Vedat Bilgin
Eskiden de böyle miydi bilmiyorum; son yıllarda Batı toplumlarının medyasından siyasetçilerine, devlet görevlilerine yani doğrudan bürokrat ve askerlerine kadar birçok çevrenin Türkiye seçimleriyle yakından ilgilendiklerine şahit olunmaktadır. Hatta ilginin de ötesine geçen, doğrudan Türk siyasetine müdahaleye yönelen davranışların neredeyse bir dış koro halini alan, siyasi yorum eleştiri ve Türkiye karşıtlığına dönüşen kampanyaların aleni hale gelmesinin sebebi ne olabilir?
Eskiden kontrol altındaki Türkiye’de seçimlere bu kadar ilgi göstermeye lüzum duymazlardı. Sadece haber düzeyinde izlemekle yetindikleri Türkiye seçimlerine, şimdilerde müdahil olma çabalarına şaşırmamak gerekir. Çünkü o zamanlar biliyorlardı ki seçimleri kim, hangi parti kazanırsa kazansın iktidarın yapısı değişmeyecek, ülkedeki gerçek iktidarla kurdukları yapısal bağlar devam edecektir. Uzun zamandır bu yapı değiştiği, şimdi de kökten değişeceği için son bir hamle olarak içeride değişime karşı direnenlere ellerinden gelen her türlü desteği vermek üzere bütün imkânlarını seferber etmektedirler. Zira 24 Haziran Türkiye’deki iktidar blokunun dünya sistemiyle kurduğu derin bağların çözüldüğü tamamen tasfiye edileceği bir tarihin de başlangıcıdır.
İlk şok
Seçim sonuçlarının artık belli olduğu saatlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önce İstanbul’da arkasından Ankara’da yaptığı teşekkür konuşmasından sonra mesele anlaşılmıştı fakat CHP yöneticileri tarafından art arda yapılan açıklamalarla yaratılmak istenen tereddütler, istifhamlar devam etmekteydi. Sosyal medya üzerinden sürdürülen kampanyalarda bazı çarpık iddialar dile getirilerek seçimlerin meşruiyetine gölge düşürme gayretleri sürmekteydi.
Bu aşamada Batı basını seçim sonuçlarını nasıl verdi hatırlar mısınız? Alman gazetesi Franfurter Allgeimene Zeitung ‘Erdoğan kendi zaferini ilan etti’; Der Spiegel ‘Erdoğan galibiyetini ilan etti, muhalefet rakamlardan şüpheli’; Focus ‘Tüm oylar sayılmadı ama Erdoğan kendini muzaffer ilan etti’; İsviçre gazetesi olan Blick ‘Erdoğan kazandığını ilan etti’ şeklinde başlıklar atmışlardır. Buna benzer örnekleri ABD medyasından çoğaltmak da mümkün. Görülen ortak tutum şudur; sanki Erdoğan seçimleri kazanmadığı halde kazandığını iddia etmektedir! Onların bu çelişkileri içerdeki hesapla ilgilidir fakat umdukları dağlara kar yağmıştır. Operasyon başlamadan millet tarafından çökertilmiştir. Seçim sonuçları artık inkâr edilemez şekilde açıklığa kavuştuktan sonra, elbette onlar da gerçeği kabullenmek durumunda kalmışlardır.
Peki, bundan sonra ne olacaktır? Elbette Batı medyasında, Batılı siyaset adamlarının Türkiye’ye bakış açılarında köklü bir değişiklik beklemek gerçekçi bir tutum olmaz fakat Erdoğan düşmanlığına dayalı Türkiye karşıtlığı konusunda hiç olmazsa daha temkinli olacakları, daha farklı bir dil kullanacakları beklenebilir.
Müttefikimiz Türkiye’nin önemi
Türkiye ile ilgili asıl tavır değişikliğini başta ABD olmak üzere bütün Avrupalı devlet yöneticilerinden beklemek daha gerçekçi olur. Seçim sonuçları artık itiraz edilemeyecek kadar açık ara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kazandığını gösterdikten sonra, tebrik telefon ve mesajları gelmeye başlamış yeni durum kabullenilmiştir.
Bundan sonra Batılı devlet başkanlarının, hükümet yöneticilerinin Türkiye ile ilgili yaklaşımlarında ortaya çıkacak olan ‘Türkiye dost ve müttefik bir ülkedir, ilişkilerimizin devam etmesi hem bizlere hem de dünya barışına katkı yapacaktır’ şeklinde bir anlayış kimseyi şaşırtmamalıdır.
Başta ABD olmak üzere Avrupalı ülke yönetimlerinin Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme eğilimine yönelteceklerini söylemek, onların ülkemizle ilgili hesaplarından vazgeçtiklerini göstermez fakat Türkiye’nin bölgesel gücü ve dünya siyasetindeki yeni konumunu dikkate almak durumunda olduklarına işaret eder. Türkiye yoluna devam ettikçe başkalarının tavrının değişmesi işin gereğidir…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019