Vedat Bilgin
“Bu soru önemlidir, çünkü bir ülke de muhalefet hareketleri içinde ‘sol’ yoksa veya sol diye ortada dolaşanlar bir toplumsal muhalefet oluşturacak, oradan siyasal muhalefeti besleyecek kanallar açamıyorsa orada siyasi bir sorun var demektir. Hele hele Türkiye’de kendisine ‘sol diyen hareketler’ baştan aşağı barışın ve en temel insan hakkı olan yaşama hakkının düşmanı olan bir cinayet örgütüyle, bırakınız ittifak yapmayı onun altında kalıp ezilerek, onun kuyruğuna takılıp bunu da siyaset yapmak sanıyorsa, orada problem daha da büyüktür.”
İnsanlar, kendisini ‘sol’ diye tanımlayan muhtelif grupların nasıl olup da PKK gibi geri, etno-faşizan bir hareketin peşine takılıp onun içinde kaybolduğunu ya da onun militanı haline geldiğini merak edip, bu sorun üzerinde düşünebilirler. Bu konun üzerinde durulması, sadece Türkiye’deki ‘sol sorununun’ anlaşılması bakımından değil; bir siyasal kimlik krizinin bir entelektüel zemin kaybının nedenlerinin kavranması bakımından da gereklidir ve ele alınıp tartışılması lazımdır.
ZÜMRESEL KRİZ
“Düne kadar ‘anti-emperyalizm’ sloganı atan sol/sosyalist veya benzeri sıfatlarla anılan, kendilerini öyle takdim eden bir kısım insanların, bazı meslek kuruluşlarının ABD bayrağı altında örgütlenme çalışmaları yapan, Türkiye’ye saldıran PKK/PYD örgütüyle aynı çizgide buluşmasının sebebi elbette önemlidir. Hatta Afrin’e yönelik operasyon konusunda, bu kesimlerin düpedüz PKK/PYD’den yana Türkiye karşıtı bir dil kullanması, ABD ile aynı safta yer alması elbette sıradan bir olay değildir; kendi halkına yabancılaşmak, kendi ülkesine düşman olacak kadar bir aşağılık psikolojisine sahip olmak ciddi travmatik zihinsel bir durumun ifadesidir.”
Mesele analiz edildiğinde görülebilecek ilk mesele, ‘Türkiye solu’ denilen muhtelif grupların geldiği kültürel sınıfın karakteriyle ilgili olduğudur ki daha önce de üzerinde durdum. Bu zümreler (bunlara genellikle beyaz Türkler denilmektedir) Batılılaşma üzerinden devlete dayanarak kendi halkları karşısında sömürgeci ‘sahip-efendi’ durumundadırlar ve halkı bir ‘nesne’ olarak görüp, onu değiştirmeyi kendilerine misyon biçmişlerdir. Yaklaşık yüz yılı aşan bu dönemin sonu gelmiş, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde katettiği mesafe ile süreci tamamlanmış, bu ‘efendi-tabi’ ilişkisi bitmiş bulunmaktadır. Kültürel sınıfın bu konum/statü kaybı onları demokrasi düşmanı haline getirdiği gibi, kültürel olarak yabancılaştıkları halka ve ülkeye karşıt bir yere taşımıştır.
‘SOL’UN SEFALETİ
Diğer mesele daha az önemli değildir. Bu zümre içerisinden sol/sosyalist bir anlayışı benimseyenler, savundukları bu ideolojiyi, Batıcı/bürokratik geleneğe uygun biçimde halkı değiştirme aracı olarak benimsemişler ve doğrudan bu ideolojinin organik temelleriyle sınıfsal bir tekabülliyet içinde olmadıkları için de ‘ideolojiyi’ kendi kültürel iktidarlarının aracı haline getirmiş bulunmaktadırlar.
Kısaca, bu zümre için sol/sosyalizm araçsal bir yerde durmaktadır. Bunun en önemli neticesi, bir zümre olarak sosyalist/sol ideoloji etrafında düşünce hayatına entelektüel bir katkı yapacak kesimin oluşamamış olmasıdır. Elbette M. Ali Aybar, Kemal Tahir, İdris Küçükömer, Attila İlhan; Sencer Divitçioğlu vb. gibi sınırlı sayıda aydından bahsetmek mümkündür fakat zümresel olarak yaşanan düşünce sefaleti, Sovyetlerin çöküşüyle birlikte bir kriz haline gelmiş, orada kalmayarak zümresel bir travmaya dönüşmüş bulunmaktadır ki ikinci sınıf bir BAAS anlayışını yansıtan, üçüncü sınıf Stalinist bir dille hazırlanan PKK metinleri/söylemi bile onlar için büyüleyici olmuştur. Bugün PKK/PYD cinayet şebekesinin yanında yer alanların Türkiye düşmanı bir dile sahip olanların esas meselesi budur, bırakın entelektüel olmayı, içinde bulundukları vasat, onların aydın
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019