Vedat Bilgin
İstanbul’un fethinin ve Malazgirt Zaferinin yıldönümlerinin milli bayram haline getirilmesi, bu konuda düzenleme yapılması hususu yıllardır yazdığım, savunduğum bir fikirdir. Bu fikre karşı çıkanların, itiraz gerekçeleri arasında en masum görüneninin dahi ‘bir ülkede bu kadar çok bayram olur mu’ seviyesinin üstüne çıkmadığı düşünülürse bu fikrin kabul edilmesinin önünde fazla bir engelin olmadığı söylenebilir. Bu tür itirazlarının tutarsızlığından bahsetmeden ‘milli bayramın’ ne anlama geldiğine bakmak gerekir.
Ülkelerin kuruluşları, istilaya uğramışlarsa kurtuluşları, büyük zafer günleri ve elbette tarihlerinde dönüm noktası olan olaylara izafeten günlerin yıldönümlerini sembolik olarak bayram olarak kabul edilip kutlanması anlaşılır bir gelenektir. Bizim yakın tarihimizde 19 Mayıs 1919, 23 Nisan 1920, 29 Ekim 1923 milli bayram olarak kabul edilen ve kutlanan günlerdir. Bu anlamlı günlerin kutlanması bugün ülkemizin yakın geçmişinde karşılaştığı olayların anılması, bu topraklarda bağımsız bir devlet olarak yaşamanın ifadesi olarak önemli olduğu kadar, milli kimliğin bir bilinç halinde diri tutulduğunun da göstergesidir.
Fetih ve tarih bilinci
1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi olayı sadece biz Türkleri ilgilendiren bir olay değildir; öncelikle görülmesi gereken budur. Dünya tarihinin akışı bakımından fetih olayı Batı medeniyetinin tarihsel temsilcisi olan Bizans’ın tarih sahnesinden çekilmesiyle ilgilidir ki bunun zincirleme sonuçları bakımından üzerinde durulması gereken başka olaylar bulunmaktadır.
“Bunlardan birincisi, dünya siyasetinde hâkimiyet alanının Osmanlı İmparatorluğu’na geçmesi İslam medeniyetinin ‘siyasi temsilinin’ Türklerin elinde yükselmesidir. İkinci önemli bir sonuç Batı’nın içine kapanarak gerilediği bir dönemden, kendi kültür dünyasının dışına açılmak zorunda kalması, merkez kaç feodal yapıların Batı’nın karşılaştığı krizi çözmekte yetersizliğinin ortaya çıkmasıyla Batı’da değişim yönünde bir eğiliminin oluşumudur. Üçüncüsü ise, Osmanlı Devleti’nin imparatorluk örgütlenmesine geçmesi ve kabile asabiyesine dayalı Orta Asya geleneğinden taşınan, göçebe unsurların toplumsal örgütlenme modelini tasfiye ederek, merkeziyetçi imparatorluğun temellerinin atılmasıdır.”
Dikkat edilirse bu olayların her biri sadece bizim açımızdan değil bütün dünya tarihini en az altı yüz yıldır etkileyen başka siyasal ve toplumsal/ekonomik gelişmelerin önünü açacaktır. Türk dünyası diye bildiğimiz kocaman bir coğrafyada hiç sömürge olmadan yaşayan, tek ülke İmparatorluk sonrasında Milli Mücadeleyle sömürgecileri mağlup ederek bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdüren Türkiye olmuştur ki bunda bu tarihsel mirasın payını görmek lazımdır.
Dünyayı değiştiren gün
Malazgirt veya İstanbul’un fethinin bayram olarak kutlanmasına karşı çıkanların meseleyi getirip bayram sayısına bağlamalarını hiçbir anlamı olmadığını anlamaları için Batılı ülkelerin birkaçına bakmaları yeterli olabilir fakat işi ‘Yunanistan’ı küstürmeyelim’ veya İstanbul’un fethini ‘bu şehir bizimdir demenin bir manası yoktur’ ya da ‘çağımız uluslararası hukukunda fetih kavramı yer almaz’ diyerek bunun ‘Birleşmiş Milletler anayasasına aykırı’ olduğunu iddia edenlerin mantığının nasıl bir oryantalist hassasiyeti dile getirdiğini, hangi aşağılık duygusunu yansıttığını söylemenin bir faydası olabilir mi?
“Milli bayramlar, tarihsel bakımdan milletlerin kimliğinin sürekliliğini sembolik olarak yenileyen günlerdir; bu topraklarda yaşayanların tarihsel hafızalarının, medeniyetleriyle bağlarının kültürel olarak yeniden üretimini mümkün kıldığı kadar, geleceğe öz güvenle bakmalarını sağlayan günlerdir. İstanbul’un fethi sadece İstanbul gibi tarihsel önemi büyük bir şehrin vatan olmasını değil, bir çağı ve dünyayı değiştiren bir gün olarak da anlamlı olduğu için de bayram olarak kutlanmayı hak etmektedir.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019