Yasemin ÇONGAR
Dün sabah baktım da etraftaki heyecan, Taraf’ta yok. Başbakan’ın Ahmet Altan’a ve gazetemize, bizim bütçemize göre “yüklüce” bir para talebiyle dava açtığı haberi, internet sitelerinde çok okunadursun, Taraf’ın yazıişlerini, editörlerini, muhabirlerini pek şaşırtmadı. Üç yılı aşkın bir süredir yayımlanıyor bu gazete ve Kadıköy Adliyesi, neredeyse her ay bir tam gününü, yazarlarımız ve muhabirlerimiz hakkındaki davalara ayırıyor.
Darbe planlarını haberleştirince, devletin gizli belgesini yayımlamaktan yargılanıyoruz örneğin; hızlı bir “google” taraması ile AKP’yi kapatmaya kalkanların hukuk bilgisini ve meslek ahlakını sorgulayınca, zat-ı şahanelerinin açtığı “hakaret” davalarına muhatap oluyoruz... Genelkurmay Karargâhı’nda hazırlanmaması gereken bir belgeyi ya da Donanma’nın toprağa gömmemesi gereken silahları gerektiği gibi soruşturmak yerine, birini “kâğıt parçası” diğerini “boru” diye geçiştiren zihniyet, onlarca gencin öldüğü karakol baskınlarını mümkün kılan şikeyi deşen haberlerimiz için de, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin manevi şahsiyeti” adına bizi cezalandırmanın yolunu arıyor. Alıştık velhasıl. Başbakan’ın da, Ahmet Altan’ın “Erdoğan ve kof kabadayılık” yazısının “acıtan” hakikati üzerine düşünmek yerine, hissettiği “acı”nın intikamını mahkemede almak umuduyla, bu “davacılar” kervanına katılmasına da pek şaşırmadık. Hayırlı olsun.
Gazeteciler ve gazeteler yargılanıp duruyor bu memlekette ama gazetelerin ve gazetecilerin sorduğu sorular da zihinlerde zamanla yer ediyor. En yeni örneklere bakın: “Sarıkamış’ta Enver Paşa’nın eksi otuz dokuz derecede dondurduğu doksan bin gencin üzerine, aynı yerde, doksan bin şehit daha vermeye ant içeriz demekten utanmıyor musunuz” sorusu mesela... “Memleketin dört yanındaki ucube Atatürk heykelleri için, ucube camiler için bir şey yapmaya cesaretiniz yetmezken, bir heykelin yıktırılmasını buyurmanız biraz komik değil mi” sorusu ya da... “Sayıştay Kanunu’nda niye demokratik denetim ve şeffaflığın gereği değil de, askerin emrettiği oldu” sorusu hatta...
Bunlar çok basit, çok sahici sorular. Bunlar, haklılığı, soruların birinci derecedeki muhataplarının çevreleri, tabanları ve hatta kendileri tarafından da içten içe bilindiği için can acıtan sorular.
İnsan canını acıtan sahici sorularla karşılaştığında ya durup düşünür ve bu sorulara artık kendisini utandırmayacak sahici cevaplar verebileceği bir konuma gelmenin, bu sorulara yol açan hataları tekrarlamayıp, hamasetten arınmanın yolunu bulur ya da soruları unutturabileceği ümidiyle, soranlara saldırır.
İkinci seçenek, belki daha kolay ama daha tehlikelidir. Soruların muhatabının kendisini utandırmayacak cevaplara sahip olmasını en azından öteler bu tercih; zorlaştırır, imkânsızlaştırabilir hatta... Zira insanın ikinci seçeneği tercih ettikten sonra başını dik tutması zordur artık; cevabını bulmamış sahici soruların sahipleri giderek çoğalırken, o soruların muhatabı hep biraz ezik kalır.
Aktütün olayını hatırlasanıza... 14 Ekim 2008’de Taraf’ın manşetinde, Aktütün Karakol Baskını’nın gerçek hikâyesi vardı. On yedi askerin öldüğü olay, ordunun baskın hazırlıklarını bir ay öncesinden bilmesine karşın gerekli önlemleri almaması, adeta PKK’nın yolunu açmasıyla mümkün olmuştu. Ortada bir danışıklı dövüşün izleri, havada şike kokusu vardı.
Ertesi gün, dönemin genelkurmay başkanı Balıkesir’de kuvvet komutanlarını, darbe hatırası çektiren cuntacılar misali, beşi bir yerde olacak şekilde arkasına dizip, televizyon kameralarının karşısına geçti. Parmağını gözümüze sallaya sallaya “Akan kana ortak olursunuz... Sınırlarını aşan eleştirilere her ordunun vereceği tepki bellidir... Herkesi dikkatli olmaya ve doğru yerde bulmaya çağırıyorum” dediğini gün gibi hatırlıyorum.
Taraf’ın haberine kükreyen o komutan, haberin sorduğu çok basit, çok sahici sorulara cevap veremediği ya da o soruların gerçek cevabının ne denli utandırıcı olduğunu bildiği için, soruyu soranlara saldırmayı seçmişti.
Saldırdı da ne oldu? Komutan gitti, sorular ve soranlar kaldı. Komutan gitti, cevapların utanç dozu ise giderek yükseliyor.
Geçen hafta yayınlanan video görüntüleri, askeriyenin Aktütün Baskını’ndaki ihmalini daha da sarih şekilde belgeledi. Ve dün Sabah gazetesinde, Mutlu Çölgeçen’in “Faili Meçhul Cephanelik” başlığıyla duyurulan manşet haberinden öğrendik ki, aynı Aktütün’de, Jandarma Karargâhı’nın hurda deposunda faili meçhul eylemlerde kullanıldığı yönünde veriler olan çok sayıda “envanter dışı” silah ve patlayıcı bulunmuş. Kirli savaşın silahları bulunmuş yani... Bu ülkeyi otuz yıldır kanatan çatışmaların sürmesinden medet umanların danışıklı dövüşünün yeni numuneleri bulunmuş.
Dün sabah Taraf’ın haber toplantısında, baktım da, bu önemli haber de pek şaşırtmamıştı bizleri. Hakikat böyle bir şey zira! Artık biliyoruz.
Haki üniformalı ya da lacivert takım elbiseli bedenlerini, tanklarını ya da tazminat davalarını önüne siper edenlere aldırmamak gibi bir huyu var hakikatin; er geç yolunu bulup, ortaya çıkıyor. O yolu da, sahici sorular ve o soruları inatla soranlar açıyor ekseriya. Gerisi hikâye.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2013
24.09.2013
27.07.2013
29.05.2013
1.04.2013
8.12.2012
1.12.2012
17.11.2012
10.11.2012
3.11.2012