, farklı düşüncelerin hiçbir anlamı yoktur, dolayısıyla farklı partiler de olamaz. Bu nedenle faşizmde devlet ve parti farklılaşması anlamsız hale geldiği için ‘devlet/parti’ bütünleşmesi esastır.”
Faşist rejimlerin, özgürlüğün düşmanı olması bu ideolojinin varoluşsal bir sorunudur çünkü özgürlük farklılaşmaların, toplumun ve bireysel kimliklerin varlığının sonucudur, bunları reddeden bir rejimde elbette devletin ve partinin tahakkümü bulunur.
Sivil toplum, sivil haklar aslında devlete karşı kazanılan fakat devleti de demokratik denetime sorumluluğa sokan süreçlerin dayandığı olgulardır. Devletin dışında bir meşru siyasal/sosyal aktör tanımayan faşizmin sivil haklara düşman olması kaçınılmazdır.
CHP’nin dramı?
“Tek partili rejimlerin faşizan rejimler olduğu doğrudur. Türkiye’de Tek Parti Yönetimi kurulurken dönemin parti Genel Sekreteri Recep Peker’in ‘İnkılap Dersleri’ nde faşizmi devrimci (inkılapçı) bulması tesadüf değildir. Çünkü Peker CHP’nin de aynı yolda ilerleyen devrimci bir anlayışta olduğunu savunur.” Sadece bu mu? Elbette hayır Tek Parti Yönetimi devleti siyasi olarak ‘faşizan ölçeğe’ uygun bir biçimde düzenlemektedir. Tek partinin dışında başka partiye müsaade edilmediği gibi, başka fikirde gazete, dergi, gibi yayın organlarına asla müsamaha edilmez, insanlar sorgusuz sualsiz işkence de dâhil her türlü muameleye açıktırlar. Dernek kurmak, sivil muhalefet yapmak, kamuoyu oluşturmak zaten bir suç kanıtıdır!
Böyle bir siyaset geleneğinden gelenlerin; o Tek Parti anlayışının 27 Mayıs cuntacılığıyla kurduğu ‘militarizme’ dur diyen, onun ‘bürokratik vesayetini’ demokratikleşme reformlarıyla tasfiye eden bir lideri suçlamasının mizahi bir kıymeti bile olamaz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019